Yazı Detayı
15 Ekim 2020 - Perşembe 12:07 Bu yazı 3036 kez okundu
 
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…

Bu gün ilk göz ağrım, kızım Gökçe’nin ölümünün 13.yıl sene-i devriyesi…  Baharımın hazana, yazımın zemheriye döndüğü gün…

Düşünüyorum… İnananlar için;  “ölüm;  bir veda  değil ‘’ elbet…

Saatlerce anlatılmak isteneni tek bir cümle ile tanımlayan bu bilge kavram üzerinde bir duygu sağnağı yaşıyorum… Gözlerim yaşarıyor… Ah be diyorum… Kaç yıl oldu, daha kaç yıl geçecek sensiz… Geçmişe dalıyorum… Papatyaları çok severdi, hemde beyaz olanlarını...

Toroslar’da oturuyorduk o zamanlar… Akbelen şehir mezarlığının üst duvarı karşı çarprazındaki Sebahattin Çakmakoğlu ilköğretim okulundan onu almak için şimdilerde yapı yığınlarına dönmüş olan kırmızı gelincik, sarı papatya, sarı deve dikeni ve arsız ayrık otlarıyla bezenmiş çiçek dolu tarladan geçerdik. Annesiyle birlikte okuldan almak için yaya gittiğimiz dönüş yolunda bu tarladan annesine beyaz papatyalar toplayıp, anne bu senin demesini, bunu yaparken gözlerindeki mutluluğu hiç anımsıyorum.

Ve bir sonbaharda okullar açılırken Ankara’ya yolculuk için hazırlanışımız geliyor aklıma… Çok beklemiştik o günü… Bitmek bilmeyen yedi yıl… Nefes alıp vermede katlanılan, sıkıntı çekilen koca yedi yıl…

Doktor, skalyoza bağlı omurilik ameliyatı için ergenlik çağını beklemeniz gerektiğini söylediğinden bu yana  tam yedi yıl geçmişti. Gittikçe gelişen vücuduna korse provası için yıllarca Ankara’yı mesken tutmuştuk...

On dört yaşlarına gelmişti artık büyük kızım Gökçe…

Belki her şey değişecek skalyoz denilen omurilik eğimi ameliyatla düzeltilerek dik durması sağlanacak hemde akciğerine gelen baskıdan kurtulabilecek artık daha rahat nefes alabilecekti.

Ayrıca skalyozla gelen bu genetik kamburluk süreci ameliyatla halledilirse o ince uzun fidan gibi boyuyla vücut simetrisi düzelmiş olarak güle oynaya Ankara’nın o kasvetli havasından sıyrılıp yaşadığımız şehre, Mersin’ine dönebilecektik…

2007 yılının eylül ayıydı… Havaların serinlemesiyle rengarenk elbisesini çıkartıp sarı renkli baharlıklarını giyen yaz, insanoğlunun yaşam serüveninin son çeyreğini hatırlatan hazana dönmüş, sonbahara bırakmıştı yerini... Altı yaşlarındaki ortanca kızım Aleyna yeni başlamıştı ilkokula… Yine bir eylül ayında dünyaya gelen en küçüğümüz Firdevs Eylül ise daha üç yaşlarındaydı.

Dostlarımıza emanet ettiğimiz çocuklarımızla vedalaşmak biraz zor olmuştu. Çünkü bizlerin neyi beklediğini, gittiğimiz yerde ne kadar kalacağımızı bilemiyorduk. Zor olan bir  vedadan  sonra yola çıkmıştık.

Otobüs Pozantı yokuşuna sardığında kaset Ferdi Tayfur’un Emmoğlu şarkısını çalıyor,  şoför içten içe bir şeyler mırıldanıyordu. Sonbaharın getirdiği yorgunlukla yapraklarını dökmüş ağaçlarda, düzenli bir ritimle kuyruk sallayan saksağanların umursamaz hareketlerini izliyor, gevrek gevrek ötüşleri eşliğinde yeni bir başlangıç olarak düşündüğümüz Gökçe’miz ile ilgili gelecek  hayallerimiz,  taze umutlara iltica ediyordu.

Bir an bile olsa bize güzellikler yaşatan tek sığınağımız, demir attığımız limanımız  hayallerimizle hemhal olmuş düşlerimizden sıyrılıp kendimize geldiğimizde mesafe aldığımızı zannettiğimiz yolun bir türlü bitmek bilmediğini görüyorduk.

Sonunda akşam üstü Ankara’ya varmış, özel taksiyle ulaşımı sağlayarak teyzemizin evine yerleşmiştik. Yorgunluktan olsa gerek o gün uzun uzun sohbetler edemeden erkenden yatmıştık. Yarın bizi zorlu bir gün  bekliyordu. Doktor muayenesine gidecek kızımın hastane yatışını yaptıracaktık.

Ertesi gün erkenden kalkıp alel acele giyindikten sonra hep birlikte yola çıktık. Epeyce aradıktan sonra muayenesini bulabildiğimiz doktor önceden çektirdiğimiz röntgen filmlerini iki eline alıp, ışığa tuttuğunda epey geç kaldığımızı söylemiş, o an üstümüzden sanki kaynar sular dökülmüştü.

