Yazı Detayı
04 Eylül 2020 - Cuma 14:00 Bu yazı 3297 kez okundu
 
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

                                     YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR

‘’Yüzyıl önce dayatılmaya çalışılan Serv’in bir benzerini, bu gün Doğu  Akdeniz’de, Ege’de  yırtıp atmaya çalışıyoruz.’’

Bu sözlerin sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan…

Cumhurbaşkanı bu sözleriyle dış cepheye bir mesaj vermeye çalışırken, iç cepheye, muhalefete de bu gün ‘’amasız, fakatsız, lakinsiz’’ birlikte olmaya, surda gedik açtırmamaya  ihtiyacımız var demeye getiriyor.

Tartışmasız söyledikleri doğruVe bize dayatılan ikinci sevr karşısında duygusal fanatizmden uzak;  iktidarıyla, muhalefetiyle sağcısıyla solcusuyla tüm kesimleriyle bu günlerde birlik olmanın tek yürek, tek duruş göstermenin tam zamanı…

Bu gün olmazsa yarınlarda belki hiçbir zaman bu birlikteliğe bu kadar çok ihtiyacımız olmayacak. Yaşadığımız koşullar kritik bir süreci tanımlamakla kalmıyor, yaşayacağımız bir zaafiyetin aynı zamanda telafisi imkânsız sonuçlar doğurabileceğine de işaret ediyor.

Misal, İnebahtı’da ilk defa bozguna uğrayan Osmanlı donanması için Sokullu Mehmet Paşa’nın Venedik büyükelçisine söylediği  : "Biz sizden Kıbrıs Krallığı'nı alarak kolunuzu kestik. Siz ise donanmamızı yenmekle bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez ama tıraş edilen sakal daha gür biter.’’ sözü aklıma geldi.

Daha öncede bahsetmiştim, Lozan uluslararası alanda savaştan yeni çıkmış bir ulus olarak siyasi bağımsızlığımızı perçinleyen bir antlaşma olsa da adalar kaybedilmekle aynı zamanda kesilen kolumuz oldu.

Bu gün artık Lozan ve Paris antlaşmalarıyla kaybettiğimiz Ege ve Akdeniz adalarının yerine gelmesi kolay değil. Bunun içindir ki gerek Ege ve gerekse Doğu Akdeniz’de taviz vermek geriye dönüşü mümkün olmayan sonuçlar açısından değerlendirildiğinde daha dikkatli ve bir o kadarda ısrarcı davranmamız gereken kritik bir eşik olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor.

Geçen haftalarda Almanya Başbakanı Merkel, Ege ve Akdeniz’de Yunan haksızlığını bilmesine rağmen AB olarak Yunanistan’ın yanında olmaya devam edeceklerini söylemişti.

Bu mesaj ekonomik birliktelik taşıyan uluslararası bir örgütün gerek siyasi gerekse haçlı ruhu idealinin yeniden depreşmesi ile koşulsuz bir refleks gösterisi iken, biz kendi ülkemize ait kendimizle ilgili meselelerde muhalefet olarak aynı idealleri, aynı din ve kültür bagajına sahip olmamıza rağmen neden bir AB gibi davranamadığımızı yazmıştım.

Oysa biz iç meselelerde birbirimizi kıyasıya eleştirsekte ulusal meselelerde yeri geldiğinde ‘’kan kusup, kızılcık şerbeti içtik’’ diyebilmemiz gerekiyor mu?

Kıyıdaş olmamalarına rağmen bakıyorsun Fransa, BAE, Rusya, ABD Doğu Akdeniz’de…

O zaman kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: ‘’ Biz bu dayatmanın neresindeyiz, bizim kendi iç muhalefetimiz nerede, kendi iç cephemiz nerede başlıyor nerede bitiyor?..’’

İç muhalefette iktidarı kıyasıya eleştiren siyasetçisinden, entelektüeline, sivil toplum kuruluşlarından  inisiyatif alabilecek tüm kesimler nerede, bu ulusal meselede neden sesleri çıkmıyor sorusunu sormak gerekiyor mu?

Haklı olarak bu sorulara cevap aramak kümülatif siyaseti, ulusal meselelerin bir aracı kılmak gerekiyor mu artık?

Konuyu neden sonuç diyalektiğinde değerlendirdiğimizde maalesef iç siyasetteki ‘’kanıksanmış ideolojik körlüğümüzün’’ duygusal fanatizmlerimizle birlikte ulusal siyasete de yansıdığını görüyoruz.

Duygusal bir millet olarak geçmişte yaşadığımız toplumsal veya siyasal travmalar duygusallığımız yüzünden çok şey kaybettirdi. Lozan’da savaştan yeni çıkmanın getirdiği ortam birde tecrübesizlik eklenince kendimizi istediğimiz gibi savunamamıza fırsat tanımadı.

