Yazı Detayı
15 Ekim 2020 - Perşembe 12:07 Bu yazı 2732 kez okundu
 
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…

Bu gün ilk göz ağrım, kızım Gökçe’nin ölümünün 13.yıl sene-i devriyesi…  Baharımın hazana, yazımın zemheriye döndüğü gün…

Düşünüyorum… İnananlar için;  “ölüm;  bir veda  değil ‘’ elbet…

Saatlerce anlatılmak isteneni tek bir cümle ile tanımlayan bu bilge kavram üzerinde bir duygu sağnağı yaşıyorum… Gözlerim yaşarıyor… Ah be diyorum… Kaç yıl oldu, daha kaç yıl geçecek sensiz… Geçmişe dalıyorum… Papatyaları çok severdi, hemde beyaz olanlarını...

Toroslar’da oturuyorduk o zamanlar… Akbelen şehir mezarlığının üst duvarı karşı çarprazındaki Sebahattin Çakmakoğlu ilköğretim okulundan onu almak için şimdilerde yapı yığınlarına dönmüş olan kırmızı gelincik, sarı papatya, sarı deve dikeni ve arsız ayrık otlarıyla bezenmiş çiçek dolu tarladan geçerdik. Annesiyle birlikte okuldan almak için yaya gittiğimiz dönüş yolunda bu tarladan annesine beyaz papatyalar toplayıp, anne bu senin demesini, bunu yaparken gözlerindeki mutluluğu hiç anımsıyorum.

Ve bir sonbaharda okullar açılırken Ankara’ya yolculuk için hazırlanışımız geliyor aklıma… Çok beklemiştik o günü… Bitmek bilmeyen yedi yıl… Nefes alıp vermede katlanılan, sıkıntı çekilen koca yedi yıl…

Doktor, skalyoza bağlı omurilik ameliyatı için ergenlik çağını beklemeniz gerektiğini söylediğinden bu yana  tam yedi yıl geçmişti. Gittikçe gelişen vücuduna korse provası için yıllarca Ankara’yı mesken tutmuştuk...

On dört yaşlarına gelmişti artık büyük kızım Gökçe…

Belki her şey değişecek skalyoz denilen omurilik eğimi ameliyatla düzeltilerek dik durması sağlanacak hemde akciğerine gelen baskıdan kurtulabilecek artık daha rahat nefes alabilecekti.

Ayrıca skalyozla gelen bu genetik kamburluk süreci ameliyatla halledilirse o ince uzun fidan gibi boyuyla vücut simetrisi düzelmiş olarak güle oynaya Ankara’nın o kasvetli havasından sıyrılıp yaşadığımız şehre, Mersin’ine dönebilecektik…

2007 yılının eylül ayıydı… Havaların serinlemesiyle rengarenk elbisesini çıkartıp sarı renkli baharlıklarını giyen yaz, insanoğlunun yaşam serüveninin son çeyreğini hatırlatan hazana dönmüş, sonbahara bırakmıştı yerini... Altı yaşlarındaki ortanca kızım Aleyna yeni başlamıştı ilkokula… Yine bir eylül ayında dünyaya gelen en küçüğümüz Firdevs Eylül ise daha üç yaşlarındaydı.

Dostlarımıza emanet ettiğimiz çocuklarımızla vedalaşmak biraz zor olmuştu. Çünkü bizlerin neyi beklediğini, gittiğimiz yerde ne kadar kalacağımızı bilemiyorduk. Zor olan bir  vedadan  sonra yola çıkmıştık.

Otobüs Pozantı yokuşuna sardığında kaset Ferdi Tayfur’un Emmoğlu şarkısını çalıyor,  şoför içten içe bir şeyler mırıldanıyordu. Sonbaharın getirdiği yorgunlukla yapraklarını dökmüş ağaçlarda, düzenli bir ritimle kuyruk sallayan saksağanların umursamaz hareketlerini izliyor, gevrek gevrek ötüşleri eşliğinde yeni bir başlangıç olarak düşündüğümüz Gökçe’miz ile ilgili gelecek  hayallerimiz,  taze umutlara iltica ediyordu.

Bir an bile olsa bize güzellikler yaşatan tek sığınağımız, demir attığımız limanımız  hayallerimizle hemhal olmuş düşlerimizden sıyrılıp kendimize geldiğimizde mesafe aldığımızı zannettiğimiz yolun bir türlü bitmek bilmediğini görüyorduk.

Sonunda akşam üstü Ankara’ya varmış, özel taksiyle ulaşımı sağlayarak teyzemizin evine yerleşmiştik. Yorgunluktan olsa gerek o gün uzun uzun sohbetler edemeden erkenden yatmıştık. Yarın bizi zorlu bir gün  bekliyordu. Doktor muayenesine gidecek kızımın hastane yatışını yaptıracaktık.

