Yazı Detayı
19 Eylül 2020 - Cumartesi 10:32 Bu yazı 4357 kez okundu
 
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

KARAKTERLİ YALNIZLIK!

‘’Devletler, belirginleştikçe belirsizleşir.’’

Belirsizleştikçe, yalnızlaşır. İşte bu bir değerli yalnızlıktır.

19yy.süper gücü İngiltere için kullanılan ‘’ muhteşem yalnızlık’’  kavramını benzer bir şekilde ‘’ değerli yalnızlık’’ olarak özellikle iç muhalefet biraz da küçümseyerek sıkça kendi devleti için kullanılmaya çalışılıyor.

Batının çıkarlarına hizmet etmeden demokratik değerleri savunmak, 2013’te darbeyle iktidar değişikliği yaşayan Mısır’ da ABD güdümündeki Sisi’ye karşı mesafeli duruş göstermek, 2011 yılından bugüne halkını katleden Esad’a karşı gösterilen devlet refleksi işte tüm bunlara karşı ‘’demokratik değerleri ve insan haklarını savunma’’  mottosunu ölçü kabul ederek bir mesafe koymak konseptinin adı iç cephe yönüyle maalesef değerli yalnızlık olarak tanımlanmakta eleştirilere konu olmaktadır.

Tüm bunlar yanında bu gün Yunanistan ile diyalog çağrısı yapan ancak  Yunanistan’ın diyalogsuzluk  ısrarına bir şey söyleyemeyen, Yunanistan ve İtalya’nın haksız ve hukuksuz istekleri ve kışkırtıcılığı,  artık bir Hristiyan kulübü olarak görülen AB’nin bu haksız ve hukuksuz tarafta yer almasını Türkiye açısından değerli yalnızlık olarak gören kendi muhalefetimizin konuyu siyasal manipülasyon olarak siyasete alet etmesi ayrı bir muamma olarak üzerinde düşünülmesi gerekmektedir.

Maalesef batının geçmişten bu güne en kullanışlı enstrüman olarak gördüğü demokratik değerleri kendi çıkarlarına alet etmek gerçeği,  Mısır’daki Sisi’yi her zaman elinin altında her an kullanabileceği bir çıkar aracı olarak kullanma rüyası, Libya’daki darbeci Hafter‘e verilmeye çalışılan destek karşılığında Libya petrollerinden pay kapma hayali, Rusya’nın Esad’ı; batı Suriye’de dolayısıyla doğu Akdeniz’de elde ettiği iki önemli üs karşısında koruma refleksi,  bu değerlerin aslında çıkar için nasıl kullanıldığını ortaya koyarken Türkiye’yi bu çıkar odaklı çapsızlıklar karşısındaki onurlu duruşuyla eleştirenler ‘’devletlerinde bir duruşu olmalı’’ manifestosu karşısında ‘’ısrarla bu devletlerle işbirliğini ve batı rüyasını’’ vurgulamaları, muhalefetimiz açısından bana göre içler acısı bir durum olarak görmek gerekir.

İşin enteresan tarafı kendi muhalefetimizin tıpkı batının yaptığı gibi ‘’ demokratik enstrümanları’’ diline pelesenk ederek iktidarı kendi iç siyasal zeminimizde ‘’ demokrasi katili’’ anti demokratik uygulamaların aracı olarak görmeleri ayrı bir çelişki iken, ağızlarından hiç düşürmedikleri bu değerler karşısında Suriye ve Mısır’da ki yönetimle uzlaşmayı, İsrail’le yakınlaşmayı dayatmaları özünde bu değerlere nasıl baktıklarını da göstermektedir.

Kısaca bu değerler sadece kendi muhalefetimiz değil, tüm dünya açısından aslında bir çıkar aracı olarak görüldüğü çok açıktır. Bu değerlerin varlığı söylenirken uygulamada tersinin yapılarak gerçekte böyle bir değer veya değerler silsilesi olmadığı ifade edilmeye çalışılmaktadır.

