HDP’NİN TOROSLARA AÇILMA STRATEJİSİ

2024 belediye seçimlerine yaklaşık 6 ay gibi bir zaman kaldı ve bu seçim birçok ilklere gebe…

Zaman aralığı daraldıkça siyasi partilerin il il ilçe ilçe, mahalle mahalle hatta köy köy seçmeni markaja alma stratejisinin hayata geçirilme çabasının netleşmeye başladığını görüyoruz.

Elbette ki siyasi partilerin lokalize bir seçmen kitlesi tercih etme stratejisi irrasyonaliteye yani akıldışı bir karşılığa tekabül etse de şimdiye kadar söylemde Türkiye partisi olacağını ifade eden ancak bunu bir türlü gerçekleştiremeyen söylem ve eylemleriyle bu kabuğu kıramayan (YSP)HDP’nin 2024 yerel seçimleri için bu yönde bir irade koyma çabasına ve bunu lokal anlamda Toroslar Yörüklerinden başlama ve bu yönde bir açılma stratejisiyle realize etmeye çalıştığını görüyoruz.

Buraya nereden geldiğimi ifade etmem gerekirse 30 Ağustos zafer bayramı kutlaması için davet üzerine Torosların eteklerinde bir Yörük köyüne gitmiştim. Davete katılan muhtarlarımızla yapılan sohbette HDP’nin Torosların muhtarlarını yemekli bir toplantıya davet ettiğini öğrendim.

Hatta daha önce bu yönde bir çabanın HDP’li bazı Toroslar belediye meclis üyelerince Torosların köy veya mahallelerinin ziyaret edilerek sorun dinleme gerekçesiyle başlatıldığını buna muhatap olan bir muhtarın gelen HDP’li belediye meclis üyelerine; ‘’ Siz PKK’ya PKK; bu örgüte terör örgütüdür demediğiniz sürece bu köyden ve Toroslardaki hiçbir köyden oy alamazsınız.’’ dediğini muhtarın ağzından dinledim. Muhtarın bu ifadesi özellikle HDP perspektifinden altı çift çizgiyle çizilmesi gereken bir ifade olduğuna dikkati çekmek isterim..

Gelelim HDP dahil bazı millet ittifakı partilerinin 2024 seçimlerine ittifaksız her il veya ilçede tek başına seçime girme stratejisine.

14 ve 28 Mayıs 2023 genel seçimlerinde 12 maddelik gizli protokol ile millet ittifakının adayı Sayın Kılıçdaroğlu’ndan - hele Ümit Özdağ ile yapılan gizli mutabakattan sonra- umduğunu bulamayan HDP başta diğer ittifak üyelerinin, 2024 yerel seçimlerine ülke genelinde tüm il ve ilçelerde ittifaksız tek başına seçime gireceğini deklare etmesi üzerine Toroslar özelinde seçim hareketliliği başladı bile.

Dolayısıyla gerek 2018 ve gerekse 2023 millet vekili seçimlerinde Toroslarda 1.parti olan AK Parti’den sonra 2.parti veya 3.parti konumunda olmasının getirdiği potansiyeli ile olsa gerek HDP’nin, Mersin’de ve özellikle Toroslarda yerel yönetimi elde etmek için ‘’Yörüklere açılma’’ stratejisine büyük önem verdiğini görüyorum.

Zira Mersin ve merkez ilçelerini kazanmak için sadece merkez ilçe periferlerinde güçlü olmak yetmiyor. Hele hele 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı Büyükşehir yasası ile mutlak suretle Anamur’dan Çamlıyayla’ya Yörüklere el atmak Yörüklerin oyunu da almak gerekiyor. Sayısal hesaplar matematik bunu söylüyor.

Tabi ki inkar politikası yürüten HDP açısından bu durum kolay veya çabuk sonuç alınabilecek bir strateji değil. Düşünsenize yıllarca insanları ayıran topluma kin ve nefret tohumları eken ocaklara ateşler düşüren var oluşunu bu terör örgütünün iki dudağından çıkacak şeye bağlayan hep “sapak yollara’’ başvurarak iktidar devşirme yolunu seçen bir siyasal oluşumun 40 yıldır bu milletin yaşadığı ağır mental deformasyonu hafızalardan silmesi veya topluma yaşattığı 40 yıllık metal yorgunluğu bünyeden atarak mesafe alma iktidar devşirme çabasının kolayca elde edilecek bir çaba olmadığı ortada.

Bunun için muhtarın ifadesiyle öncelikle ‘’terör siyasetini’’ meşrulaştırma ve toplumsal zemini enfekte etme çabalarından artık vazgeçmeleri gerekiyor.

Örneğin açıkça terör örgütüyle bağını inkâr etmemek bunu her fırsatta vurgulamak ’meşruiyet algısını’’ tüm bunlara rağmen dayatmak asit üreten fabrika gibi çevreye ve dolayısıyla topluma zarar verme çabasında olan bir partiye kim güvenir oy verir ki?

Özellikle ‘’ millet, vatan, bayrak’’ gibi kurucu değerlerini dinamitleme çabasına aracılık etmek veya en masumane tabirle bu değerleri görmezden gelerek siyaset yapmaya çalışmak hangi insan faktörünün özellikle hangi yörük insanının göz ardı edeceği veya görmezden gelebileceği anlaşılabilir bir durum olabilir ki?

Hele hele potansiyel varlık kaynağını 85 milyon insana değil de illegal yapılara bağlayarak ‘’ siyaset yapma’’ gayreti veya ülke bütünlüğü sorgulama hedefi devletçi ve milliyetçi Mersin ve Torosların Yörük insanlarında nasıl bir karşılık bulabilir ki?

HDP gibi partilerin anlamadığı şey şu: ‘’Vatansever Yörüklerin gönlüne iltica etmek oy devşirmek kalınlığını bilemediğiniz bir buz tabakası üzerinde yürümek gibidir. Zira nerede ve ne zaman sizi şok yapacak soğuk suyla buluşacağınızı bilemezsiniz.’’

Dolayısıyla tüm bu yaşatılan ve yaşananlar ortada iken bu çabanın hafızası güçlü olan Mersin ve Toroslar Yörüklerinde kısa menzilde bir karşılık bulması imkansızdır.

Tarih literatüründe bir klişe kavram vardır. ‘’Tarih, geçmişle ilgilidir, gelecekle ilgilenir. Ve tarih yaşayan bir organizmadır ve geçmişi inkâr etmez!’’

İfade etmem gerekir ki yörüklere açılma stratejisi akılcı bir hesap ancak duygusallığa ve vatanseverliğe biat etmiş sonuç alınması zor bir stratejidir. Dolayısıyla her akılcı hesap doğru sonuç üretmez. Zira bir aşamadan sonra devreye 40 yıllık terör travmasının getirdiği duygusallık sendromu ve Mevla’nın Yörük insanına bahşettiği ‘’vatanseverlik’’ olgusu girer.