Bir Ahde Vefa Emekçisi: “Avukat Vekil H. Sibel Söylemez”
Siyaset; demokratik enstrümanlar kullanılarak elde edilen iktidarın, vatandaş lehine kullanması sanatıdır.
Bir de ‘’ değerler’’ vardır. Değerler yıldızlar gibidir, ellerimizle tutamasak da bizler için yön tayin edici yol göstericidirler.
Değerler bir davanın mütemmim cüzi, bütünleyici parçası olarak işlevsellik kazanırlar. Ve bir davaya bunlar üzerinden bir değer atfedilir.
Dolayısıyla dava sahibi olmakta aynı zamanda ahlak sahibi olmayı da gerektirir. Elbette buradaki amacım birilerine ahlak dersi vermek değil.
İfade etmek istediğim şey siyasetin en büyük backgroundunun ‘’değerler’’ üzerinden şekillendiği, değerleri değerli kılan en büyük başat aktörünün ise ‘’ahlak’’ perspektifi izdüşümü olduğu gerçeğini vurgulamaktır.
İşte siyaseti değerli kılan, değer ve ahlak üzerine aldığı mesafe ölçüsüdür.
Dolayısıyla politika veya siyaset adına ne derseniz, kimileri için ‘’ulvi’’ bir değer kimileri içinse ‘’süfli’’ bir amaçtır.
Ulvi bir değere yönelik siyaset bir yücelik yükseklik barındırır. Kapsayıcıdır. Güdülen dava ‘’insana’’ insanlığa dönüktür. İnsanı hedef alıp insanlığı kuşattığı gibi ahlaki değerler zemininde insanlığın yüceltilmesi, yükseltilmesi için yapılır.
Süfli bir amaç için yapılan siyaset ise küçük amaçlar kişisel hedefler için kurgulanan asgari ve azami sınırı kendi kişisel çıkar dünyalarını çevreleyip sarmaladığı basit bir ‘’menfaat’’ amacına dönük olarak çıkar karşımıza.
Bir hamiyet ülküsünü temel alan bizlerin anladığı siyaset davası, kendi zihinlerimizde ulvi bir amacı kapsar, süfli bir amacı değil.
Buradan şuraya geleceğim.
Uzun zamandır izliyor takip ediyorum Avukat vekil Havva Sibel Söylemez’i…
Nerede bir cenaze nerede bir düğün nerede bir yoksulluk ve ihtiyaç sahibi var Vekil Söylemez orada.
Kimilerine kardeş kimilerine evlat kimilerine abla kimilerine anne… Ruhu, kalbe yaslamak belki böyle bir şey…
Bir o kadar da alçak gönüllü ve olabildiğince mütevazi…
Selin önünden kütük kapmaya çalışan bir vekil izlenimi telaşı yok. Olabildiğinde sakin olabildiğince samimi olabildiğince duygusal… Tam bir insan…
Kişiliği sanki bir cerrahi operasyonla kibirden arındırılmış, kibir operasyonu geçirmiş bir insan düşünün…
Demem o ki bir vekil olmanın çok ötesinde güzel bir insan…
Anladığım kadarıyla kişisel beklentilerin küçük heveslerin rüzgarına kapılmadan dışını değil hep içini büyütmüş, ruhsal derinliği öncelemiş şahsiyet bütünlüğünü korumaya çalışan birisi…
Bencilliğin, ikiyüzlülüğün, şahsiyetsizliğin sorgulanmadığı hatta itibar gördüğü bir yaşam serencamında her şeye rağmen kendi inanç ve değerleriyle yol yürümeye mesafe almaya kısaca kendi ‘’değer setlerimizi’’ koruma istikamet üzere yol yürümeye çalışan bir şahsiyet izlenimi veren biri Sayın Sibel Söylemez.
Birkaç gün önce AK Parti kurucu ilçe başkanımız önceki dönem Toroslar ve MBB meclis üyesi Sayın Erhan Çontar Bey’in merhum annesi adına oluşturulan taziye yerinde karşılaştık.
‘’ Tebessüm, kana karışan en hızlı ve en etkili ilaçtır.’’ derler. Bu sözün gereği olsa gerek her zamanki samimiyeti ve tebessümü üzerindeydi. Oradaki her kesimden her partiliden katılımcılar ilgiyle karşıladı Sayın Söylemez’i…
Tabi Sayın Söylemez’de ellerini sıkarak mütemadiyen karşılık verdi oradaki tüm katılımcılara tek tek…
Birlikte oturduğumuz farklı siyasi görüşten bazı insanlar kendi aralarında fısıldayarak konuşurken ‘’ partilisinin yanında olmasından kısaca partilisine olan ahde vefasından kişilik olarak mütevaziliğinden’’ bahsedip durdular dakikalarca…
Konuşulan şey bir ‘’ Ahde Vefa’’ örneğiydi. Yani iyi günde kötü günde parti emekçisinin yanında olması yıllarca verdiği emekler karşısında bir nevi sadakatini gösterme ritüeliydi aslında.
‘’ Körün gözü açıldığında yaptığı ilk şey, yıllarca destek aldığı bastonunu kırmakmış’’ sözü gereği bizim oylarımızla seçilip parlamentoya gönderdiğimiz bazı vekiller bunun idrakinde olamasalar da Vekil Söylemez gibi ahde vefa sahibi birinin bunun idrakinde olarak orada bir parti emekçisinin yanında olması şahsiyetli bir davranıştı.
Ve oradaki herkesin gönlünde tahtına oturdu.
Allah selamet versin, yolunu bahtını açık etsin!