Yazı Detayı
09 Aralık 2019 - Pazartesi 10:07 Bu yazı 2353 kez okundu
 
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?

31 Mart yerel seçimlerinin ertesi günü Mersin’de yerel bir gazetedeki 1 Nisan 2019 tarihli yazımdan bir alıntı…   ‘’ 31 Mart 2019 seçimlerini bitirdik. Bu kadim şehir için artık katma değer üretecek donanım rezervi yüksek yerel politikacılar yanında  artık futbol takımı tutar gibi birilerine körü körüne bağlı veya siyasal radikalizmi önceleyen değil, rasyonalizmi ve pragmatik politikayı esas alan yöreci, akılcı ve faydacı bir anlayışı siyasete hakim kılmamız gerekiyor. Bunu şimdiye kadar yapamadık. Artık yeni dönemde önümüze bakarken önemli işler yapmaya namzet, başka amaçlara savrulmadan, ajandasında liyakat, dürüstlük ve donanım kriterini belirginleştirmiş, Mersin için  tüm olumsuz algıları kıracak, icraatle rüştünü ispatlayacak  kısaca  bu kadim şehre, bu kadim şehrin geleceğine ‘’ lale devri’’ yaşatırken, yeni güç ve kapasite inşa edebilecek  bir yerel aktör, proaktif bir belediye başkan profili görmek istiyorum Vahap Seçer’den, ’’ demiş ve başarı  dileklerimi iletmiştim.

Ancak üzerinden bir yıl bile geçmeden ‘’ Mersin içi olumsuz algıları kıracak, icraatla rüştünü ispatlayacak’’ yönlü temennim  tüm beklentilerimi derdest ederken, aksi yönde pratiğe dökülmeye çalışılan  karar ve uygulamaların  bütün kesimlerde algı deformasyonuna paralel  bir hayal kırıklığı yaşattığını söylemek zorundayım.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu seçim meydanlarında 82 milyonun gözünün içine bakarak haksız-hukuksuz işçi çıkartılmayacağını taahhüt etmiş ve birçok insanda bu iddiaya itimat ederek sadece Mersin’de değil tüm ülke  ‘’bu söze ‘’ oy vermişti.

O günkü söylenenlere bugünün perspektiften baktığımız da  seçim meydanlarında demokrasi, hak, hukuk ve adaletten bahsedenler bu gün bu yönde bir kelam dahi etmedikleri gibi ‘’SÖZ’’ adı verilen  önemli bir değeri  ayaklar altına aldıklarını görüyoruz.

Oysa bu gibi değer klişeleri iş olsununa söylenen şeyler değildir. Dilimize pelesenk ettiğimiz ‘’söz’’ gibi içini boşalttığımız demokraside bir ‘’tahammül rejimi, çok seslilik,  bir uzlaşı yöntemidir. ‘’

Dolayısıyla demokrasi ayrıcalık, ayırımcılık, çifte standart, ikiyüzlülük kaldırmaz.  Ve  demokrasilerde, çoğunluğun iradesi kadar,  azınlığın tercihleri de bir değer taşır.

Anlatmak istediğim şey şu,  neredeyse yarım milyona yakın oyla Mersin halkı 31 Mart’ta yerel yönetimi değiştirdi. Değiştirdi değiştirmesinede değiştirirken bir taraftan ‘’ çok seslilik, demokrasi ve adalet’’ diyenlerin diğer taraftan  azınlığın tercihlerini yok sayarak  ‘’ siyasal klişeler’’ üzerinden ‘’ performans düşüklüğü’’ adı altında pratize etmeye çalıştıkları intikam çığlıkları, söylediklerine ciddi bir paradoks oluşturuyor.

Büyük Şehir Belediyesinin işçi çıkarımları ile gündemde olması ile temenni ettiğim; ‘’siyasal radikalizmi önceleyen değil, rasyonalizmi ve pragmatik politikayı esas alan yöreci, akılcı ve faydacı bir anlayışı siyasete hakim kılmanız gerekiyor.’’ ifadesi ile anlatmak istediğim, belli saiklerle bir kısım işçilerin bırakılarak, evine çoluğuna, çocuğuna ekmek götüren - engellide olsa- bir kısım  ‘’ emek gladyatörlerinin’’  çıkarılış haykırışlarına kulak tıkamanın söylem bazında kalan değerlere tezat oluşturduğunu söylemek istiyor olmamdandı.

Olaya mevzuat olarak baktığımızda Anayasamızın  ‘’  Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı ‘’ başlıklı 50/2.maddesi;

Küçükler ve kadınlar ile ‘’bedeni ve ruhi yetersizliği’’ olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar, der.

Ayrıca 5378 sayılı Engelliler Kanununun ‘’  İstihdam’’ başlıklı 14/4.maddesi;

‘’Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri

ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur,’’ derken bırakın çıkarmayı, engelliler için makul bir düzenlemeyi işverene zorunlu koşmaktadır.

Diğer bir husus ‘’ LOGO’’ meselesi. Bana göre deniz ve güneş kenti Mersin’i bana göre eski logo ‘’ deniz ve güneş’’ iyi temsil ediyordu. Yeni logonun ise bana göre bir paritesi olmadığı gibi bir provizyonu bir karşılığı olmadığıdır.

Elbette logoyu belirlemek veya değiştirmek B.Belediyesinin tasarruflarındandır. Ancak bir değerleme uzmanı olarak herkesin bilmesi gereken bu logonun birde dönüşüm değerinin olduğudur.

Kasdetmek istediğim eski logonun, kullanıldığı tüm alanlardan temizlenmesi, yerine yeni logonun işlevselleştirilmesi ve bununda bir külfete dayanmasıdır. Performans yetersizliği adı altında işçiler çıkartılırken, diğer taraftan logoyu değiştirip belediyeye yüklenen maddi külfet  tezatlığını da ayrıca diğer bir çelişki.

İşçi çıkarımları ve logo gibi sosyolojiye sekte vuracak meselelere baktığımızda yapılanların kente kent-politik dokuya zarar veren eylemler yanında, formalizm doktrininin güdümündeki formalist, şekilci anlayışın hükümranlığına tanık olduğumuzdur.

Soru şu;  bu yaşadıklarımız bir  ‘’vicdan üşümesi midir; yoksa bir vizyon üşümesi mi?’’

Bence ikisi de…

‘’İşçi kıyımı’’ bir ‘’vicdan üşümesi’’  ise ‘’ logo’’  gibi basit şeylere takılı kalmakta bir ‘’vizyon üşümesi’’ olsa gerek.

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Vicdan, Üşümesi, Mi;, Vizyon, Üşümesi, Mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
1588 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
1739 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
2328 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
1965 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
1390 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
1164 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1090 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
957 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
2585 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1332 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2113 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2356 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2282 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2262 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
1758 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2190 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
1565 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
1416 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
1437 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
1987 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
2616 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2369 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
2573 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2821 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
2518 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
2698 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
2779 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
2683 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3113 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
2943 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
2623 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
4277 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2018 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
1977 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
2170 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2257 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2269 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2302 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
2505 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2415 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
2648 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
2552 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
2702 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
2710 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
2893 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
2861 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
2963 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3072 Okunma.
Haber Yazılımı