Yazı Detayı
06 Ocak 2020 - Pazartesi 12:05 Bu yazı 1647 kez okundu
 
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi

Biraz meraklı ve aynı zamanda yaramazsanız zamanında aile büyüklerinizin topyekün sıkıştırmalarına, kulak çekmelerine ve hatta sağ kulağınızın altına bir tokat yemeğe varabilen davranış biçimlenmelerine maruz kalmışsınızdır.

Bir çoğumuz zamanında bu gibi benzer tepkileri yaşadık. Buraya nereden geliyorum derseniz?

Çocukken değişik bir şey yapmaya kalktık mı büyüklerimizden, "durduk yerde icat çıkarma!" azarını işitirdik.

Böyle diye diye günün birinde keşfettiğimiz hazinelerin üstünü örttüğümüz gibi gün yüzüne çıkardıklarımızı da toprağa yeniden gömdük.

Bazılarına uçuk dedik alay ettik bazılarının ise yapmaya çalıştıklarını küçümsedik bir değer yüklemedik.

Bunun sebepleri tartışılır. Ancak bana göre en önemli şey;  yaşadığımız gafletin bizi mahkum ettiği ‘’ idrak sorunu ve kavrayış gecikmesi! ’’

Bu anlayışın artçısını oluşturan başta ekonomik sebepler olmak üzere toplumun inovasyon dediğimiz yenilenme veya değişime açık olmaması genetiğini barındıran anlayışa paralel ekonomik koşullarında derinleştirdiği terbiyeye muhtaç bu  parolayı icat etmişiz.

Bunu Osmanlı’da II.Mahmut’la başlayan modernleşme sürecinden,  Osmanlı’nın gerileme ve yıkılışına refakat eden bu günde bir çoğumuzun hala kullana geldiği, ‘’ paran varsa herşey senin,  icat çıkartma ‘’ mottosu üzerinden beynimize yerleştirilen algının, bu günde kısmen devam eden artçı etkilerinde aramak gerekir.

Dolayısıyla bu klişe sloganı maalesef inovasyon eksiğimize "kültürel mazeret" yapmışız.

Oysa geriye dönüp baktığımızda bu sert ve çetin coğrafyada başımız her sıkıştığında, "ihtiyaç anında" icatlar çıkara gelmiş, çıkan sorunlara çözümler üreterek var olmuşuz.
 

Aslında bizde coğrafya olarak buluna geldiğimiz konum birçok tehlikeyi barındırırken beraberinde bir çok fırsatıda barındırmaktadır.

Kaynak sorunumuza yok diyemeyiz. Enerji kaynaklarımız çokta yeterli değil.Biz uçuracak rezervimiz yok.Ancak bunlar bir ülkenin güçlü olabilmesi, kendini aşabilmesi  için tek olmazsa olmaz koşul değil.

Düne kadar ‘’ idrak sorunumuz’’, icat çıkarma anlayışını ‘’ters yüz etme’’ davranışına ihtiyaç sorunumuz vardı.

Mesela, Arap ülkelerinde petrol olmasına rağmen, idrak sorunu var. Dolayısıyla dünyaya bilgi ve teknoloji pazarlayabilme bu alanlarda artı değer üretebilme kapasiteleri neredeyse yok.

Demek ki bir topluma lazım olan sadece kaynak değil asıl idrak edebilme davranışı geliştirebilme realitesidir.

Örneğin, eskiden yatıp kalkıp dünyanın sadece batıdan ibaret olduğunu varsaydık. Batı dışındaki değerleri kendimizin de içinde olma pahasına hep aşağıladık.

Yıllar sonra 2009 küresel krizi Avrupa başta olmak üzere neredeyse tüm dünyayı etkilediğinde ihracatçılarımız ve ticaret erbaplarımız dünyanın sadece Batı'dan ibaret olmadığını keşfetti.

Yetmedi, nitelikli ürün üretemeyince bunun bir katma değeri  olmadığını aslında niteliksiz ihracata hamallık yaptığını fark etti ve  böylece ‘’  inovasyon’’ diye bir kavramı  keşfetti.
Aslında olagelen sorunun bir kısmı toplumsal fıtratımızda.   Yani sabır yerine ‘’ aceleciliği’’ , merak yerine ‘’ biatı’’, özgünlük yerine ‘’ takliti’’  tercih ediyor olmamız.
Bir kısmını da yenileşmeye yani ‘’ inovasyon’’  yada’ tranformasyon’’ denilen ’ dönüşüm ve kabuk değişim’’  sürecine henüz tam olarak açık olmayışımızda aramak gerekir.

İnovasyon, "eski köye yeni adet" getirmekse,‘’sağ kulağınızın altına bir tokat yemek‘’ pahasına köyümüzün eskimiş seçeneklerini devre dışı bırakıp ‘’toplumsal hafızamızı ‘’ güncelleyerek yeni alternatifler üretmesine izin vermemiz gerekir.

Bunun içinde ‘’kavrayış gecikmesi’’ sorunumuzu sorun olmaktan çıkartıp mücadele stoğumuzla entegre edersek ve  icraat küfelerimizi her alanda yeni kapasiteler inşa ederek güçlendirirsek iddiasını devam ettiren bir ülke olma yolunda önemli bir mesafe kaydetmiş oluruz.

 
Etiketler: İdrak, Sorunu, Ve, Kavrayış, Gecikmesi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
1448 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
1830 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
1726 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
1738 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
1239 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
1657 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
1034 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
884 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
910 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
1464 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
2102 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
1840 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
2066 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2315 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
2012 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
2178 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
2275 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
2158 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
2589 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
2438 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
2117 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
3738 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
1501 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
1469 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
1727 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
1758 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
1781 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
1842 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
1995 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
1905 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
2112 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
2032 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
2187 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
2200 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
2379 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
2355 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
2452 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
2555 Okunma.
Haber Yazılımı