Yazı Detayı
16 Mayıs 2020 - Cumartesi 13:47 Bu yazı 1107 kez okundu
 
POTANSİYEL BUDAMASI
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

POTANSİYEL BUDAMASI

 

Bu kıt aklımızla yıllarca  “bu ülkenin sanayi ve teknolojik geleceğini alanlarında yetkin ve uzmanlaşmış meslek okullarının (meslek lisesi, meslek yüksek okulu)” belirleyebileceğini düşündüğümüz gibi  yeri geldi  bazı platformlarda ifade  ettik .

 

Dün öngörebildiğimiz şeyleri Corona virüs pandemisiyle,   bu gün artık daha rahat görebiliyor, bu alana yönelmenin elzem ve ehemmiyetini daha iyi anlıyoruz.

 

Pandemiyle birlikte meslek lisesi öğrencilerinin teknik öğretmenlerinin yönlendirme ve katkılarıyla maske üretiminden tutunda dezenfektan ve hatta solunum cihazı üretimine kadar pek çok alanda yetkinlerini milli üretime katkılarıyla ispat ettiklerine şahitlik ettik. İmkân verilir ve koşullar sağlanırsa ‘’bu ülkenin ötelenmiş çocuklarının’’ neler yapabileceklerini, neler başarabileceklerini hep birlikte gördük.

 

Bakın dünya maske ve solunum cihazına muhtaç olmanın getirdiği çaresizlikle birbirlerinin tıbbi malzeme ihtiyaçlarını gasp ederken biz ülke olarak meslek liselerinin ürettiği malzemelerle kendi ihtiyaçlarımızı görmenin yanında dışarıya malzeme yardımı yaparak soft power ‘’yumuşak güç’’ potansiyelimizi dosta düşmana nasılda ispat ettik ve ediyoruz da.

 

Derler ya ‘’ bir musibet, bin nasihatten evladır.’’

 

Bu musibette tıpkı daha önceleri olduğu gibi her alanda toplum olarak bizi öyle bir kendimize getirdi ki bu sayede sosyolojik ritüellerimizi, geçmişimize dönük bir çok şeyi yeniden keşfetmenin önemine haiz olurken, üretim alanında meslek okullarına fırsat tanınırsa neler yapabileceklerini önü açılırsa ülkeyi geleceğe taşımadaki rolünü  açıkça gösterdi.

 

Oysa geçmişten bugüne   uzman olmadığımız bu konularda bile sadece okuyup  yazan olabildiğince gündemi takip eden biri olarak, olması gerekeni zaman zaman yazdık çizdik, zaman zaman söyledik.

 

Her şeyden önce başarının olmazsa olmaz koşulunun öncelikle meslek liselerine nitelik kazandırmak gerektiğini, üniversite sınavından yeterli puan alamayan öğrencinin zorunlu eğitim–öğretim ikametgahının meslek liseleri olmaktan çıkması  gerektiğini bu alanın tam tersi  önemsenen,  rağbet edilen bir alan olması gerektiğini yeri geldi hep ifade ettik.

 

Dünü ve bugünü, günahıyla sevabıyla şöyle bir projekte ettiğimizde karşımıza çıkan tablo hep şuydu:

 

Meslek liseleri, yetersiz devlet planlaması yanında illerdeki sanayi odalarının her alandaki meslek liselerini yeterince sahiplenmemesi birde kat sayı engeliyle ‘’ vasıfsız yığınların ‘’  meslek liselerinde öbekleşmesine eğitim-öğretim kalitesinin dolayısıyla mesleki eğitimdeki başarı kalitesinin ayaklar altına düşmesinin kaynağıydı.

 

Oysa mesleki eğitim, bir ülke için eğer sanayi ve teknoloji alanında mesafe almak irtifa kaydetmek istiyorsa olmazsa olmazların başında gelmesi gereken bir alandı.

 

Misal geçmişten bu güne sanayi ve teknolojide Almanya’yı bu kadar güçlü kılan, biraz araştırırsanız mesleki eğitim planlaması ve bu alana verdiği değer olduğunu görürsünüz.

 

Ancak bunun için öncelikle meslek liselerinin üvey evlat konumundan çıkartılıp, gelen bütün iktidarların bunu devlet meselesi dolayısıyla bir ‘’beka meselesi’’ olarak görüp gerekli finansman ve alt yapı sorununu çözmesi gerekiyordu.

