Yazı Detayı
06 Kasım 2020 - Cuma 17:59 Bu yazı 1885 kez okundu
 
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’

‘’Kökünü beğenmeyen dal, dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür…’’

Ne olduğunu, kim olduğunu bilmek bunu sahiplenmek toplumların insan karakterinin katsayı değerini yükseltirken, inkar etmek ise  küçültür, değersizleştirir.

Bu yazımda bir türlü sahiplenilemeyen sistematik hayal kırıklığım Çandır Kalesi’ni konuşmak istiyorum.

Torosların ulu çınarları, meşe palamutları veya kızıl çam ağaçlarının arasındaki  patika yollardan yürüdüğünüzde varacağınız, yaklaştıkça yükseldiğini göreceğiniz Çandır Kalesi,  bu yörenin bir çocuğu olarak benim önemli bir değerim, kültürel geçmişim...

Kömürcü tepesinden geçip bazen etrafı bazen de merdivenleri bizi nefessiz bırakıp yorsa da  üzerinden kuzu mantarı (göbelen) toplamak için çıktığımız çocukluğumuz ve gençliğimizin geçtiği bu değeri kabullenmek bu değeri kabullenmekten öte bu değer için bir şeyler yapabilmek  hatta bu değer için bir kapasite inşa etmek bu değeri tanıtmak bir ödev ve yükümlülük  benim için…

Bu kale hakkında çok şeyler  yazıldı, çizildi. Bu yörenin bir çocuğu olarak Çandır Kalesi’ni yazmak havasını soluduğum öz topraklarıma borcumdu. Benim için vefaydı geçte olsa bunu yerine getirmek benim için önemliydi.

Bir Ermeni kalesi olmasından öte,  ta Bizans’a kadar giden geçmişini veya üzerindeki kilise kalıntılarını veya coğrafi konumu ile tüm yöreye hâkim olma özelliğini anlatmayacağım. Kalenin bu biyografisi bir çok kişi  tarafından yazıldı çizildi zaten.

Beni ilgilendiren tarafı yöremizin bu tarih ve kültür hazinesi Çandır Kalesi’nin Mersin’imize ve ülkemize kazandıracağı katma değer, bu katma değere Mersin’in sosyal ve siyasal elitlerinin katacağı sinerji değeri…

Hepimiz biliriz ki denizin dibinden çıkartılıp mücevher piyasasında işlenmeyen incinin, inciliği bir işe yaramaz…

Ülke ve dünya turizm ve kültür sektöründe pazar payı görmeyen tanıtımı yapılamayan bir kültür ve tarih hazinesinin akıbeti de, denizin dibinden çıkartılıp işlenemeyen incinin deniz dibindeki kaderini paylaşır.

Bu gün birçok yerel hazinemiz gibi Çandır Kalesi’nin talihi de denizin dibinden çıkartılıp işlenmeyen incinin kaderine benziyor.

Bu yetmezlik veya iş bilmezlik, adına ne derseniz deyin bizim ‘’kanıksanmış basiretsizliğimiz’’ galiba…  Belki de  bu alanlardaki acemiliğimiz veya duyarsızlığımız da olabilir…

Ancak mutlak bir sorunumuz var galiba bu alanlarla ilgili…

Misal, böyle bir değer bir yabancının elinde olsaydı muhtemelen o ülkenin turizm kültür ve uzmanları veya turim ve kültür elçileri bu değeri allayıp pullayıp öyle bir şatafat üzerinden pazarlarlardı ki o ülkenin sanat ikonları, burjuvazisi veya devlet ricali muhtemelen yaz ve yılbaşı tatilleri için rezervasyon tercihlerini, en az bir dönemde olsa bu tarih ve kültür merkezlerine kodlarlardı.

Tatil dönüşü çektirdikleri fotoğrafları büyük olasılıkla boy boy instegramlarında paylaşırlar dostlarına anlata anlata bitiremezlerdi.

