Yazı Detayı
21 Kasım 2020 - Cumartesi 12:28 Bu yazı 2450 kez okundu
 
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…

‘’Ya sırtımıza alıp taşıyoruz, yada ayağımızın altına alıp çiğniyoruz. Öğrenemedik bir türlü yan yana yürümeyi…’’

İranlı şair Ömer Hayyam; yaratılış fıtratının insana bahşettiği bu mayayı dönemin koşullarına göre öyle iyi analiz etmiş olmalı ki insan olarak doğru duruş karşısındaki objektif realiteyi duygusallığımızı aşıp bir türlü ortalayamıyoruz, tarafsız gerçekliği bir türlü yerli yerine oturtamıyoruz.

Bazen ise konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan polemik veya didişme  yöntemi ‘’eristizmi’’ amaç sayıyor sözde, polemikte üstün gelme gayretiyle asıl konuya matuf heyecanlarımızı ıskalıyor, amaçlarımızı eristik tutkularımıza kurban ediyoruz.

Dolayısıyla bir gerçek varki;  zamanlar, dönemler, mekanlar değişse de hilkatımızın getirdiği yaratılış paradigmamızı istisnalar dışında bir türlü değiştiremiyoruz.

Amacım elbette burada İran’lı şairi anlatmak veya karamsarlık sağnağında bir yolculuk yapmak veya yaptırmak değil…

Anlatmak istediğim, birileri tarafından bir değer olarak işaret edilen bir hikayenin bir menkıbenin; bir zaman sonra bir başkasının bakış açısının getirdiği perpektifinden aslında bir değer olmadığı gibi tersi bir bakış açısıyla bir çelişkiler savruluşuna aracılık ediyor olmasıdır…

Ben hep şunu söylemişimdir;  Bir objenin bir değere tekâmülü, insanların zihin ve fikir dünyasındaki kapsadığı alanın ne kadarının ‘’insan’’ için insana matuf kullanıldığı ile ilgilidir.

Buradan şuraya gelmek istiyorum. Bir Mersin uşağı ve aşığı maruf bir gazeteci-yazar-yapımcı  dostumun Fatih Alkar’ın sosyal medyadan  en nasuh önerisi ile Mersin’li Ahmet’in 23 Evler civarındaki atıl heykelinin doğduğu mahalle Kiremithane, balıkçı barınağı yada Adnan Menderes sahiline getirilip kent kültürüne kazandırılması fikrini desteklemiş hatta bu çabaya Vali Tevfik Sırrı Gür’ü de katarak  daha ileriye taşıyıp yapımı süren Millet Bahçesine konuşlandırmasını halka mal edilmesi gerektiğini gündeme taşımıştık.

Buradaki amacımız;  Tevfik Sırrı Gür, Mersin’li Ahmet gibi hatta buna Mifide İlhan’ı da ilave edebiliriz… Mersin’imize, ülkemize hatta dünyaya mal olmuş ‘’katalog değerlerimizin’’ yapımı devam eden Millet bahçesine isimlerinin verilmesi, bu kıymetlerimizi Mersin’imizin zihin veya fikir dünyasında ebediyete kadar koruma içgüdüsünün izdüşümünden başka bir şey değildi.

Hatta belki bu değerlerimizi kıymet dünyamızda bir değer yapan halkıyla bütünleştirmek ve bundan daha öte bu değerlerimizi örnek alacak hamiyetli bir gençlik ve gelecek inşa etmek adına  Millet bahçesinde sergilenmesinin Mersin’e ve Türkiye’ye bir vefa örneği olması dolayısıyla katacağı ‘’sahiplenme şuuruna’’ bir projeksiyon çizmekti. 

Ben hep şuna inanırım;  ‘’ Toplumlar ancak değerleriyle yükselir, inkarlarıyla çürürler.’’

Makalenin giriş kısmında insan olarak kendi kişiliğimide katarak eleştirdiğim, gerçekleri duygusallıklarımıza feda ederek yok saydığımız polemikte başarılı olma, üstün gelme  gayretimizin  kısacası eristizmin Vali Tevfik Sırrı Gür’ün ismi etrafında da  güncel hale geliyor olmasındandı.

Vali Tevfik Sırrı Gür’ün Mersin’in tarihsel ve kültürel anatomisini iyi bilen meslek büyüklerimizden  okuduğum bilgiler ışığında  kimine göre  tek parti döneminin getirdiği koşullarda olağanüstü yetkilerle donatılmış hem tek parti iktidarının ildeki siyasal temsilcisi hemde devleti temsil makamı ile  ‘’efsane vali’’,  kimine göre ise 1961 ihtilanin getirdiği dönem koşullarının ortamında merserize çabalarla ‘’efsane bir vali karakteri’’ inşa edilerek  parlatılmış çelişkiler savruluşunda bir vali biyografisini anlatıyordu.

Neticeden iki farklı sonuç çıksa da Mersin’in geleceğine dönük adının verildiği lise binasını bitirme yönündeki gayreti, stad yerini kamulaştırma iradesi veya Türkiye’nin ilk döner sahneli halkevini bugünkü kültür merkezini kazandırma  çabası her kim ne derse desin ismiyle anılan stadın yıkılan yerine inşa edilen Millet bahçesine siyaset üstü düşünürsek isminin verilmesinde bir sakınca görmüyorum.

