Yazı Detayı
29 Şubat 2020 - Cumartesi 13:06 Bu yazı 1394 kez okundu
 
Kan Kusacağız…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

 Kan Kusacağız…

Kimi insanlar gibi kimi devletlerde vardır ki, kukladır.

Kendi amaçları feridir, ikinci plandadır. Ancak her nasılsa bilmeden kendi konumlarını, kendi amaçlarını kendi küçük dünyalarında,  birileri silkelemediği sürece hep birinci planda hep asli zannederler.

Kimisi ise bunun farkındadır, bile bile bu oyuna alet olurlar sığ tasavvurları ile buna tevessül ederler. Öyle zannedildiği gibi kendilerini figüran olarak değil aslında üzerinde tasarlanan,   bir türlü anlayamadığı bir mizansenin başrol oyuncusu zannederler. Ancak her halükarda oynanan oyunun başarısı, perde arkasında ipleri elinde tutana,  oyunun kuklacısına yarar ancak ona hizmet eder.

Kukla içinse ihtirasları uğruna şerefini feda ettiği devlet pozisyonundan elinde elinde züğürt tesellisi ile kala kala ancak yetinmek zorunda  olduğu küçük bir kırıntı kalır.

Bu gün orta doğu coğrafyasında, Irak ve Suriye’de yaşananlar tamda bu çerçeveye oturmaktadır.

Suriye ölçeğinde kukla Esad’ın, hemen güneyindeki petrol bölgesinde ABD’nin güdümünde mayın eşeği işlevi gören 60 bin kişilik kullanışlı PYD/YPG terör örgütünü görmezden gelerek, güdümünde olduğu Rusya’nın desteğiyle İdlip’e yönelmesinin ayrı bir anlamı vardır.

İdlib, hem Türkiye hem de katil Esad ve destekçisi Rusya için oldukça  önem arz etmektedir. İdlib, Esad ve Rusya için Doğu Akdeniz’e uzanan yolda hem M4 ve M5 karayolunu kontrol etme hem de verimli toprakları ve jeo-strateijik  öneminin getirdiği iştah kabartmasıyla önemlidir.

Türkiye açısından İdlib’in hassasiyeti, 3,6 milyon Suriye’liyi barındırmanın yanı sıra 4 milyona varan yeni bir göç dalgasının önüne geçerek bu yükü artık taşımak istememe çabası yanında olası bir İdlib başarısızlığının domino etkisiyle Afrin başta PYD/YPG’den temizlediği diğer güney sınır bölgelerinin konumunu sorgulatma ihtimalinin yeniden gündeme gelmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu gün İdlib’te karşılıklı olarak zaafiyet ve irade gibi psikolojik harp yanında ülkelerin stratejiye dayalı askeri güç potansiyelleri  test edilmektedir. Biliyoruz ki bu gün İdlip’i alan yarın  Hatay’ı, G.Antep’i veya Ş.Urfa’yı tasavvur edecektir.

İdlip, onun için kırılma noktasıdır. Verdiğimiz canlar gelen şehit haberleri boşuna değildir. Biz mutlak olarak Suriye’liler için Suriye’de değiliz. Biz kendi ikbal ve istiklalimiz için o  topraklardayız. Tüm bunlar alenen ortada iken, muhalefetin ama özellikle ana muhalefetin koşulları köpürtmesi bana göre katledilen 1 milyona yakın insanı ve yerinden yurdundan göç ettirilen yaklaşık 10 milyon insanı yok sayarak ‘’ politik hamaset’’ ile görmezden gelinmesi, Esad’la istişarede ısrar edilmesi  bana göre ancak ‘’mezhep taassubu’’ ile açıklanabilir.

 Bu gün özellikle ana muhalefetin murad ettiği gibi Suriye’de olmasa idik, müesses nizamın dizayn ettiği devletler muvazenesindeki yerimiz, devlet olarak  ne olacaktı biliyor musunuz?

Biz Suriye’de olmasa idik, yarınlarda muhtemelen tüm dünyanın meşru sayabileceği hemen güneyimizde bir PYD/YPG terör devletiyle komşu olacaktık. Biz Suriye’de olmasa idik, 40 yıldır ekonomi ve insan olarak heba ettiğimiz değerlerimizle birlikte geleceğimizi bir 40 yılla sınırlı değil belki bir asırla belki iki asırla bizi test edip bu günümüzü mumla aratacaklardı.

Biz Suriye’de olmasa idik, kucaktan kucağa sıçrayan ABD, Rusya ve İsrail’in değirmenine su taşıyan ‘’tescilli saka’’ terör devleti üzerinden ‘’dizayn’’ çabalarına daha kolay yem olacak  PYD/YPG terör devletinin mütecaviz saldırıları ve bitmek tükenmek bilmeyen tasallutlarıyla kalkmak istedikçe yerimizden bir türlü doğrulamayacaktık.

Ülke ve millet olarak ‘’gelecek üşümesi’’ yaşamak istemiyorsak, ‘’kan kusacağız ancak kızılcık şerbeti içtik’’ diyeceğiz. Şehitlerimizi bağrımıza basıp helallik isteyip, helallik vereceğiz. Bu gün günlerden birlik ve dirlik günüdür.

Tüm şehitlerimize rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı sabır ve metanet niyaz ediyorum.

 

 

 

 

 

 
Etiketler: , Kan, Kusacağız…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
197 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
1572 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
1255 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
1413 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
1522 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
1809 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
1710 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
1386 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
2998 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
755 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
747 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
892 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
997 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
1010 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
1046 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
1102 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
1232 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
1168 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
1360 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
1310 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
1449 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
1461 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
1629 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
1596 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
1713 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
1787 Okunma.
Haber Yazılımı