 

Yeterli alt yapı ve finansman desteğinden yoksun, eline belki bir tornavida veya matkap almamış öğrencinin meslek liseleri ve meslek yüksekokullarından mezun olduklarında ülkenin geleceğine mesleki manada nasıl bir katkı sunabilir bu tartışılır.  Oysa meslek liseleri ve meslek yüksekokulları bu ülkenin sanayi ve teknoloji gelişmişliğine dönük olmazsa olmazı ve bir beka sorunudur.

 

Geçmişe dönüp bakıldığında iktidarlar,  siyasi kararlarıyla günahına sebep oldukları meslek liselerini kat sayı engeliyle durdurarak yeterince yetişememiş meslek liselerinin üniversiteye geçiş yolunu da  tıkayarak vasıfsız bir nesil, kalifikasyonu düşük bir topluma yönelişte büyük hatalara sebep oldular.

Ben hep şuna inanmışımdır. Orta zekâda hatta orta zekanın bir tık altında bile olsa her bireyin yetenek veya el yatkınlığı olduğu bir alan mutlaka vardır.

Okul öncesinden başlayarak, ilkokul sonunda öğrencinin ilgi, yetenek ve başarı rezervlerine göre yetkin oldukları alanları  ‘’sondajlamayla’’ keşfedip bunu iyi bir planlamayla mesleki, akademik, spor, sanat, tarım veya imam hatip ortaokullarına  yönlendirilse devamında ise lise ve üniversite yıllarını dolu dolu geçirterek  alanlarında başarılı, yetkin ve uzmanlaşmaya dayalı meslek insanları yetiştirebilir, ülkenin geleceğine önemli katkılar sunacak ehil insanlar formatlayamaz mıyız?

Örneğin fen liseleri, Anadolu liseleri ya da kolejlere gidecek öğrenciler, öncesinde bu okulların ortaokullarına, meslek liselerine gidecek olanlar da daha fazla geç kalmadan mesleki ortaokullara yönlendilerilse sosyal bilimler ve teknik bilimler olarak kategorize edilerek uzmanlaşmaya dönük bir adım atılabilir.

Bu yazıyı yazmadan önce dünya bu teknolojik alt yapısını nasıl kurguluyor diye biraz araştırdım. Keza bunda en başarılı örnek Kanada başta olmak üzere Almanya gibi birçok Avrupa ülkesi yanında klasik Japonya örneğinde olduğu gibi bazı uzak doğu ülkeleri gösterilebilir. Mesela Kanada’da ülkenin  Sanayi ve Ticaret Odalarının  meslek okullarının  başta finansman kısmını sahiplenmenin yanında koyduğu keskin kuralarla bu süreci yönettiğini görüyoruz.

Ülkemiz mesleki eğitim yapılanmasında şurası kesin; meslek liselerine yeterli yeterlilik ve yetkinlik kazandırılmadan, yani, eline her tornavida alan, ben meslek erbabıyım demeye devam ettiği sürece, taşlar yerli yerine oturmaz, oturamaz.

Pandeminin en azgınlaştığı süreçte Hatay, İstanbul ve Bursa illerimizde meslek liselerinin N95 standartında maske, dezenfektan üretim başarıları bize umut vermişti. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan bu toplumun beklentileri hala çok yüksek. Kronik sorunun çözümü için mesleki eğitime ve bazı alanlara yönelik planlama çalışmalarını biliyoruz. Yine biliyoruz ki ‘’eğitim bir gelecek planlaması’’, dolayısıyla yıllarca yazboz tahtasına dönmüş eğitim sistemimizi ufak revizyonlar dışında bir daha dönülmeyecek şekilde kurgulamak gerekiyor. Bu iş kolay olmasa da geleceğe koşar adımlarla yürümek isteyen ancak ‘’ zihniyetleri budanmış’’larca ‘’ potansiyel budaması’’ yaşatılan bu milletin çocuklarının bu gün beklemeye artık daha fazla tahammülü olmadığının bilinmesi gerekiyor.

Sözün özü; yarınlarda dünyanın konuşacağı bu ülkenin yarım yamalak her şeyi bilen değil; tek şeyi bilen ama iyi bilen her alanda uzman insan rezervine ihtiyacı var.

 
Etiketler: POTANSİYEL, BUDAMASI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
517 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
2258 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1047 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
1823 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2062 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
1982 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
1951 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
1464 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
1879 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
1260 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
1137 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
1685 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
2323 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2075 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
2285 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2538 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
2229 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
2404 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
2493 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
2380 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
2815 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
2649 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
2336 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
3968 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
1722 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
1690 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
1864 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
1956 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
1982 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2004 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
2065 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
2214 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2123 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
2348 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
2255 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
2416 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
2414 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
2599 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
2573 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
2676 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
2778 Okunma.
Haber Yazılımı