Doktor bu tür ameliyatların çocukken bile yapılabildiğini bu kadar beklemenin her şeyi zorlaştıracağını söylerken, söylenenleri algılamakta güçlük çekiyor, ne kadar istesem de kendimi toparlayamıyordum.

Biz ne yapmıştık!  Yaşadığımız şehirde parmakla gösterilen bir ortapediste güvenmiş, süreci başka doktorlarla sorgulamak aklımızın köşesinden geçmemişti. Doktorlara güvenmeyipte kime güvenecektik. Bu işin uzmanı onlardı. Dünyada tıp ile ilgili gelişmeleri takip etmesi gereken öncelikle biz değil onlardı. Alternatif doktor aramada gözümüz kör olmuştu sanki, belki de böyle olması gerekiyordu. İşte bunun adı kaderdi.

Büyük umutlarla bir eylül ayında Hacettepe’ye yatışınızı yaptırdığımız Gökçe’miz yaklaşık bir ay sonra bir ekim ayında girdiği bu zorlu ameliyattan çıkamamış, avucumuzun içinden kayıp gitmişti.

İşte o günde, bizim için en zor olan o günde… Tüm sessiz çığlıklarımızı, isyanlarımızı içimize gömdüğümüz o günde, baharımın hazana, yazımızın kışa hem de karakışa  döndüğü 15 ekim de Gökçe’mizi kaybetmiştik.

Gökçe’mizin vefatının üzerinden bu gün 13 yıl geçti. Geriye dönüp baktığımızda aklımızdan bir an olsun çıkartamadığımız, onun yaşlarda bir kız gördüğümüzde eğer yaşasaydı Gökçe’de muhtemelen bu yaşlarda 27 yaşında güzel bir genç kız olacaktı demediğimiz bir anımız olmadı.

Yaşam serüvenimizde hıçkırıklarla suladığımız anılarımız; zihnimizden, yüreğimizden tüm bedenimizden hiçbir zaman eksilmedi. Kim toplayacaktı artık beyaz papatyaları annesine…

Anneler babalara göre çok daha duygusal, daha hassastır... Annelerin her şeylerini dışa vurma gibi bir özgürleri vardır. Duygusuz gibi görünen içten içe yanan kavrulan babaların ise insanlar ne der ruhsal savruluşlarıyla böyle bir hakkı da böyle bir hukuku da yoktur. Dışa vurmaktan kaçındığı hissiyatlarını, sessiz hıçkırıklarını içine akıttığı gözyaşlarıyla sularken; çaresizliklerini, sessiz çığlıklarını içlerinde haykırırlar, acizliklerini de yine kendi içlerine hapsederler...

Her 15 Ekim’ de bu duygu sağnağını yaşayıp kalbimin acısını, kurumaya yüz tutmuş gizli gözyaşlarımla sularken inandığım ahirette  bizi diğer kız kardeşleriyle bekleyeceğini umut ediyorum. Belki buda benim bu dünyada kendimi teslim ettiğim tek umudum, belki de tek tesellim…

Ve her daim umudumu perçinleyen şu sözleri hep tekrar ederim:  ‘’ Ölüm; yeni bir yol, yeni bir başlangıç…’’  Ölüm; hasret şehrini birbirine bağlayan özlem köprüsü…’’  

İnandığım ahirette buluşmak umuduyla… Mekanın cennet olsun, ilk göz ağrım… 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: SESSİZ, HIÇKIRIKLARIM…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Mayıs 2021
ALGORİTOKRASİ YÜZYILI
162 Okunma.
01 Mayıs 2021
EZİK SİYASET
142 Okunma.
26 Nisan 2021
SOYKIRIM YALANI VE GERÇEKLER…
107 Okunma.
23 Nisan 2021
KANAL İSTANBUL, MONTRÖ VE GERÇEKLER…
134 Okunma.
17 Nisan 2021
EGO’NUZU KONTROL EDEBİLİYOR MUSUNUZ?
193 Okunma.
10 Nisan 2021
ANNE KÖSTEBEK VE BEYAZ PORTAKAL ÇİÇEĞİ…
612 Okunma.
03 Nisan 2021
SIRADIŞI BİR BAŞKAN BİYOGROFİSİ: ‘’ HALUK BOZDOĞAN’’
1312 Okunma.
26 Mart 2021
EKOLOJİK REKABET VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
1281 Okunma.
16 Mart 2021
TEŞEKKÜRLER BAŞKAN ATSIZ AFŞIN YILMAZ!
1257 Okunma.
13 Mart 2021
DOĞAYI KATLETMEYİN!
577 Okunma.
06 Mart 2021
ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…
1522 Okunma.
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
1149 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
1169 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
1194 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
626 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1488 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1608 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
2130 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2617 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
2156 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
2202 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
2129 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2442 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
2208 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1994 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2450 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3376 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
2159 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2789 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2925 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3553 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1977 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4674 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2698 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3297 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2944 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2334 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2512 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
2050 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1965 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3606 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2281 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
3081 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3331 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
3236 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
3255 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2781 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
3186 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2612 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2393 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2464 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2964 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3554 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3410 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3558 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3817 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3482 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3748 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3737 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3694 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
4218 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3902 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3580 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5378 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
3022 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2945 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3517 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
3229 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
3266 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
3283 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3344 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3535 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3382 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3621 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3506 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3695 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3685 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3841 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3822 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3922 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
4036 Okunma.
Haber Yazılımı