Yazı Detayı
27 Ocak 2020 - Pazartesi 11:50 Bu yazı 5000 kez okundu
 
Tebessümün Feryadı
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

 Tebessümün Feryadı

Birazcık tebessüm  arıyorum.

 Lafın belini kırarız diye mahallenin  şişman kasabı  Tombul Nuri’ ye  uğruyorum.

Kafasını kaldırıp yüzüme  bakmaya bile tenezzül etmiyor.

Yılların müşterisi olma hatırına birazcık tebessümü çok görmez umuduyla sokağın emektar bakkalı Muharrem amcaya uğruyorum.  Salatı selam ediyorum.

‘’Gözlerine ışık tutulmuş tavşan’’ gibi suratıma tepkisiz ve donuk bakışlarını izliyorum.

Caddede yürüyorum. İnsanların ekseriyetinin   suratları asık. İşe gidiyorum durum farklı değil. Hafta sonu ailemle alışveriş merkezlerini  geziyorum, insanların suratında  sentetik gülücükler,  sanki emanet tebessümler…

Toplu taşıma araçlarında da  durum  farklı değil…

Tebessüm,  resmen isyanları yaşıyor, feryat ediyor!

Ne oldu bize?  Neler oluyor  bize?   Toplum olarak neden karamsarız?

 Olumsuz da olsa bazı şeylerden neden olumlu çıkarımlar yapamıyoruz?

Hatta hatta olumlu   bir çok şeylerde dahi neden hep olumsuz şeyler arıyoruz?

Toplum olarak zorlu süreçlerden geçtiğimiz doğrudur. Konjonktürel sebeplerden kaynaklanan kompakt baskılar yaşadığımızda bir gerçek!..

Siyasiler  birbirlerine verip veriştiriyor diye toplum olarak bizlerinde mi öyle olması gerekir?

Öyle bakmayın onların kamera önünde bunu yapmalarına… Bu bir politika… Kamera arkasında nasılda sarmaş dolaş nasılda can ciğer kuzu sarmaları…

Asıl en büyük  eksiğimiz  ne biliyor musunuz?

Empati yapamamak… Veya empati fıtratımızı ‘’ cam fanuslara hapsetmemiz!’’

Elbette empati yapabilmenin bir kabiliyet veya yaradılış hikayesi olduğu yadsınamaz. Fakat bunu  zorlamak ve başarabilmek veya zaman içinde  alışkanlık haline getirmenin hayatımızı nasıl kolaylaştıracağını, ruhsal yaşamımızı nasıl stabilize edeceğini ve makul bir yaşam hesabı için ne kadar elzem olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Bir düşünür  karamsarlık ve iyimserliği tanımlarken : “ Karamsar her fırsatta bir felaket, iyimser her felakette bir fırsat  görür.” der.

Mutlaka karamsarlıkla her fırsatı bir felaket olarak çağrıştırmayı bir tarafa bırakıp, felakette olsa her felakete fırsat olarak bakıp kendimiz, ailemiz ve çevremiz açısından müspet çıkarımlar yapmalıyız.

Aslında karamsarlığı birazcık da olsa bir tarafa bırakıp,  biraz iyimser olabilsek birçok şeyin üstesinden geleceğiz.

Mesela bizim asık suratlı ve tebessüme mesafeli olmamız birçok olumsuzluğun habercisi…

Çocuğunuz varsa sürekli bir asık suratın çocuğunuzun ruhsal dengesinde nasıl bir tahribat oluşturacağını söylemeye gerek yok sanırım.

Veya bir arkadaşınız, eşiniz veya kız arkadaşınızla birlikte olduğunuz bir ortamda hep karamsarlıkla paralel ortak bir yaşam tarzı ne kadar çekilebilir olur?

Karamsarlıkla yaşamanın götüreceği yer, majör depresyonla endeksli büyük depresif hezeyanlardır.

Bunun için olumsuz ve sürekli tepkisel reaktif bir bakış açısını bırakıp yaşama hep müspet bakan çözümcü ve sorunu kendi iç dinamiklerinde içselleştirebilen proaktif bir bakış açısı konusunda yarından tezi yok bir tercih yapmalıyız.

Birkaç gün önce  6,8 şiddetinde Elazığ depremini yaşadık. Onlarca insanımızı depremde kaybettik. Binlerce yarlımız var. Bu tabloyu yaşadıktan sonra kavganın, şiddetin millet olarak bizdeki karşılığını sorgulamamız gerekmiyor mu?

Bakın bu vahim hadise  tüm kesimleriyle nasıl tüm toplumu kenetledi. Demek ki sıkıntılarda, zor zamanlarımızda istesek bazı şeyler olabiliyormuş.

 Bunun içindir ki her ne olursa olsun  birazcık tebessümü, empatiyi ve sevgiyi  karşımızdakine çok görmediğimiz gibi karşımızdakinden birazcık tebessümünde bize çok görülmemesini istemeliyiz.

Ajandamızda yoksa bile ajandamızı birazcıkta olsa tebessümle doldurmalı ve onu ajandamızdan hiç eksik etmemeliyiz. Belki bir gün tebessüme muhtaç birilerine lazım olur umuduyla…

Aslında tebessümü hoyratça kullanmamız da  bir sakınca yok. Ayrıca birazcık tebessüm için  para ödemekte gerekmiyor.   Lütfen, tebessümü bir kez olsun deneyin! 

 Kendinizle birlikte çevrenizdeki  bir çok şeyi nasılda değiştireceğini göreceksiniz.

 

 
Etiketler: , Tebessümün, Feryadı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
57 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
863 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
896 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
319 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1192 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1300 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1828 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2317 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1842 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1901 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1825 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2132 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1888 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1683 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2158 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3009 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1863 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2486 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2611 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2712 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3206 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1674 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4336 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2399 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
2985 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2632 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2034 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2079 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1746 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1654 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3268 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1988 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2775 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3022 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2930 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2944 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2466 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2877 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2265 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2091 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2126 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2662 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3257 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3066 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3248 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3506 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3183 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3405 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3442 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3354 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3855 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3594 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3279 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2705 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2638 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3062 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2923 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2948 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2962 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3023 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3205 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3066 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3310 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3199 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3373 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3357 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3547 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3519 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3616 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3724 Okunma.
Haber Yazılımı