Maalesef böyle bir tarih ve kültür hazinesi bir yabancının elinde değil de bizlerin elinde olunca  iç pazarlama yanında özellikle  uluslararası pazarlamada  bu güzelliği ifadede nedense nutkumuz tutuluyor.

Bu gün bir tarih, kültür ve liman kenti olarak, Antalya, İzmir, Aydın, Muğla’nın deniz,tarih, kültür  ve doğa güzelliği Mersin’ den mutlak suretle daha kalifiye olmadığı açık.

Peki onları farklı kılan veya popüler tarih ve kültür turizmin bir parçası yapan yerel ve genel politik figürlerinin,  yaşadığı topraklara önem tercihleri olabilir mi acaba?

Oysa genel politikada bu memleket geçmişte üstelik birçok kültür ve turizm bakanları çıkardı.

İsimleri önemli değil bunları biliyoruz zaten.

Mersin’i tarih, kültür, doğa ve deniz turizmi şehri yapmak için neler yapıldı. Yapıldı ise Mersin neden hala bir çok tarih, kültür, doğa ve deniz turizminde hala ‘’bakir şehirler’’ listesinde emsal olma özelliğini koruyor?

Toroslar Belediye Başkanı A.Afşın YILMAZ,  hem doğa sporu hem de bir farkındalık oluşturma adına ilk adımı attı ve doğa yürüyüşü kapsamında 7 km.lik parkurla  Ayvagediği üzerinden Çandır Kalesine bir çıkartma yapmıştı, bunu hatırlayalım. Ben kendisini yönettiği kentin her değerini bir katma değerle buluşturma yönündeki canhıraş çabasını, tanıtım yönlü doğa ve tarih sever gayretini kutluyorum.

Ancak bu çabalar bu tarih ve kültürel değere, kentin tüm katmanlarıyla birlikte bir sinerji değeri oluşturmadığı sürece tek başına ülkesel ve uluslararası bir kalifikasyonel nitelik  kazandırmaz. Sadece kültürel hafızamızda doku yenilenmesi oluşturabilir.

Torosların bu çabasını bir nirengi noktası kabul ederek...

Mersin’in tüm bileşenlerine, yerel yöneticilerinden siyasetçisine sivil toplum kuruluşlarından kentin sesi olmaya namzet Büyükşehir veya İlçe Kent Konseylerine buradan sesleniyorum!

Mersin’i sizler yönetiyorsunuz!..

Siyasal elitlerimiz, devletin kültür ve turizm bütçesinden; yerel politik öncülerimiz, lütfen katrilyonu aşan belediye bütçenizden bir pay ayırarak gelecekte size artı değer olarak dönecek sistematik sahipsizliğimiz  Çandır Kalesi gibi atıl kalmış  tarih, doğa ve kültür değerlerinize sahip çıkalım!

Çıkalım ki ekmeğini yediğiniz, suyunu içtiğiniz havasını teneffüs ettiğiniz kısacası bir değer olarak varlığınızı borçlu olduğunuz bu kadim şehre ve değerlerine olan borcunuzu bir nebzede olsa ödeyin!

 

 

 

 

 
Etiketler: TARİH, VE, KÜLTÜREL, SAHİPSİZLİĞİN, ADI:, ‘’, ÇANDIR, KALESİ’’,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
743 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
889 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
922 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
348 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1217 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1329 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1855 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2345 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1867 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1926 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1851 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2163 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1915 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1707 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2181 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3035 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2518 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2646 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2740 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3232 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1700 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4362 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2422 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3009 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2658 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2060 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2116 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1772 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1678 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3293 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2013 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2798 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3046 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2952 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2968 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2489 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2903 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2293 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2113 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2148 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2685 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3281 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3090 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3270 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3531 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3207 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3433 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3463 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3376 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3885 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3616 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3302 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5028 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2729 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2664 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3096 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2947 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2972 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2987 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3048 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3233 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3091 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3337 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3223 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3397 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3383 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3572 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3544 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3641 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3749 Okunma.
Haber Yazılımı