Yazı Detayı
04 Nisan 2020 - Cumartesi 11:32 Bu yazı 1763 kez okundu
 
Öldürmeyen, Güçlendirir!
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

Ünlü Alman filolog Friedrich Nietzsche: "Öldürmeyen şey,  güçlendirir" der.     

Covid-19 vakasının tüm dünya için bir milat olacağı artık kaçınılmaz olarak ortada iken  neticeden en büyük etkiyi ülke olarak bizim hissedeceğimiz neredeyse kesin görünüyor. Bunu yaklaşık son 50 yıllık siyasal tarihimiz, benzer örneklerle bir anlamda teyit ediyor.

1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı ve sonrasında yaşadığımız silah ambargosu, dış  kaynaklı ihtilaller, e-muhtıralar, yine dış destekli 1984’te başlayıp devam eden terör hadiseleri, savunma sanayimize dönük dış alımlarda yaşadığımız çıkmazlar ve tehditler gibi sayabileceğimiz onlarca örnek bizi öldürmediği gibi öylesine güçlendirdi ki kendi göbeğimizi kendimizin kesmesine adeta fırsat tanırken milli üretim seferberliğine mecbur kıldı bizi.

Bu gün savunma sanayindeki milli üretime dayalı 70’e varan teknoloji üretim kapasitemizle terör odaklarına karşı ülke savunmamızı dışarıya bağımlı olmadan gerçekleştirebiliyor iken, ‘’hard power’’ ( sert güç) potansiyelimizle şer odaklarının tepesine binerek korku salarken, ‘’soft power’’ (yumuşak güç) etkisi yaratan kapsayıcı ve kucaklayıcı devlet fıtratımızla da  dostlarımıza  güven veriyoruz.

Benzer serencamı bir anlamda biyolojik kökenli Covid-19 vakasıyla yaşayacağımız neredeyse kesin gibi görünüyorken, bu kez millet olarak bizi sarsacak olan ne sırtlan refleksli devletlerin çıkar odaklı tasallutları nede demokratik yönetimlerimizi değiştirmeye dönük ihtiras dolu hayalleri.

Bu kez düşman aynı cephede birlikte savaşmamız gereken kelebek etkisiyle tüm dünyayı tehdit eden, fragmanına biraz göz attığınızda ancak fantastik bilim kurgu filimler de izleyebildiğimiz süper devletlerin dahi baş edemediği ortak bir düşman, hareket kabiliyeti yayılma hızı yüksek kısaca kendi küçük ancak etki potansiyeli  büyük öldürücü bir virüs.

Yaşadığımız ve yaşayacağımız Covid-19 vakası ile yitirdiğimiz insan kaybımız ölçeğinde bu küresel dalgadan daha da güçlenerek çıkıp bu kez tezvirat yüklü tüm eleştirilere rağmen ancak bu gün farkına varabildiğimiz sağlık alanındaki gücümüzü farmakoloji alanında milli ilaç, tıbbi malzeme ve belki de robotik alanlarda üretimle perçinleyerek yolumuza devam edeceğiz.

Zaten yakın zaman önce kendi yerli ilaç sanayimize dönük çalışmalarımız başlamıştı, bu çabayı bu gün ülkemizin ihracatçı birliklerinin topyekun çabaları ile günde 1 milyon maske üretiminden 2 milyona ve ayda 40 milyona varan oranda üretime geçerek desteklemeye devam ederken, ‘’dezenfektan’’ üretiminde de milyonlarca litre dezenfektan üretmeye devam ediyoruz.

Yazımı, bir örnekle yitirdiği kayıplarla büyük acılar yaşayan bir ülkenin Hollanda’nın, kaderi gibi görünen bir olguyu nasıl değiştirdiğini veya değiştirmek zorunda kaldığını anlatarak bitirmek istiyorum.

Hollanda neredeyse tüm toprakları deniz seviyesinin altında olan bir ülke…

1953 yılının kışında büyük bir fırtına ve yüksek dalgaların getirdiği sel ile büyük bir doğal afet yaşar. Bu afette; zenginiyle, fakiriyle ayırt gözetmeksizin tüm kesimleriyle binlerce insan boğularak ölür.

Bu vaka Hollanda için o gün artık kader gibi görünen bir olgunun kırılması gerektiğini ortaya koyar. Tüm Hollandalılar bu olaydan sonra yemin eder ve aynı polderde yaşayanlar olarak tüm kesimleriyle hep birlikte bu olguyu bir kader olmaktan çıkartıp atlatmak zorunda olduklarını anlarlar.

Bu olaydan sonra denizden gelen sel felaketine karşı tüm kesimleriyle çok pahalıda olsa devasa bariyerler oluşturarak kader sanılan bu olguyu kırarak benzer bir vakanın bir daha yaşanmasının önüne geçerler.

Söylemek istediğim şey şu; önemli olan yaşanan her tecrübeden, dersler çıkarmaktır. Çünkü ‘’insan, sadece tecrübelerinden değil; tecrübelerinden aldıkları dersler nispetinde kendini geliştirir.’’ Devletlerde insanlar gibidir. Devletlerinde hafızası vardır. Dolayısıyla devletlerde kendi kurumsal hafızası yanında ‘’ toplumsal hafızasını’’ da feedbackleyip sürekli aktüalite ederek yaşadıklarından dersler çıkartıp hata riskini en aza indirmekle mükelleftir.

Dolayısıyla sadece devlet denilen organizma değil, toplum olarak bizlerde bu yaşadıklarımızdan dersler çıkartacak, sosyal yaşamımızda klişeleşmiş bir çok şeyi değiştirirken, aslında var olmakla birlikte bu gün birbirine mesafeli aile ve akraba olgusunu kendi içimizde yeniden güncelleyerek içselleştireceğiz.  

Dünyada Covid-19’den sonra terörle beslenen devletlerin terör algısı değişecek. Artık insan kullanılarak değil, mikrobiyolojik etki üzerinden planlamalar gündemlerine gelecek. Ülkelerin savunma sanayinde konvansiyonel silahlar yanında ağırlıklı artık bakteriyel ve viral etki yaratan biyolojik silahlar ağırlıklı savunma envanterinde yerini alacak. Ekonomik savrulmalarda yaşanan sonuç ile insan faktörü en aza indirilerek yapay zeka üzerinden geliştirilmiş durup dinlenmeden 7/24 çalışan üstün robotik tasarımlar, hizmet sektörü ve ağır sanayide istihdam konusu olarak devreye girecek. 

Sözün özü,  gelecekte önemli ‘’ devrimsel dönüşümler’’ bir ‘’ transformasyon süreci ‘’ bir ‘’kabuk değişimi’’ bizleri bekliyor.

Tüm bunları okuduktan sonra belki benim için bir ‘’ kurgu stratejisi ‘’ diyebilirsiniz.

Ancak demedi demeyin!

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Öldürmeyen,, Güçlendirir!, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
277 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
707 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
586 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
580 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
1169 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
1816 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
1540 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2022 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
1717 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
1877 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
1982 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
1858 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
2300 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
2152 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
1827 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
3451 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
1215 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
1179 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
1352 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
1436 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
1463 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
1490 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
1539 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
1695 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
1611 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
1808 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
1746 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
1897 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
1901 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
2081 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
2063 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
2163 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
2257 Okunma.
Haber Yazılımı