Oysa tüm bunlar karşısında bana göre devletlerinde bir duruşu olmalı demokratik değerler, insan hakları üzerine söylenenler sadece sözden ibaret değil aynı zamanda pratikte de  bir karşılığı olmalı diyebilmek, bunu savunmak bunu yalnızlaştırma olarak görmek bir çelişkidir.

Bizim özellikle muhalefetin farkında olamadığı şey Türkiye tüm bunları söylerken aynı zamanda bu söylemler üzerine bir devlet duruşu bir devlet refleksi göstererek aslında değerlerini tüketmiş batıya ve tüm dünyaya bir manifesto sunmanın yanında bir onurlu devlet duruşu gösteriyor.

Bu gün  tüm bu çelişkileri ortada olan Batı, Türkiye’nin bu onurlu duruşuyla  Orta Asya’dan , Orta Doğu’ya, tüm Afrika’sından Balkan halklarına kadar   yumuşak güç etkisi karşısında Türkiye’ ye  içten içe  hayranlık beslerken kendi içimizde bu muazzam potansiyeli anlayamamak üzerine kurulu bir ‘’algısal yetmezlik’’ sorunuyla karşı karşıya olduğumuzun bilinmesi gerekir.

AB yüksek temsilcisi Borrell’in,  Türkiye’nin  ( soft power) yumuşak gücünün  etkisinin kendi coğrafyasını aşarak kendi dışındada yayılmaya başlamasını  “ eski imparatorluklar geri gelmeye başladı. Bunlardan biri de Türkiye...’’  demesi  işte bu karakterli dik duruşu yanında gerek diplomasi ve silahlı gücüyle oyunları bozabilme kabiliyetinin gerekse dünyanın ezilmiş mazlum halklarına umut olabilme potansiyelinin bir sonucudur.

Burada Borrell tarafından bahsedilen yakın zamanda ortaya atılan ‘’neo-Osmanlıcılık’’ adı altında    orta çağı kapatıp yeni çağın süper güçlerinden biri olan Osmanlı’nın Türkiye ruhuyla, güç ve kudretini yeniden kuşanması, batının sömürgeci geçmişinin aksine etki alanındaki bölgelerdeki yapıcı ve inşa edici bölgenin enerji kaynaklarını bölge halkının refahı için kullanan bir anlayışı yeniden idame ettirme refleksi olarak görmek gerekir.

Türkiye ilk defa yalnız kalmıyor. Geçmişten bu güne kendi menfeatlerini hakka ve hukuka uygun olarak ne zaman korumaya kalksa Batı tarafından ya darbe ile test edilmiş yada yalnız bırakılmıştır. Buna en iyi örnek kurtuluş savaşımız ve  Rumların Kıbrıs Türklerinin haklarını ihlali karşısında Kıbrıs barış harekatıdır. O zamanda batının yalnızlaştırma ve ambargosuyla karşılaşmıştık.

Dolayısıyla her zaman  sistematik sahipsizlik yaşayan Türkiye’nin, küresel ve ulusal demokratik değerleri şiar edinmiş onurlu ve dik duruşuyla  aslında dünya milletleri nezdinde gıpta ile bakılan bir ülke olması ve bunun muhalefet tarafından bir türlü anlaşılamamasıdır.

İlla bu onurlu duruşu bir sıfat yükleyerek yalnızlıkla izah etmek gerekiyorsa sistematik sahipsizlikle dayatılan  ‘’ karakterli yalnızlıktır!’’

 

 

 

 

 

 
Etiketler: KARAKTERLİ, YALNIZLIK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
539 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
883 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
913 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
341 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1210 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1321 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1845 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2335 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1860 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1918 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1843 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2151 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1906 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1699 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2174 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3026 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1878 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2503 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2627 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2731 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3223 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1691 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2415 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3001 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2650 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2054 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2103 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1762 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1671 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3286 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2005 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2792 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3037 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2945 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2961 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2482 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2894 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2286 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2106 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2142 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2677 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3275 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3083 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3263 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3523 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3199 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3422 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3457 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3370 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3876 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3609 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3295 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5019 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2720 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2654 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3082 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2940 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2964 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2979 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3040 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3224 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3083 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3330 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3216 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3389 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3374 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3564 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3537 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3634 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3742 Okunma.
Haber Yazılımı