Yazı Detayı
23 Nisan 2021 - Cuma 17:44 Bu yazı 185 kez okundu
 
KANAL İSTANBUL, MONTRÖ VE GERÇEKLER…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış…

Uzun zamandır siyasetin gölgesinde “  Kanal İstanbul ve Montrö” ikilemini tartışıyoruz.

Tartışırken meseleyi  Ömer Hayyam’ın ifadesiyle;  “ Ya göklere çıkartıyoruz  yada ayaklarımız altına alıp  çiğniyoruz. Öğrenemiyoruz nedense bir türlü gerçekler üzerinden yan yana yürümeyi…”

Doğruyu birlikte aramak yerine siyasal polemiklerimizde üstün gelme gayretini ön plana çıkartıyor ” eristizmi” kendi kişisel gerçeklerimizin bir parçası yapıyoruz. Bir meseleyi objektif gerçekler üzerinden enine boyuna tartışamıyoruz.

Hal böyleyken meseleyi anlamak için alanında otorite sahibi hukuk ve çevre uzmanlarını izliyoruz, onlarda kendi ideolojik semptomlarıyla siyasal fikir dünyalarının ideolojik muhafızı olarak kendi kabullerini dayatma, gerçekleri perdeleme peşinde…

Siyaset,  sosyolojimize öylesine egemen olmuş ki bir olguya realist perspektiften bakmayı bir türlü beceremiyoruz. Yaptığımız şey sadece rölatif yani göreceli gerçeklerimizi ön plana çıkarmak bazen bunun üzerinden geleceğe dönük kariyer devşirmek…

Maalesef algılar,  olguları öylesine ayaklar altına almış öylesine üstünde tepiniyor ki bende kendi perspektifimden  kamu oyunda bir olay iken  bir olguya  dönüşen  hadiseyi araştırmaya değişik yayınlardan konuyu öğrenmeye  çalıştım.

Ben kendi zaviyemden hadisenin bu hale gelmesini ortada bu kadar polemiği gerektirecek somut bir irade beyanı olmamasına rağmen sanki bir irade beyanı varmış gibi konunun umumi efkar’a lanse edilmesini ‘’ selin önünden kütük kapma’’ yarışındaki bazı ‘’ kifayetsiz işgüzarların’’  kraldan fazla kralcı tavrında görüyorum.

İlk çıkışına baktığımızda Kanal İstanbul projesi ile Montrö Boğazlar Sözleşmesinin sanki birbirinin alternatifiymiş gibi gereksizce tartışılmaya açıldığına şahit olduk.

Konunun detayına indiğimizde açıklığa kavuşması bakımından meseleyi iki bakış açısıyla irdelemek gerekiyor.

Birincisi Kanal İstanbul üzerinden “Montrö gerçeği… “  İkincisi Kanal İstanbul üzerinden “Ekoloji yani çevre gerçeği… “

Montrö gerçeği;   irdelendiğinde hukuksal olarak Kanal İstanbul Montrö Sözleşmesine bir alternatif değildir. Yani Kanal İstanbul’un faaliyete geçmesi Montrö Sözleşmesini geçersiz kılmaz.  Ayrıca bu sözleşme neredeyse her yönüyle yabancı ülkelerin lehine bir sözleşmedir. Çünkü yabancı ticaret ve savaş gemilerinin geçişi için tonaj sınırlamaları dışında onlar için boğazlar yolgeçen hanıdır. Türkiye’nin bu sözleşmeyle iki kazanımı söz konusudur. Bunlar Montrö sözleşmesinin 24.maddesinde yerini bulan  “boğazlarda asker bulundurma hakkı”  diğeri ise kendisi savaş durumunda  “düşman savaş gemilerine geçiş izni konusunda dilediği gibi davranabilme hakkı…”  

Ancak her durumda ticaret gemilerinin serbest geçiş hakkı saklıdır.

