Yazı Detayı
02 Aralık 2019 - Pazartesi 12:53 Bu yazı 3077 kez okundu
 
Sözcüklerin İsyanı
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

 

Kendimi ele verirken, itirafta ediyorum…

Bende bu önemli konuda tutarsızım.

Bunun üzerine şunu söyleyebilirsiniz; ‘’ halka verir talkını kendi yutar salkımı’’

Yani, ‘’kendi verdiği öğütlere, kendisi uymaz.’’

Haklısınız…

Öncelikle  kendimize birkaç soru sorarak başlayalım.

Dilimizde kullandığımız yabancı sözcükler bizi gerçekten hiç rahatsız etmiyor mu?

Kadim geçmişi olan Türkçemize yakışıyor mu?

Bu sorulara cevap aramak gerekiyor.

Dilimize pervasızca saldıran sözcüklerin büyük bir çoğunluğu risk analizi yapıldığında birinci derecede İngilizce, sırasıyla Fransızca ve Arapça…

Aslında bu durum çokta yeni değil.

Bir çok kaynaklara göre Göktürk yazıtlarında 1 civarında yabancı sözcüklere rastlıyoruz. Bunun da önemli bir kısmını Çince oluşturmaktadır. Yerleşik hayata geçen Uygurlar döneminde bu oran 1-12 arasında olurken, İslamiyet’in kabulü ile birlikte bilim dili Arapça, Edebiyat dili Farsça olarak kullanılmış, Cumhuriyet dönemine kadar bu iki dilin karması olan Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi adı verilen yeni bir dil oluşumu meydana gelmiştir.

Yani özetle zamanın ve koşulların ihtiyaçlarına göre bazen de ‘’yabancılaşma’’ ile dilimiz yoğun  bir baskıyla ciddi bir yabancı sözcük tazyikine uğramıştır.

Bunda bizim feraset eksikliğimiz yok mu?

Mesela; ‘’WC’’ yerine ‘’Tuvalet’’ desek; ‘’Restaurant’’ yerine ‘’Lokanta’’ diyebilsek; ‘’Plaza’’‘’İş merkezi’’ olarak ifade edebilsek ne kaybederiz?

Hiçbir şey… Tam tersi aslında çok şey kazanırız…

Türkçemizi yeniden kazanırız. Dil kültürümüzü yeniden tanımlarız.

Dilimize giren yabancı sözcükler zaman içinde milli kültürün içeriğini kirletmekte ciddi zararlar verebilmektedir. Bu sayede dilimize giren yabancı sözcükler dilimizi melezleştirmekte “kırma” bir dil yapısına zemin hazırlamaktadır. Oysa yapmamız gereken dilimize saflaştırma ve bu gibi çabaları cazip hale getirecek önlemler almak, benzer çabaları teşvik etmekten geçmektedir.

Geçmişte, görev yaptığım Çamlıyayla ilçesinde İlçe Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği harika bir okul münazarasına davet edilmiştim.

Aslında işimin yoğunluğu nedeniyle benzer etkinliklere katılabilmem biraz zordu ancak her nasılsa bu etkinliğe katılma imkanı buldum. Münazara çok faydalı, öğretici ve öğüt vericiydi.

Münazaranın konusu: ‘’Sosyal medyanın zararları ve faydalarıydı.’’

İki gurup öğrenciden bir gurubu eleştirel bir dille örneklemeler kullanarak sosyal medyanın zararlarını teşhire çalışırken diğer grup faydalarını izaha çalışıyordu.

Sosyal medyanın zararlarını anlatan grup akıllı cep telefonlarında artık klişe olan, ‘’tamam’’ yerine ‘’ok’’, ‘’ne haber’’ yerine ‘’nbr’’, ‘’selam’’ yerine ‘’slm’’, gibi Türkçeyi iğfal eden kısaltmalardan dem vurarak zararlarını savunuyor, diğer grup ise sosyal medya araçlarının uzağı yakın eden amaçlarını, bilginin evrensel hedeflerine ettiği hizmeti anlatması yönüyle faydasını savunuyordu. Böyle bir etkinliğe uzun süredir gitmemiştim ve benim için gerçekten etkileyiciydi.

Aslında neticeyi ortaya koyan sonuç bir nesneyi; ‘’  hangi amaç, hangi ölçü”  kısaca  sosyal medyayı  “ nasıl’’ kullandığınla ilgiliydi.

Münazara sonunda Türkçede meydana getirdiği tahribat nedeniyle aşağılanan ve sanık sandalyesine oturtulan  ‘’ sosyal medyanın ’’ kendisi oldu.

Bizler adımız ne olursa olsun yazar, çizer, sosyal medya kullanıcıları, ne olduğumuza bakılmadan hepimizin dilimize karşı sosyal sorumluluk bakış açısıyla kültürel mesuliyetlerimiz vardır. Bu mesuliyet kültür hiyerarşisi içinde ilk sırayı alan kendi dilimizi  yerinde kullanmaktan geçmektedir.

Yoksa öz dilimize bu kadar yıl dayattığımız travma karşısında ileride ‘’ sözcüklerimizin haklı  isyanı’’ ile yüzleşemeyiz.

 

 
Etiketler: , Sözcüklerin, İsyanı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
944 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1709 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2188 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1715 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1776 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1711 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2014 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1763 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1562 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2030 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
2853 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1744 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2366 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2494 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2592 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3080 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1557 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4189 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2283 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
2869 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2511 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
1918 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
1946 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1631 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1534 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3135 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1871 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2658 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2909 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2811 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2814 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2325 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2755 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2125 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
1964 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2005 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2535 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3147 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2930 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3123 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3374 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3067 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3276 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3319 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3226 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3705 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3476 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3158 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
4843 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2584 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2520 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
2909 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2794 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2819 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2850 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
2910 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2953 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3182 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3079 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3243 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3246 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3427 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3397 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3497 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3606 Okunma.
Haber Yazılımı