Yazı Detayı
11 Temmuz 2020 - Cumartesi 12:31 Bu yazı 1090 kez okundu
 
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

 KLAVYE GLADYATÖRLERİ

Türkiye, sosyal medya düzendışılığı üzerinden üç sorunla karşı karşıya…

Birincisi; Ulusal güvenlik… İkincisi; Finansal güvenlik… Üçüncüsü ise; Toplumsal güvenlik…

Sosyal medya üzerine disipline tedbirler gündemde olunca, bu alan üzerine analiz yaptığımda gerçekten dehşete düştüm.

Hoyratça kullandığımız kişisel verilerimizin toplumsal ve ülkesel pencereden bizleri karşı karşıya bıraktığı güvenlik menşeili somut gerçekler tüylerimi ürpertti…

Ulusal güvenlik sorununa neden olan bu, ‘’Veri madenciliği’’ kavramının ne olduğunu, hangi amaca hizmet ettiğini isterseniz birlikte değerlendirelim.

Veri madenciliği; bir şehirde, ülkede, bölge ya da kıtada yaşayan insanların hayatına dair ‘Sosyolojik röntgenidir.’

Kısaca bir ülkenin toplumsal dokusunun; tercihlerini, kararlarını, isteklerini, düşüncelerini, eğilimlerini kısaca sayısız farklı özelliğini tanımlar.

Farklı başlıklarda ele alınabilen insanlara ait bir özellik olarak insan doğar, büyür toplumsal bir varlık olarak insanlarla iç içe yaşamak zorundadır. Nüfus cüzdan kimlik bilgilerinizin hastane kayıtlarına girilmesinden tutunda hayatınızı tüm evreleriyle sürecin toplumsal dinamikleri olarak aralıksız bir şekilde kayıt altına alarak devam eder.

Ve günün sonunda tanımlayıcı olması yönüyle herhangi bir kişi, grup yada devletler tarafından belli çıkarımlar doğrultusunda incelenmesini, değerlendirilebilmesini ve çıkarımlar yapılarak kurgulanmasını sağlar.

Ülkeler arasında yapılan, ‘’Kontrespiyonej (karşı casusluk) faliyetler, üçüncü dünya ülkelerinde sıkça yapılan darbeler veya kontrollü kaos’’ gibi toplumsal hadiselerin kaynağı olma özelliği ile  sosyal medya veri madenciliğini öne çıkartan;  toplumların duygusallıkları, zaafiyetleri, insan yapısı ve toplumsal duyarlılıkları üzerinden planlamalara aracılık etmesinden gelmektedir.

Hoyratça teşhir ettiğimiz özelliklerimizin, tepkilerimizin, duygusallıklarımızın veya tercihlerimizin ülke, toplum ve millet olarak götürebileceği  büyük tehlikeyi şimdi biraz daha iyi anayabildik mi?

Bizler  kişisel hedefler üzerinden, örneğin; hakaret, küfür gibi ahlaksızlıklar üzerinden sosyal medyayı hep eleştirdik. Oysa asıl sorunun bir ulusal güvenlik sorunu olduğunu veri madenciliğini kullanıp bunun üzerinde toplumsal, askeri, istihbari ve siyasi  planlamalar yapan ülkelerin niyetlerine veri teşkil edebileceği gerçekliğini daha iyi anlayabilmeliyiz.

Örneğin, 2010 yılında Tunus’ta başlayan ‘’ Arap Baharı’’ sosyal tepkisinin; ABD’nin çıkarlarıyla örtüşmediği otoriter ülkeleri ( Libya, Suriye) cehenneme çevirirken, ABD’ye makul otoriter ülkeleri ( Mısır, Sudi Arabistan, BAE, vb.gibi) ülkeleri nasıl koruduğunu ifade etmek iyi bir örnek olması bakımından önemlidir.

