Yazı Detayı
02 Aralık 2019 - Pazartesi 12:53 Bu yazı 2232 kez okundu
 
Sözcüklerin İsyanı
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

 

Kendimi ele verirken, itirafta ediyorum…

Bende bu önemli konuda tutarsızım.

Bunun üzerine şunu söyleyebilirsiniz; ‘’ halka verir talkını kendi yutar salkımı’’

Yani, ‘’kendi verdiği öğütlere, kendisi uymaz.’’

Haklısınız…

Öncelikle  kendimize birkaç soru sorarak başlayalım.

Dilimizde kullandığımız yabancı sözcükler bizi gerçekten hiç rahatsız etmiyor mu?

Kadim geçmişi olan Türkçemize yakışıyor mu?

Bu sorulara cevap aramak gerekiyor.

Dilimize pervasızca saldıran sözcüklerin büyük bir çoğunluğu risk analizi yapıldığında birinci derecede İngilizce, sırasıyla Fransızca ve Arapça…

Aslında bu durum çokta yeni değil.

Bir çok kaynaklara göre Göktürk yazıtlarında 1 civarında yabancı sözcüklere rastlıyoruz. Bunun da önemli bir kısmını Çince oluşturmaktadır. Yerleşik hayata geçen Uygurlar döneminde bu oran 1-12 arasında olurken, İslamiyet’in kabulü ile birlikte bilim dili Arapça, Edebiyat dili Farsça olarak kullanılmış, Cumhuriyet dönemine kadar bu iki dilin karması olan Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi adı verilen yeni bir dil oluşumu meydana gelmiştir.

Yani özetle zamanın ve koşulların ihtiyaçlarına göre bazen de ‘’yabancılaşma’’ ile dilimiz yoğun  bir baskıyla ciddi bir yabancı sözcük tazyikine uğramıştır.

Bunda bizim feraset eksikliğimiz yok mu?

Mesela; ‘’WC’’ yerine ‘’Tuvalet’’ desek; ‘’Restaurant’’ yerine ‘’Lokanta’’ diyebilsek; ‘’Plaza’’‘’İş merkezi’’ olarak ifade edebilsek ne kaybederiz?

Hiçbir şey… Tam tersi aslında çok şey kazanırız…

Türkçemizi yeniden kazanırız. Dil kültürümüzü yeniden tanımlarız.

Dilimize giren yabancı sözcükler zaman içinde milli kültürün içeriğini kirletmekte ciddi zararlar verebilmektedir. Bu sayede dilimize giren yabancı sözcükler dilimizi melezleştirmekte “kırma” bir dil yapısına zemin hazırlamaktadır. Oysa yapmamız gereken dilimize saflaştırma ve bu gibi çabaları cazip hale getirecek önlemler almak, benzer çabaları teşvik etmekten geçmektedir.

Geçmişte, görev yaptığım Çamlıyayla ilçesinde İlçe Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği harika bir okul münazarasına davet edilmiştim.

Aslında işimin yoğunluğu nedeniyle benzer etkinliklere katılabilmem biraz zordu ancak her nasılsa bu etkinliğe katılma imkanı buldum. Münazara çok faydalı, öğretici ve öğüt vericiydi.

Münazaranın konusu: ‘’Sosyal medyanın zararları ve faydalarıydı.’’

İki gurup öğrenciden bir gurubu eleştirel bir dille örneklemeler kullanarak sosyal medyanın zararlarını teşhire çalışırken diğer grup faydalarını izaha çalışıyordu.

Sosyal medyanın zararlarını anlatan grup akıllı cep telefonlarında artık klişe olan, ‘’tamam’’ yerine ‘’ok’’, ‘’ne haber’’ yerine ‘’nbr’’, ‘’selam’’ yerine ‘’slm’’, gibi Türkçeyi iğfal eden kısaltmalardan dem vurarak zararlarını savunuyor, diğer grup ise sosyal medya araçlarının uzağı yakın eden amaçlarını, bilginin evrensel hedeflerine ettiği hizmeti anlatması yönüyle faydasını savunuyordu. Böyle bir etkinliğe uzun süredir gitmemiştim ve benim için gerçekten etkileyiciydi.

Aslında neticeyi ortaya koyan sonuç bir nesneyi; ‘’  hangi amaç, hangi ölçü”  kısaca  sosyal medyayı  “ nasıl’’ kullandığınla ilgiliydi.

Münazara sonunda Türkçede meydana getirdiği tahribat nedeniyle aşağılanan ve sanık sandalyesine oturtulan  ‘’ sosyal medyanın ’’ kendisi oldu.

Bizler adımız ne olursa olsun yazar, çizer, sosyal medya kullanıcıları, ne olduğumuza bakılmadan hepimizin dilimize karşı sosyal sorumluluk bakış açısıyla kültürel mesuliyetlerimiz vardır. Bu mesuliyet kültür hiyerarşisi içinde ilk sırayı alan kendi dilimizi  yerinde kullanmaktan geçmektedir.

Yoksa öz dilimize bu kadar yıl dayattığımız travma karşısında ileride ‘’ sözcüklerimizin haklı  isyanı’’ ile yüzleşemeyiz.

 

 
Etiketler: , Sözcüklerin, İsyanı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
615 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
2277 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1064 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
1845 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2082 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2003 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
1971 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
1484 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
1897 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
1281 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
1130 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
1153 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
1706 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
2342 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2093 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
2301 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2561 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
2247 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
2421 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
2513 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
2399 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
2833 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
2667 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
2351 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
3989 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
1744 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
1708 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
1884 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
1973 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
1999 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2024 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
2083 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2141 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
2365 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
2277 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
2434 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
2433 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
2616 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
2593 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
2696 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
2796 Okunma.
Haber Yazılımı