Yazı Detayı
28 Ağustos 2020 - Cuma 14:19 Bu yazı 2658 kez okundu
 
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

LOZAN, YUNAN  ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ

Tarih dikiz aynasıdır, gelecekle ilgili yolculuğunuzda yarınları iyi analiz etmek isterseniz bazen geriye bakmanız gerekebilir.

Elbette sürekli arkanıza bakarak yürüyemezsiniz. Ancak arada birde arkanıza bakıp geçmişten dersler çıkartarak geleceğe dönük mesafe almak isterseniz, tehlike tabelası konulmadığı için düştüğünüz bir çukura  düşme  tehlikesini tekrar yaşamazsınız.

Tarih geçmişle ilgilidir ancak gelecekle de ilgilenmek zorundadır. Bunu yapmazsanız tarih tekerrür etmez belki ancak olaylar, olgular tekerrür edebilir. 

Buradan şuraya gelmek istiyorum. Bazen geçmişe bakmak, tarihle yüzleşmek gerekiyor. Mutlak olarak tarihi değiştiremezsiniz ancak tarih illaki bir dogmalar zinciri olmadığı gibi  eleştirilmez de değildir.

Bundan dolayıdır ki geçmişteki zaafiyetlerimizden, hatalarımızdan  dersler çıkartarak gerek iç gerekse dış politikada artık hata yapmamak gerekiyor.

Bugün Türkiye, Doğu Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerle kıyaslandığında en büyük deniz yetki sınırına sahip olmasına rağmen Doğu Akdeniz’den sökülüp atılmaya çalışılıyor.

Bu gün Ege’de yaşadığımız adalar sorunu; 1911 yılında İtalya ile yaptığımız Trablusgarp savaşı sonucu imzaladığımız Uşi anlaşması ile adaların İtalya’ya bırakılması ile başlasa da elimizden tamamen çıkması 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Anlaşmasının 15.maddesi ile  İtalyanlar lehine feragat edilmesiyle gerçekleşmiştir.

1947 tarihli Paris antlaşmasına davet edilmesine rağmen nasıl olsa sonuç alamayız endişesiyle konferansa katılmayan Türk hükümetinin duyarsızlığı, İtalya’nın bize ait olan elindeki 12 adayı Yunanistan’a terketmesiyle sonuçlanmış bu günkü adalar kronik sorununun temeli o gün atılmıştır.

Yina Lozan Anlaşmasının 12.maddesi ile Doğu Akdeniz’deki adalar kesin olarak Yunanistan’a bırakılırken  Türkiye İmroz ,Bozcaada ve Tavşan adaları ile yetinmek zorunda bırakılmıştır.

Bu gün geçmişte yaşadığımız bu benzeri bir sorun Doğu Akdeniz üzerinden yeniden kurgulanmaya çalışılıyor. Türkiye geçmişte yaşadığı bu acı reçetenin benzerini Ege ve Doğu Akdeniz için reddederken ‘’sistematik yalnızlığı’’ onu onurlu dik duruşundan vazgeçirmiyor.

Çünkü ‘’büyük devlet refleksi’’ bunu gerektiriyor.

Biliyoruz ki Ege ve Doğu Akdeniz’de taviz vermek ardı arkası kesilmeyecek sistematik tacizi getirecektir. On milyon nüfuslu ekonomisi iflas etmiş bir ülkenin, 83 milyonluk  dev bir ülkeye kafa tutmasını, mahallenin çapulcu serserilerine güvenen sıska bir çocuğun, mahallenin güçlü ve civanmert abisine  meydan okumasına benzetebiliriz.

Aslında bu cevval ancak sıska çocuk; meydan okumayı bırakıp işi kavgaya dönüştürdüğü an bu çapulcu abilerine rağmen iyi bir meydan dayağı yiyecek.

Askeri stratejide bir kavram : ‘’ Potansiyeliniz, stratejinizle uyumlu olmalıdır.’’ der.

Ne kadar strateji yaparsanız yapın eğer bir güç potansiyeliniz yoksa ne masada bir karşılığınız vardır nede sahada…

Bu gün Fransa başta İtalya, Mısır, İsrail ve BAE gibilerinin potansiyeli ile sahte kabadayılık yapmaya çalışırken ciddi bir mücadele stoğu olmayan ‘’sığıntı sünepeliği’’ yaşayan Yunanistan, kalınlığını bilmediği bir buz tabakasının üzerinde yürüdüğünü bilmeli, kazara bir hata yaparsa elindeki adalarında elden gideceğini bunun bedelini ağır ödeyeceğini iyi hesap etmelidir.

Türkiye’nin senaryosu gayet açık. Eğer Oruç reise müdahale ederseniz yanarsınız diyor. Bunu bir kurgu ile anlatmak gerekirse ‘’ eğer senaryoda silah tanımlanmışsa; filmde mutlaka patlar!’’ İşte bunu sığıntı sünepesi Yunanistan’ın ve arkasındaki çapulcu krosunun iyi hesap etmesi gerekebilir.

Ortada böyle bir durum varken kendi iç cephemizde, muhalefetimizde bir destek açıklamasından ziyade bir umumi efkar  beklentisi, dış kamuoyu ne der tepkisizliği var.

Bu bir siyasal ahlak üşümesidir. Oysa duygularımızın siyasal ahlakımızı çarmıha germesine, siyasetin politik minyatürleşmesine izin vermemeliyiz. 

 

 

 

 
Etiketler: LOZAN,, YUNAN, , ŞIMARIKLIĞI, VE, MUHALEFETİMİZ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
743 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
889 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
922 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
348 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1217 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1329 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1855 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2345 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1867 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1926 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1851 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2163 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1915 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1707 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2181 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3035 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1884 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2518 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2646 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2740 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3232 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1700 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4362 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2422 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3009 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2060 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2116 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1772 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1678 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3293 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2013 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2798 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3046 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2952 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2968 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2489 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2903 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2293 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2113 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2148 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2685 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3281 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3090 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3270 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3531 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3207 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3433 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3463 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3376 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3885 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3616 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3302 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5028 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2729 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2664 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3096 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2947 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2972 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2987 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3048 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3233 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3091 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3337 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3223 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3397 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3383 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3572 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3544 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3641 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3749 Okunma.
Haber Yazılımı