1947’de davet edilmemize rağmen Paris Konferansının getirisi olmayacağı yönündeki ümitsizliğimiz, 12 adanın İtalya tarafından Yunanistan’a bırakılmasıyla sonuçlandı. Bu gün kaybettiklerimizle ilgili olarak dövünüyoruz. Ancak  bugün dövünmenin vahların tühlerin bir karşılığı yok artık!..

2000 öncesi Yunan ve Türk dışişleri bakanlarının neredeyse Ege’nin iki yakasına bir araya getirecek hayallerle rakı içip, sirtaki oynamak gibi fantastik hayallerimizi hatırladım. Şunu açıkça bilmek gerekiyor. Sorunla yaşamak  ve sorunla büyümek Yunanistan en büyük argümanıdır, her zamanda öyle olmuştur. Yunanlılar Ege’nin bir Yunan denizi olduğunu kabul edersen eğer sahada ödün verirsen ancak masaya oturur. Bunları yapmazsan sadece rakı içer, çıkıp sirtaki oynarsın, o kadar!..

Yunan kamuoyunun bilgilerini aktaran Yunan mahabirlerinden öğreniyoruz ki ekonomisi iflas etmiş, gönüllü asker bulmakta büyük zorluklar yaşayan Atina’nın, muhalefetinden iktidarına Türkiye ile ilgili konularda bütünleşik bir yapı, sağlam bir birliktelik oluşturduğu gibi Türkiye lehine gelişecek hiçbir argümanın Yunan kamuoyunda kabul görmeyeceğini ifade ediyorlar.

O zaman sorun bizimle ilgili… Biz neden benzer ulusal meselelerde bir tunç gibi tüm kesimlerimizle sesi gür çıkan destekler yerine kerhen verilen destekler ile ancak cılız bütünleşik bir yapı oluşturabiliyoruz.

Bugün artık kör döğüşüne, kısır çekişmelere özellikle ulusal meselelerde fırsat vermemeliyiz. İktidarıyla muhalefetiyle artık kanıksanmış ideolojik körlüğümüzü duygusal fanatizmlerimize alet etmemeli, ‘’enerji jeopolitiği ‘’ üzerinden bu gün Ege ve Doğu Akdeniz’de yapmaya çalıştığımız  kıyasıya mücadelenin bir gelecek ve bağımsızlık meselesi olduğunun  farkında olmalıyız.

Bunu için yarın çok geç olabilir…   

 

  

 

 

 

 
Etiketler: YARIN, ÇOK, GEÇ, OLABİLİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Mayıs 2021
ALGORİTOKRASİ YÜZYILI
162 Okunma.
01 Mayıs 2021
EZİK SİYASET
142 Okunma.
26 Nisan 2021
SOYKIRIM YALANI VE GERÇEKLER…
107 Okunma.
23 Nisan 2021
KANAL İSTANBUL, MONTRÖ VE GERÇEKLER…
134 Okunma.
17 Nisan 2021
EGO’NUZU KONTROL EDEBİLİYOR MUSUNUZ?
193 Okunma.
10 Nisan 2021
ANNE KÖSTEBEK VE BEYAZ PORTAKAL ÇİÇEĞİ…
612 Okunma.
03 Nisan 2021
SIRADIŞI BİR BAŞKAN BİYOGROFİSİ: ‘’ HALUK BOZDOĞAN’’
1311 Okunma.
26 Mart 2021
EKOLOJİK REKABET VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
1280 Okunma.
16 Mart 2021
TEŞEKKÜRLER BAŞKAN ATSIZ AFŞIN YILMAZ!
1257 Okunma.
13 Mart 2021
DOĞAYI KATLETMEYİN!
576 Okunma.
06 Mart 2021
ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…
1522 Okunma.
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
1149 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
1169 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
1194 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
626 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1488 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1608 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
2130 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2616 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
2155 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
2201 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
2129 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2442 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
2208 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1994 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2450 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3376 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
2158 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2788 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2925 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
3035 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3553 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1977 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4674 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2697 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2943 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2334 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2511 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
2050 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1965 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3605 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2281 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
3081 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3331 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
3236 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
3255 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2781 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
3186 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2611 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2393 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2463 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2964 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3554 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3410 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3557 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3817 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3481 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3747 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3737 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3694 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
4218 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3902 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3580 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5378 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
3022 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2945 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3516 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
3228 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
3266 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
3282 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3344 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3535 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3382 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3621 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3506 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3694 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3685 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3841 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3821 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3922 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
4035 Okunma.
Haber Yazılımı