Ekoloji yani çevre gerçeği üzerinden baktığımızda ise; İstanbul Boğazı’ndan, Montrö Sözleşmesinin imza tarihi 1936 yılında yaklaşık 3-4 bin gemi geçerken bu rakam bu gün yaklaşık 45-50 bine ulaşmıştır. Bunun 2050’de 78 bin,  2070’te 86 bin gibi korkunç bir rakama ulaşacağı varsayıldığında neticeyi tanımlarsak ne kadar gemi o kadar tehdit; bu da o kadar tehlike o kadar kaza demektir.

Tüm bunlar ortada iken 16 milyon nüfuslu bu devasa kentin ticari ve yaşam alanları boğaz ve çevresine bir önem addettiği gibi aynı zamanda burayı bu iştigal alanları için bir merkez arz ettiğine göre dünyanın incisi olan bu güzelliğe yeni bir kuma getirmek kuma da gözü olanlar için kıskançlık krizleri yaratsa da bu yorgun boğazı 85 yıl sonra kendi haline bırakmak en azından Kanal İstanbul’la birlikte ticaret gemilerinden arındırmak bu jeo- politik ve jeo- stratejik güzelliği bir nebzede olsa rahatlatacağı açıktır.

Dünyadaki tüm Boğaz geçişlerini düzenleyen BM Uluslar arası Deniz Hukuku Sözleşmesinin 38.maddesine göre doğal boğaz olan İstanbul Boğazından geçiş serbestisi olduğu için ticaret ve turizm gemileri yanında savaş gemilerinden ücret alınamıyor. Sadece ‘’ çevre ve sağlık’’ açısından geçişin kazasız sağlanması için fener, tahsilliye ve kılavuzluk harcı  alınırken bu miktarın  yıllık toplam gelir olarak yaklaşık  312 milyon bin dolar olduğu görülüyor.

Bu rakamlar karşısında rasyonel fayda-maliyet analiziyle boğazdaki tehlike düşünüldüğünde İstanbul Boğazı,  bu yükü ileride taşıyamayacağı gibi gittikçe artan gemi geçişleri ve tanker faciaları nedeniyle oluşan kazalar nedeniyle boğazın yanan tanker atıklarıyla kirletilmesi  dolayısıyla boğazdaki deniz canlılarının yaşam alanlarının riske açık hale gelebilme tehlikesinin de düşünülmesi gerekiyor.

Aslında bu projeyle amaçlananın, boğaz taşımacılığında tanker gemilerle çarpışma riskinin azaltılması ve boğaz güvenliğinin sağlanması, tanker atıklarıyla oluşan çevre kirliliğinin ortadan kaldırılması, deniz trafiğine açık tıpkı Süveyş kanalında olduğu gibi geçiş ücretine tabi yeni bir uluslararası suyolunun projelendirilmesi olarak anlamamız gerektiğidir.

Boğaz ve Kanal ayırımına göre boğazlar, doğal etkenlerle oluşmuş su yollarıdır. Çanakkale Boğazı,  İstanbul Boğazı, Cebelitarık Boğazı bunlara örnektir.

Kanal ise suni olarak insan eliyle iki deniz arasının kazılarak oluşturulan su yoludur. Dünyada bu şekilde açılan ve dünya ticaretine sunulmuş birçok kanal mevcuttur. Örneğin Panama Kanalı, Süveyş Kanalı  vb. gibi…

Kanal İstanbul projesi, İstanbul Boğazı geçiş güzergahını ortadan kaldıracak bir proje olmadığı gibi tam tersi kaza ve tehlikelere karşı boğazı koruyacak,  rahatlatacak bir projedir.

Benzer örneklere bir göz attığımızda 1869’da açılan 2005’de genişletilen  Mısır hükümetince millileştirilen Süveyş Kanalı’nın geçiş ücreti ile ilgili olarak  bazı kaynaklarca yıllık 21 milyar dolardan bahsedilse de   6 Ağustos 2019 tarihli  Egpty  Indepentent  gazetesinden  Al-Masry Al Youm imzalı bir haberde 1 Ocak 2018 ila 31 Aralık 2018 arasında  geçiş yapan gemi sayısının  20 bin olduğu  kanal gelirlerinin  7 milyar  dolar  olduğunu yazmıştır.

