Yazı Detayı
11 Kasım 2020 - Çarşamba 13:01 Bu yazı 3036 kez okundu
 
TURAN’A DOĞRU…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

TURAN’A DOĞRU…

‘’Vatan ne Türkiye;’dir Türklere, ne Türkistan!

Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir; TURAN!’’

Büyük Türk Milliyetçisi Ziya GÖKALP’ten alıntı bu iki dizelik şiir, o gün gelecekteki büyük Türk birliğinin amacını kısaca tanımlarken, sağ gözümüzün sıkça seğirdiği bu günlerde bize bu hedefin her zamankinden çok daha yakın olduğu müjdesine kapı aralamaktadır.

Batıcılık, İslamcılık, ve Osmanlıcılık gibi düşünce akımların çok yoğun olarak tartışıldığı 19.yy.dahi kendimizi eksilten, sığlaştıran bu kuşanmışlıkların, hatta dijital çağ olarak adlandırılan bu günlerde giydirilmeye çalışılan bu elbiselerin, o gün devleti içine düştüğü durumdan çekip çıkarmak adına ortaya atılan bu fikir doktrinlerinin bu gün  bu milletin bedenine dar geldiği artık ortadadır.

Osmanlıcılık; bir çatı kimlik olarak Osmanlı İmparatorluğu içindeki tüm etnik gurupları ‘’ Osmanlıcılık’’ duygusuyla ateşleyerek ‘’Osmanlı Milletini’’ ortaya çıkarmak ve böylece imparatorluk menfaatleri doğrultusunda çaba sarfetmeyi özne kabul ediyordu. Ancak 1789 Fransız ihtilalinden sonra ortaya çıkan milliyetçilik akımının Osmanlı himayesindeki değişik milletleri Batı’nın kışkırtılmaları neticesinde çıkabilecek iç çekişmeleri etkisizleştirmeye dönük bir çaba olarak ortaya atılmış olsa da bu fikir, bu gün artık bizlerin büyük devlet idealine bir güzergah olamayacağı açıktır.

Kökü ıslahat fermanına kadar giden ve Tanzimattan sonra modernleştirme yoluyla devleti kurtarmak   adına ortaya çıkan Garp’cıklık (Batıcılık) ise, ‘’arkasında gidilmesi gereken ikinci bir medeniyetin olmadığı’’ tezini savunmanın yanında kendi kadim geçmişini toprak altına gömüp koşulsuz batıya biatı esas alan bu akımın temsilcileri hala aramızda siyasi parti veya mason gurupları olarak mevcut olsalarda 21.yy.ilk çeyreğinde batı değerleri adı altında dayatılmaya çalışılan bu akımın, bu gün batı değerlerinin bir çöküş yaşadığı düşünülürse aslında ‘’bencil bir değersizlik manzumesi’’ olduğunu ortaya çıkarmıştır.

İslamcılık olarak; hem balkanlardaki ‘’Panislavizm’’in gücünü kırmak hem de imparatorluğun içerisindeki Müslüman tebaaların desteğini alarak imparatorluğu içinde bulunduğu çöküş durumundan kurtarmak için kabul edilen bir düşünce akımı olarak  ortaya atılan ve en önemli temsilcileri M.Şemsettin Günaltay ve Mehmet Akif Ersoy olan bu akımın temsilcilerinden M.Şemsettin Günaltay, devletin çöküş nedeni olarak; ‘’ cahil gericilikle, cahil ilericilik’’ arasında zarar bakımından bir fark görmezken, o her şeyden önce ‘’ küflü kafaların’’ yıkanması gerektiğini savunmanın yanında batının teknolojisinin alınması gerektiğini ‘’ ahlak ve maneviyat’’ bakımından batı taklitçiliğine karşı çıkarken ‘’ Batı yalnız kendisini düşünür, amacı sömürmektir. Bu zihniyetten merhamet beklemek boşunadır. Kendimiz uyanmalıyız,’’  der.

Mehmet Akif Ersoy ise; Batının tekniğinin alınmasını isterken taklitçiliği reddeder. Bir sözünde;’’ Dini taklit, adetleri taklit, kıyafeti taklit, selamı taklit, kelamı taklit hülasa her şeyi taklit bir milletin fertleri de insan taklidi demektir ki; gerçek bir sosyal topluluk vücuda getiremez, binaenaleyh yaşayamayacağını...’’ ifade eder.

O dönem tebayı birleştirme amaçlı olarak ortaya çıkan bu fikir doktrinleri sonuç itibarıyla bu amaca hizmet edememiştir.

Türkçülük( Turancılık) fikriyatı ise; Osmanlı bayrağı altında bilinçsizce yaşayan Türkleri milli bir duygu ile bilinçlendirmek, milliyetini idrak ettirmek, Türk milletini islam beynelmilletine kuvvetli bir unsur olarak yeniden sokmak, modernleşmek ancak körü körüne bir batı taklitçiliği içine girmemek dolayısıyla ‘’ millet’’ iradesiyle Türklüğü, hiçbir milletten geri kalmayan bir seviyeye yükselme düşüncesini savunur. Bu düşünce doktrini kurtuluş savaşında milli mücadelenin başarıya ulaştırılmasında  ardından Cumhuriyetin devlet örgütlenmesinde önemli roller üstlenmiştir. 