Ayrıca Müfide İlhan’ı unutmamak lazım. Türkiye’nin ilk il kadın belediye başkanı… Adı her ne kadar bir okul veya mahalleye verilmiş olsada ben fazlasını hak ettiğini düşünüyorum. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Partinin iktidara gelmesiyle birlikte Eylül’de yapılan yerel seçimlerde dönemin seçim sisitemi gereği meclis üyeleri arasından en çok oyu alarak seçilen öğretmen kökenli Mifide İlhan, Demokrat parti saflarında eşinin memleketi Mersin’e Türkiye’nin yereldeki ilk İl kadın belediye başkanı seçilsede kuralcı bürokratik işleyişten farklılıklar gösteren siyasetin kendi iklimi bu görevi ancak bir yıl kadar icra etmesini sağlar ve bu nirengi başarı istifa ile sonuçlanır.

Tüm bunların üstünde elimizde öyle bir kıymet var ki Berlin olimpiyatlarında olimpiyat tarihinde dereceye girerek güreşte ülkemize ilk olimpiyat altın madalyayı getiren   Mersin’li  Ahmet (Kireçci)…

Ben kendi fikir dünyamda isminin bir bulvara verilmiş olmasını yetersiz görüyor, kendi şehrini, ülkesini aşan başarısı ile  Mersin’imize, bu ülkeye kazandırdığı ‘’itibar rezervi’’ ile çok daha fazlasını hakettiğini düşünüyorum.

Bir insanın tebessümünü dahi kendi  kişisel dünyamda feda edilmeyecek bir kazanım olarak gören biri olarak her zaman şunu düşünmüşümdür; her kim olursa olsun Mersin’e  bir çakıl taşı kazandırmış olsa dahi bir çabayı kendi zihin dünyamda  bir kazanım, bir emek,  bir değer olarak görürüm.

Tüm bunlar ışığında benim naçizane kişisel fikrim, Vali Tevfik Sırrı Gür’ün tek partili dönemin kudretli valisi,  Müfide İlhan’ın, Demokrat parti döneminin ilk kadın İl Belediye Başkanı sıfatıyla Mersin’in siyasallaşmış  değerleri olarak kentin kendi iç dinamiklerinde ‘’ ideolojik semptomlarla’’ polemiklere aracılık etme ihtimalini dayatabilir veya buna kapı aralayabilir.

Ancak geriye siyasete bulaşmamış bu ülkeye mal olmuş biri kalıyor ki bence en uygunu yöresel hafızamızın getirdiği kendi yöresel kültürümüzün yüz aklarından  gerçekten ‘’ katalog başarılar’’ elde eden  Mersin’li Ahmet’in  bu kentin kendi evladının ismini yapılan millet bahçesine ‘’ Mersin’li Ahmet Millet Bahçesi’’ olarak verilmesini Mersin halkının tercihinin bu yönde olabileceği düşüncesiyle daha gerçekçi görüyorum.

Ben her zaman şuna inanırım:  ‘’ Tarih nankör değildir; hiçbir başarıyı unutmaz!’’

 

 

 

 
Etiketler: MİLLET, BAHÇESİNE, MERSİN’Lİ, AHMET, İSMİ, YAKIŞIR…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Mayıs 2021
ALGORİTOKRASİ YÜZYILI
162 Okunma.
01 Mayıs 2021
EZİK SİYASET
142 Okunma.
26 Nisan 2021
SOYKIRIM YALANI VE GERÇEKLER…
107 Okunma.
23 Nisan 2021
KANAL İSTANBUL, MONTRÖ VE GERÇEKLER…
134 Okunma.
17 Nisan 2021
EGO’NUZU KONTROL EDEBİLİYOR MUSUNUZ?
193 Okunma.
10 Nisan 2021
ANNE KÖSTEBEK VE BEYAZ PORTAKAL ÇİÇEĞİ…
612 Okunma.
03 Nisan 2021
SIRADIŞI BİR BAŞKAN BİYOGROFİSİ: ‘’ HALUK BOZDOĞAN’’
1311 Okunma.
26 Mart 2021
EKOLOJİK REKABET VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
1280 Okunma.
16 Mart 2021
TEŞEKKÜRLER BAŞKAN ATSIZ AFŞIN YILMAZ!
1257 Okunma.
13 Mart 2021
DOĞAYI KATLETMEYİN!
576 Okunma.
06 Mart 2021
ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…
1522 Okunma.
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
1149 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
1169 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
1194 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
626 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1488 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1608 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
2130 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2615 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
2155 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
2201 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
2129 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2442 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
2207 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1993 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3376 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
2158 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2788 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2924 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
3035 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3552 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1976 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4674 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2697 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3296 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2943 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2333 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2511 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
2049 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1965 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3605 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2280 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
3081 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3331 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
3236 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
3254 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2781 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
3185 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2611 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2393 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2463 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2964 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3554 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3409 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3557 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3817 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3481 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3747 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3736 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3693 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
4217 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3902 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3580 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5377 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
3022 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2945 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3516 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
3228 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
3266 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
3282 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3344 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3534 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3382 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3621 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3506 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3694 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3684 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3840 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3821 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3922 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
4035 Okunma.
Haber Yazılımı