Tüm bunlar sosyal medyanın bir, ‘’Ulusal güvenlik sorunu’’ olması yönüyle birinci neden…

Birde ikinci neden olarak, ‘’Ekonomik güvenlik’’ sorunu var sosyal medyanın. Bu aslında sömürü yoluyla vergiden kaçarak ülke ekonomisini sömürme ve çökertme sorununu da birlikte getirmektedir.

Mesela hemen hemen tüm dünyada üçüncü dünya ülkesi görülen Tayland veya  BAE gibi kabile devletleri  dahil bir çok devlete sosyal medya patronları veya kurumları ( Facebook, twitter, instagram veya netflix gibi) ülkeler bazında şikayetleri denetlemek ve gidermek için temsilci bulundurup içerdiği reklam nedeniyle vergi öderken bir sosyal medya düzenlemesi olamayan Türkiye’de yıllarca denetimsiz at koşturması vergiden sürekli kaçması Türk insanının sosyal medya zaafiyetini kullanarak büyük reklam paraları kazanırken vergiden kaçması başıboş sosyal medya alanına çeki düzen verilmesini zorunlu kılıyor.

Artık sosyal medya kurumlarının ülkemizde ofislerini açması, vergilerini ödemesi, hukuk karşısında da sorumlu olmaları gerekiyor.

Son olarak Bakan Albayrak’ın eşi hanımefendiye sosyal medya üzerinden fütursuzca yapılan hakaret artık bir düzenlemeyi bu alana çeki düzen vermeyi zorunlu kılan diğer neden...

Elbette bende sosyal medya kullanıyorum veya sosyal medyaya da karşı değilim...

Karşı olduğum sosyal medyanın, bazı trol karakterli insanların özellikle toplumsal yaşamda karşılığı olmayan bazı pısırık işe yaramaz sünepe insanları güç alanı haline dönüştürmesi, bu alanı kullandırarak adeta minyatür dev haline dönüştürürken dur durak bilmeden her saniye yazdıkları yalan, iftira, hakaret, dalkavukluk gibi iğrenç davranışlara zemin hazırlaması...

Ben gücünü karakterinden almayan bu sosyopat tiplere, ‘’ Klavye gladyatörleri ’’ diyorum.

Oysa yalan, iftira, hakaret… Kimseye bu hakkı vermez. Sosyal medya özgürlük alanı diyoruz, bilmiyoruz ki başkasının özgürlüğünün başladığı yerde bizim özgürlüğümüzün bittiğini…

Bir ülkede hukukun üstünlüğünü kabul ediyorsak, başkalarına hakaret edilmesini kimse ifade özgürlüğünden saymamalıdır.

Bir ülkenin hukuku; yurttaşlarını her türlü yalandan, iftiradan, hakaretten koruyamıyorsa orta da  hukuksal bir sorun olduğu gibi yönetsel yetersizlik var demektir. Suça ve suçlulara imtiyaz tanınıyor demektir...

Bunun içindir ki devletin;  kendini koruyabilme içgüdüsü ile ulusal güvenlik, finansal güvenlik ve toplumsal güvenlik sorununu gidermek için bir an önce sosyal medyaya çeki düzen verme, toplumsal endişeleri giderme sistematiğine ihtiyaç vardır.

Artık sosyal medyada ajitasyon yapan bu tip, ‘’Çapsız piyadelere’’ yeni bir düzenlemeyle,  ‘’Sifon çekme refleksi’’ geliştirerek sosyal medya da bitirmek gerekiyor.

 
Etiketler: KLAVYE, GLADYATÖRLERİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
382 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
642 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
2304 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
1870 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2105 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2025 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
1993 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
1507 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
1922 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
1304 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
1157 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
1175 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
1731 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
2364 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2116 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
2326 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2581 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
2271 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
2442 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
2535 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
2421 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
2856 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
2690 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
2374 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
4013 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
1767 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
1730 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
1909 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
1999 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2024 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2046 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
2106 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
2254 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2163 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
2391 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
2299 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
2456 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
2456 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
2639 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
2615 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
2720 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
2819 Okunma.
Haber Yazılımı