Yazı Detayı
10 Nisan 2021 - Cumartesi 11:28 Bu yazı 613 kez okundu
 
ANNE KÖSTEBEK VE BEYAZ PORTAKAL ÇİÇEĞİ…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

Genç Greyfurt ve Turunç aralarında konuşuyorlardı...

Turunç, Greyfurt’a birşeyler söylüyor hemen yan komşusu yeni açmış ‘’beyaz portakal çiçeği’’ bu hararetli seslere kulak kabartıyor ne olduğunu tam olarak anlayamadığı bu sesi  anlamaya çalışıyor, bunu yaparken artan bir merakla kabına sığmaz bir telaş yaşıyordu.

Bir ara Turunç’un ; ‘’uzaktan akrabamız limon çiçeği bahçelerini uçsuz bucaksız yaşam alanlarından söküp yerlerine lüks rezistanslar yapmışlar’’ sözünü yarım yamalak duyar gibi olmuştu.

Başından kaynar sular dökülmüştü genç portakal çiçeğinin... Benzer şeyler kendileri içinde daha önceleri söylenmişti. Makûs talihleri acaba kendilerine de mi aynı son hazırlayacaktı... Bir an bunu düşündü…

Yok, artık dedi içinden… İnsanlar kendi yaşam alanlarını yok edecek, tarım alanlarının gittikçe kendini kuraklığın belirtilerine bıraktığı bir gelecekte buna cesaret edemez ki diye düşündü bir an…  Düşündüğü şeyi yaşama ihtimali karşısında Turunç’un söyledikleri daha da telaşlandırmıştı beyaz portakal çiçeğini…

Zira insanoğlunun ‘’ bahşedilen nimetleri ihtiyaçları oranında tüketmek yerine tıpkı metastaz yapmış bir kanser hücresi gibi büyümek için büyümek’’ ihtirasını idrak edememiş, aklına getirememişti...

Kendi kendine neden kar taneleri gibi saf ve temiz olamıyor insanoğlu dedi içinden buğulanmış gözleriyle iç çekerek…

Bu zalimliğe kıyasla kar taneleri belki bizim çiçeklerimizi bir başka bahar için öldürür ancak insanlar gibi bedenimizi yok edecek kadar kimse zarar veremez diye düşündü…  

Temizliği ve tevazuluyla  kar taneleri insanoğluna neden örnek olmaz diye düşündü. Zira kar taneleri yağarken nefes almayı, birlikte yürüdükleri yollarda birbirine zarar vermeden  yol almayı öğretir dedi içinden kendi kendine…

Portakal çiçeği bunları düşünürken komşusu anne köstebek, yavrularına kemirmek için bir şeyler bulmak gayretiyle yuvasından dışarıya çıktığında başına ileride neler geleceğinden habersiz  arılara bal güzel kokusuyla insanlara cenneti yaşatan portakal çiçeğinin hiç tanık olmadığı bu hüzünlü halini görünce dayanamadı sordu:  Komşum portakal çiçeği nedir bu hüzünlü bir o kadarda  karamsar halin?

Beyaz portakal çiçeği :‘Vicdan yorgun düştümü zulüm paçadan akarmış dedi içten sitem ederek…’

Biz kökten sökülmüş bedenimizle yok olursak benzer akıbeti sende yaşayacaksın dedi iç çekerek... Sen yavruların için yeni yuvalar yeni yaşam alanları bulabilecek misin dedi sessiz hıçkırıklarla…

O an anne köstebeğin gözünün önüne yetim üç küçük yavrusu geldi. Toprakla irtibatlarını kesen beton yığınlarının taş parkelerle örülmüş caddelerin yaşam alanlarını nasıl yok edeceğini düşündü bir an büyük bir korku tarifi imkânsız bir acıyla…

Nedir dedi bu insanların bizlerle birlikte kendi yaşam alanlarını yok etme hırsı…  Bir an insanlar karşısındaki sistematik sahipsizliklerini düşündü beyaz portakal çiçeği ve anne köstebek…

Ve bu duygulardan beslenen sistematik hayal kırıklıklarını vurdular insanoğlunun o arlanmaz bir o kadarda arsız suretine…

Neden insanlar verimli topraklardan kendilerine verdiklerimize saygı duymak onu korumak yerine oralarda betondan barınaklar yaparlar diye düşündüler…

İşte dağ yamaçlarındaki ot bitmez çorak ve kuru araziler, barınak alanları yapılacaksa neden buralara yapılmaz nefes veren nefes alanlarını neden talan eder yağmalar adı insan olan bu haramiler diye hayıflandılar…

Kendilerine bahşedilmedikleri için anlayamadıkları şey bu tarifi imkânsız hırs, kontrol edilemez bencillik ve konforlu yaşamak uğruna insan fıtratına bahşedilmiş yaşamları yok etme duygusuydu…

Beyaz portakal çiçeği ve anne köstebeğin yaşadığı bu duygu sağanağını bu gün bende yaşıyorum. Portakal bahçelerinin önünden geçerken hissettiğim o tarifi imkansız rehayı bir daha hissedememekten, Mersinimizle özdeş bu güzelliklerin yok edilerek beyaz portakal çiçeklerini bir daha içime çekememekten korkuyorum.

