Başkan Özdemir, MTB’nın Sorunlarını Bakan Işıkhan’a Anlattı
Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, Mersin İlini ziyaret eden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’a Mersin Ticaret Borsasının sorunlarını içeren konular hakkında yazılı açıklama da bulundu.
Başkan Özdemir; “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan, 16 Mart 2025 tarihinde ilimizi ziyaret etti. Düzenlenen “Türkiye Yüzyılı'nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” programı vesilesiyle, Mersin Ticaret Borsası Başkanı olarak, Bakanlığımızın sorumluluk alanına giren sorunları ve değerlendirmelerimi dile getirme imkânı buldum. Buna göre:
· Bakanlığımızın “Ulusal İstihdam Stratejisi 2025-2028” raporunda yer alan ana başlıklardan biri, Kırsal Bölgelerde Sürdürülebilir İstihdamın Geliştirilmesidir. Bu başlığın ülkemiz ve ilimiz açısından iyi analiz edilmesi gerektiği kanısındayım. Sanayi ve hizmet sektöründe istihdam artarken, tarım sektöründe azalmaktadır. Ülkemizde, tarım ile iştigal eden kesimin yaş ortalaması 60’a dayanmıştır. Tarım ve gıda sektörünün Mersin ekonomisinin lokomotifi olduğu gerçeğinden hareketle, kırsal bölgelerde ekonomik ve sosyal yaşam kalitesi cazip hale getirilmeli, çalışma koşulları iyileştirilerek göç eğilimi azaltılmalıdır. Tarım sektöründe genç nüfus istihdamının artmasını teşvik edecek politikalar üretilerek, yaş ortalamasının gençleşmesi sağlanmalıdır.
· Dünyadaki en katı istihdam piyasası mevzuatı Türkiye’dedir. İstihdam adeta cezalandırılmakta, firmaların daha fazla kişiye iş verebilmesinin önü ise tıkanmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Avrupa Birliği (AB) standartlarına göre esnek mevzuata ihtiyaç duyulmaktadır.
· İlimizde nitelikli işgücü temin etmede zorluk yaşanmaktadır. Hatta nitelikli işgücü temininin de ötesinde işgücü temininde sıkıntılar yaşanmaktadır. Özellikle, meyvelerde budama, tırpan, ilaç verme, hasat gibi uzmanlık ve özen gerektiren işlerde işgücü bulmak büyük sorundur. Nitelikli işçiler yaşlandıkça işi bırakmakta ve arkadan gelen genç nüfus bu işlerde gerekli yeterliliğe sahip olmadığından, zaman kaybı ve maliyet artışı oluşturduğu gibi, mevcut verimli ağaçlara da zarar vermektedirler.
· Şu an net asgari ücret 22.104,67 TL’dir. İşverene maliyeti ise 30.621,48 TL’dir. Aradaki fark 8.516,81 TL’dir. İşçiler sigorta yerine buna tekabül eden bu fark ödemesini talep ederken, işverenler sigorta yaptırmama eğilimindedirler. Bu konuda, denetim mekanizmasının etkin işlememesi kayıt dışılığa neden olmaktadır. Ayrıca tarım sektöründe kayıt dışılık, çalışanların sosyal güvenlik haklarından mahrum kalmasına neden olmaktadır.
· Mevsimlik işçiler, çalışma süresi ve sigortalılık açısından büyük sorunlar yaşamaktadırlar. Tarımda çalışanlar yılın sadece belli dönemlerinde iş bulabildiği için sürekli sigortalı olamamaktadırlar. Prim ödeme gün sayıları nedeniyle de emeklilik hakkına ulaşmakta zorluk çekmektedirler. Üstelik, Tarım Bağ-Kur primleri, birçok çiftçi için yüksek maliyet oluşturmaktadır. Tarımsal kazançları düzensiz olduğu için prim ödemelerinde aksamalar yaşanmaktadır. Tarım sigortası primlerinin düşürülmesi veya devlet desteğinin artırılması gerekmektedir.
· İşgücü sorunu farklı sıkıntılara da neden olmaktadır. Örneğin bir bahçenin hasadı 10 gün sürüyor ise aynı işçiler bu 10 gün boyunca aynı hasat işinde çalışmamaktadırlar. Sahada “Günübirlik” diye adlandırılan bu sistem hem sigorta mevzuatına uyum hem de iş sağlığı ve güvenliği hususunda sorun yaratmaktadır.
· Tarla ve bahçelerde işçilik sürecinde “çavuş sistemi” dediğimiz uygulama yaygındır. Çavuş olarak adlandırılan kişiler o dönemki koşullara göre işçileri bulmaktadır ve sosyal güvenlik koşulları yeterince yerine getirilmemektedir. Yaşanan iş kazalarında ise Çavuşların bir sorumluluğu ve onlara yönelik bir yaptırım olmamaktadır. Arabalarda “trafik sigortası” uygulamasına benzer bir sigorta sistemi devreye alınıp işverenler için zorunlu tutularak, bu tür durumlarda işverenlerin sorumlulukları ortadan kaldırılmalıdır.
· Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve vergi tecil taksitlendirmelerinde 50 bin TL borç ve üzerine teminat istenmektedir. Teminatı veremeyen ancak borcu taksitlendirme ile ödenebilecek esnaf ve tüccarlar teminat veremediği için tecil taksitlendirmesi yapamamaktadır. Teminat isteme bedeli 50 bin TL’nin günümüz piyasa şartları göz önüne alınarak 1 milyon TL’ye yükseltilmesi ve teminat 1 milyon TL ve üzeri borçlardan istenmelidir.
Dile getirilen konuları Sayın Bakanımızın büyük bir itinayla dinlemesi ve değerlendirmelerini paylaşması, istişare ortamına verdiği değerin en güzel göstergesidir. Sayın Bakanımız, diyaloğa verdiği önem ile belirtilerin sorunların ve çözüm önerilerinin uygulamaya geçmesi hususunda iş dünyamıza güven vermiştir. Bu vesileyle, Sayın Bakanımıza şahsım ve üyelerim adına teşekkürlerimi sunarım.” Dedi.