Türkçülüğün  serencamına gelince; 1908 Kasım’ında Rusya’dan kaçarak İstanbul’a gelen bazı Türkçülerin kurdukları Türk Derneği bu akımın beşiği olmuştur. Bu derneğin kendi kendini feshetmesinden sonra bu kez 1911 yılında ‘’ Türk Yurdu Cemiyetini’’ kurmuşlar, ancak Türkçülüğün asıl örgütlenmesi bu derneğin yine kendini feshederek asker tıbbiyelilerin öncülüğünde 3 Temmuz 1911 yılında kurulan ‘’ Türk Ocağı’’ derneğinde gerçekleşmiştir. Mehmet Emin Yurdakul öncülüğünde kurulan bu dernek ‘’ Turancılık sorunu’’ olarak 1941’ de Alman ordusunun Sovyet topraklarına girmesiyle, Almanların Kafkasya’daki Türk topluluklarını Sovyetlere karşı kışkırtmasıyla başlar.

O dönemde Turancılık düşüncesinin en önemli temsilcisi Zeki Velidi Togan ve onun talebesi Reha Oğuz Türkkan’dır. Türkkan o dönemde ‘’ Bozkurt’’ adlı dergiyi çıkartırken, beraberinde Nihal Atsız’la birlikte Türk ırkını yücelten ayrıca kominizm ve Sovyet düşmanlığı yapan yazılar yazıyordu.

Atsız, 1944 yılı Şubat ve Mart aylarında Orhun dergisinde dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na yazdığı iki mektupla şimşekleri üzerine çekmiş, ancak ikinci dünya savaşı devam ederken savaş Sovyetler lehine Almanların püskürtülmesiyle değişince Sovyet baskısı ile Sabahattin Ali tarafından aleyhinde suç duyurusunda bulunulmuş, yargılama neticesinde 4 ay hapis ve 66 TL para cezasına çarptırılmıştır.

Turancılık fikri, her dönem bir sorun olarak görülmüş ancak Mihail Gorbaçov’un 1985 yılındaki Glastnost veya Perestroyka anlamına gelen “açıklık” ve “yeniden yapılandırma” politikalarıyla devam eden ve 1991 yılında Sovyetlerin yıkılmasıyla sonuçlanan süreçte Sovyet etkisindeki Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını kazanması ‘’ TURAN’’ fikriyatını yeniden gündeme taşımıştır.

Bu gün dünya yeniden şekilleniyor. Korona virüsün getirdiği küresel ölçekli salgın, ‘’küreselcilik ‘’ idealini etkisizleştirirken ulusalcılığı ön plana çıkartarak ulusal mücadeleyi zorunlu kılmıştır. Ulusal mücadelede ulusal kimlikleri ön palana çıkartarak aynı milletin farklı devletlerini bir araya getirme sürecine kapı aralamıştır. En güzel örneği eylül ayının son çeyreğinde başlayan ve Azerbaycan’ı işgal edilmiş topraklarını geri almaya yönelik başarıya götüren süreç ‘’ Karabağ’’ zaferi bunun başlangıcıdır.   

Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Hedef belirlendikten sonra belirlenen hedefe kiminle veya hangi yoldan gittiğinin bir önemi yoktur. Belki hedefe nasıl gidildiği, kullanılan araçlar ve bunları kabullenebilme hissiyatı kişiliklerin ahlak bakış açısıyla meşruiyet veya gayri meşruiyet yönüyle  farklılıklar gösterebilir. Nihayetinde amaç büyükse ve amaç hedefe ulaşmaksa bazıları için Makyavelizm bakış açısı siyaseten hedefe ulaşma adına her yola başvurulabileceğini savunurken bunu meşruda kabul edebilir. Bazıları ise bu tür yollara başvurmadan kendi idealleriyle bir güzergah belirleyebilir. Neticede her pehlivanın peşrev çekişi farklıdır.

Bu gün Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve MHP’nin bilge Lideri Devlet Bahçeli önderliğindeki Cumhur İttifakı;  Kuzey Kıbrıs’ın çözümsüzlüğünün devam etmesi, Türkiye’nin yardımlarıyla Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesindeki büyük dönüşü  büyük  ‘’ Türk Birliği’’ yönündeki inisiyatif sürecini yeniden akıllara getirmiştir.

 100 yıl  önce ortaya atılan bu kurtuluş reçetesi bu gün yaşanan tecrübelerle öyle anlamlı hale gelmiştirki  ancak bir çoğumuzun bugün idrak edebildiği ‘’ Türkün Türkten başka dostu yoktur! ‘’ manifestosuyla ‘’ TURAN’’ yolu  bugün düne göre daha yakındır.

Turan yolu bu gün Bilge Lider Devlet Bahçeli’nin desteğiyle Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın elinde ete kemiğe bürünüp şekillenirken  kendisini ‘’ Türk Milliyetçisi’’ veya ‘’ Ulusalcı’’ görürken  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hala bir nefret objesi görülmesini  anlayabilmek, anlamlandırabilmek, idrak edebilmek mümkün görünmüyor.   

Bu gün düne göre bu iki lider elinde 21.yy.ın yeni bir ‘’Türk çağı’’ olarak geleceğe damga vuracağı artık daha yakın ve daha kaçınılmaz olduğu görülmektedir.

 

 

 

 

 
Etiketler: TURAN’A, DOĞRU…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
743 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
889 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
922 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
348 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1217 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1329 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1855 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2345 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1867 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1926 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1851 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2163 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1916 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1707 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2181 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1885 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2518 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2646 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2740 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3232 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1700 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4362 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2422 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3009 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2658 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2060 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2116 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1772 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1678 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3293 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2013 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2798 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3046 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2952 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2968 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2489 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2903 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2293 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2113 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2148 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2685 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3281 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3090 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3270 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3531 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3207 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3433 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3463 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3376 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3885 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3616 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3302 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5028 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2729 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2664 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3096 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2947 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2972 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2987 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3048 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3233 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3091 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3337 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3223 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3397 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3383 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3572 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3544 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3641 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3749 Okunma.
Haber Yazılımı