Tüm bunlar ortadayken asırlardır süre gelen bu habis duygularımızla, yaşam alanlarımıza doğa anaya hürmeti bu gün adeta çarmıha gererken para kazanmak hırsıyla vahşi kapitalizmin bu kirli zemininde yol yürümeye, yürüdüğümüz bu amaçsız güzergâhta doğayı kıyıma, katle devam ediyoruz.

Oysa biliyoruz ki, turunç, limon, greyfurt, beyaz portakal çiçekleri kokan ve  köstebeklerin yavrularıyla oynaşarak  bize sundukları yaşam alanları taş binalardan devasa gökdelenlerden daha kıymetlidir. Bu kıymetlerden yoksun metropollerde büyük kentlerde yaşamak, aslında yapay suni bir varoluştan öte nedir ki?

Portakal bahçelerini yok edişimizden önce dokunarak hissettiğimiz, ayaklarımızın altındaki betondan üretilmiş taş parkelerden toprağı, yağan yağmurdan sonra toprağın o buram buram kokusunu bu gün belki azda olsa hissedebiliyoruz bu kıyımla gelecekte hissedebilecek miyiz? Yarınlarda bunları hiçbir zaman hissedememek içimizi acıtmayacak mı?

Hemen dünle bu günü mukayese ettiğimizde o günkü o portakal çiçeği kokuları yerine bu gün yerlerinden sökülerek üzerine dikilen pahalı rezidansların hemen bitişiğindeki çöp konteynırlarındaki çöp kokularından başka neyi hissedebiliyoruz bunu idrak edebiliyor muyuz?

Dün yeşil giysisi içindeki beyaz dekoltesiyle bizi mest eden üzerine konan arıların uçan böceklerin sanki bir orkestra uyumundaki essiz nağmelerini dinlerken hatırladığımız anılarımızdaki portakal çiçeklerinin yerini şimdilerde üzerindeki yeşil giysisi içindeki beyaz dekoltesi parçalanarak çırılçıplak bırakılmış o uçsuz bucaksız portakal bahçelerinin yerine, utanırcasına kendisini saklamaya çalışan arazi parçaları üzerinde yükselttiğimiz devasa gökdelenlerimiz, ruhsuz bedenimizi hapsettiğimiz pahalı rezidanslarımız “beyaz portakal çiçeğinin isyankâr gözyaşları’’ karşısında bizi her zamankinden daha mı mutlu edecek?

Veya anılarımızın o uçsuz bucaksız portakal bahçelerinin yok edilmesiyle tarumar edilmiş yuvalarından geriye yetim yavrularıyla bir başına kalmış  ‘’anne köstebeğin hıçkırıklarına kulaklarımızı kapatıp bu sessiz çığlıklarını’’ duymazdan mı geleceğiz?

 

 
Etiketler: ANNE, KÖSTEBEK, VE, BEYAZ, PORTAKAL, ÇİÇEĞİ…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Mayıs 2021
ALGORİTOKRASİ YÜZYILI
162 Okunma.
01 Mayıs 2021
EZİK SİYASET
142 Okunma.
26 Nisan 2021
SOYKIRIM YALANI VE GERÇEKLER…
107 Okunma.
23 Nisan 2021
KANAL İSTANBUL, MONTRÖ VE GERÇEKLER…
134 Okunma.
17 Nisan 2021
EGO’NUZU KONTROL EDEBİLİYOR MUSUNUZ?
194 Okunma.
03 Nisan 2021
SIRADIŞI BİR BAŞKAN BİYOGROFİSİ: ‘’ HALUK BOZDOĞAN’’
1312 Okunma.
26 Mart 2021
EKOLOJİK REKABET VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
1282 Okunma.
16 Mart 2021
TEŞEKKÜRLER BAŞKAN ATSIZ AFŞIN YILMAZ!
1258 Okunma.
13 Mart 2021
DOĞAYI KATLETMEYİN!
578 Okunma.
06 Mart 2021
ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…
1523 Okunma.
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
1150 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
1169 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
1194 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
626 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1489 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1608 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
2130 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2617 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
2156 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
2202 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
2130 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2443 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
2208 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1994 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2450 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3376 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
2159 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2789 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2925 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
3036 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3553 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1977 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4675 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2698 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3297 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2944 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2334 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2512 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
2050 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1966 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3606 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2281 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
3082 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3332 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
3237 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
3255 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2782 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
3186 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2612 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2393 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2465 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2964 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3555 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3410 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3558 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3818 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3482 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3748 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3737 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3694 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
4219 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3903 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3581 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5378 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
3023 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2946 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3517 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
3229 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
3267 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
3283 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3344 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3535 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3383 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3622 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3507 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3695 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3685 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3841 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3822 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3923 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
4036 Okunma.
Haber Yazılımı