Ertesi gün erkenden kalkıp alel acele giyindikten sonra hep birlikte yola çıktık. Epeyce aradıktan sonra muayenesini bulabildiğimiz doktor önceden çektirdiğimiz röntgen filmlerini iki eline alıp, ışığa tuttuğunda epey geç kaldığımızı söylemiş, o an üstümüzden sanki kaynar sular dökülmüştü.

Doktor bu tür ameliyatların çocukken bile yapılabildiğini bu kadar beklemenin her şeyi zorlaştıracağını söylerken, söylenenleri algılamakta güçlük çekiyor, ne kadar istesem de kendimi toparlayamıyordum.

Biz ne yapmıştık!  Yaşadığımız şehirde parmakla gösterilen bir ortapediste güvenmiş, süreci başka doktorlarla sorgulamak aklımızın köşesinden geçmemişti. Doktorlara güvenmeyipte kime güvenecektik. Bu işin uzmanı onlardı. Dünyada tıp ile ilgili gelişmeleri takip etmesi gereken öncelikle biz değil onlardı. Alternatif doktor aramada gözümüz kör olmuştu sanki, belki de böyle olması gerekiyordu. İşte bunun adı kaderdi.

Büyük umutlarla bir eylül ayında Hacettepe’ye yatışınızı yaptırdığımız Gökçe’miz yaklaşık bir ay sonra bir ekim ayında girdiği bu zorlu ameliyattan çıkamamış, avucumuzun içinden kayıp gitmişti.

İşte o günde, bizim için en zor olan o günde… Tüm sessiz çığlıklarımızı, isyanlarımızı içimize gömdüğümüz o günde, baharımın hazana, yazımızın kışa hem de karakışa  döndüğü 15 ekim de Gökçe’mizi kaybetmiştik.

Gökçe’mizin vefatının üzerinden bu gün 13 yıl geçti. Geriye dönüp baktığımızda aklımızdan bir an olsun çıkartamadığımız, onun yaşlarda bir kız gördüğümüzde eğer yaşasaydı Gökçe’de muhtemelen bu yaşlarda 27 yaşında güzel bir genç kız olacaktı demediğimiz bir anımız olmadı.

Yaşam serüvenimizde hıçkırıklarla suladığımız anılarımız; zihnimizden, yüreğimizden tüm bedenimizden hiçbir zaman eksilmedi. Kim toplayacaktı artık beyaz papatyaları annesine…

Anneler babalara göre çok daha duygusal, daha hassastır... Annelerin her şeylerini dışa vurma gibi bir özgürleri vardır. Duygusuz gibi görünen içten içe yanan kavrulan babaların ise insanlar ne der ruhsal savruluşlarıyla böyle bir hakkı da böyle bir hukuku da yoktur. Dışa vurmaktan kaçındığı hissiyatlarını, sessiz hıçkırıklarını içine akıttığı gözyaşlarıyla sularken; çaresizliklerini, sessiz çığlıklarını içlerinde haykırırlar, acizliklerini de yine kendi içlerine hapsederler...

Her 15 Ekim’ de bu duygu sağnağını yaşayıp kalbimin acısını, kurumaya yüz tutmuş gizli gözyaşlarımla sularken inandığım ahirette  bizi diğer kız kardeşleriyle bekleyeceğini umut ediyorum. Belki buda benim bu dünyada kendimi teslim ettiğim tek umudum, belki de tek tesellim…

Ve her daim umudumu perçinleyen şu sözleri hep tekrar ederim:  ‘’ Ölüm; yeni bir yol, yeni bir başlangıç…’’  Ölüm; hasret şehrini birbirine bağlayan özlem köprüsü…’’  

İnandığım ahirette buluşmak umuduyla… Mekanın cennet olsun, ilk göz ağrım… 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: SESSİZ, HIÇKIRIKLARIM…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
543 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
883 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
913 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
342 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1210 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1321 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1845 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2335 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1860 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1918 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1843 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2151 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1906 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1699 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2174 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3026 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1878 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2503 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2627 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3223 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1691 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4357 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2415 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3001 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2650 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2054 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2103 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1763 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1671 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3286 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2006 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2792 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3037 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2945 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2961 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2482 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2895 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2286 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2106 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2142 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2677 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3275 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3083 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3263 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3523 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3199 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3422 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3457 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3370 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3877 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3609 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3295 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5020 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2721 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2655 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3083 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2940 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2965 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2979 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3041 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3225 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3083 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3330 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3216 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3390 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3374 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3564 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3537 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3634 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3742 Okunma.
Haber Yazılımı