Atlas Okyanusunu Pasifik Okyanusuna bağlayan Panama Kanalı’nın zaman ve yakıt tasarrufu düşünüldüğünde yıllık gelirinin Panama Kanal idaresine göre  5.7 milyar dolar olduğu  açıklanmıştır.

Tüm bunlar ortada iken karşı çıkılan Kanal İstanbul faliyete geçerse  boğazdan geçiş yapan  gemi   sayısı  Süveyş Kanalı’ndan  geçiş yapan gemi sayısının yaklaşık 2.5 katı  yani 45-50 bin olarak düşünüldüğünde  13 milyar dolarlık  yıllık gelir getirisi  ile   bu ülke  GSMH’nın 1.7 ‘sini  karşılayacaktır.

Hal böyleyken tüm bunlar ışığında  Kanal İstanbul  bir vizyon projesidir. Bugünlerde  yaşadıklarımıza bakınca sanki bir ‘’deja pense’’ yaşıyoruz. Bir kesim varki  benzer itirazlarını  benzer düşünceler üzerinden   geçmişte  Boğaz Köprülerine,  Avrasya Tüneli ve Marmaray  gibi vizyon projelerinede  yapmışlardı.

Zaman değişse de ‘’ mental donukluk’’ üzerinden bazı kafalar değişmiyor. Dün  Boğaz Köprülerine,  Avrasya Tüneli ve Marmaray  gibi vizyon projelerine  karşı olanlar bu günde her zaman olduğu gibi Kanal İstanbul’a  karşılar…

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: KANAL, İSTANBUL,, MONTRÖ, VE, GERÇEKLER…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Haziran 2021
İKNA RETORİĞİ
112 Okunma.
22 Mayıs 2021
İRADE,CESARET VE İNANÇ!..
159 Okunma.
08 Mayıs 2021
ALGORİTOKRASİ YÜZYILI
224 Okunma.
01 Mayıs 2021
EZİK SİYASET
210 Okunma.
26 Nisan 2021
SOYKIRIM YALANI VE GERÇEKLER…
155 Okunma.
17 Nisan 2021
EGO’NUZU KONTROL EDEBİLİYOR MUSUNUZ?
241 Okunma.
10 Nisan 2021
ANNE KÖSTEBEK VE BEYAZ PORTAKAL ÇİÇEĞİ…
661 Okunma.
03 Nisan 2021
SIRADIŞI BİR BAŞKAN BİYOGROFİSİ: ‘’ HALUK BOZDOĞAN’’
1367 Okunma.
26 Mart 2021
EKOLOJİK REKABET VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
1332 Okunma.
16 Mart 2021
TEŞEKKÜRLER BAŞKAN ATSIZ AFŞIN YILMAZ!
1310 Okunma.
13 Mart 2021
DOĞAYI KATLETMEYİN!
631 Okunma.
06 Mart 2021
ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…
1582 Okunma.
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
1198 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
1216 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
1240 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
671 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1537 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1658 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
2185 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2672 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
2206 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
2252 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
2180 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2497 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
2261 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
2047 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2499 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3452 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
2213 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2840 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2982 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
3084 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3615 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
2024 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4742 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2752 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3353 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2995 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2386 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2587 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
2100 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
2025 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3667 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2331 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
3133 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3391 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
3283 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
3306 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2830 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
3236 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2677 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2450 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2520 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
3017 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3606 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3477 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3621 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3870 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3532 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3804 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3792 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3752 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
4285 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3957 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3635 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5438 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
3079 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2997 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3580 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
3287 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
3318 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
3328 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3394 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3587 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3435 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3673 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3556 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3761 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3747 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3886 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3878 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3979 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
4086 Okunma.
Haber Yazılımı