Yazı Detayı
07 Ekim 2020 - Çarşamba 10:59 Bu yazı 3233 kez okundu
 
DOSTLUK, EMEK İSTER!
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

DOSTLUK,  EMEK İSTER!

Bugün dostluğu konuşmak istiyorum.

Dostluğu ona yakışan bir tanımlamayla başlayabiliriz…

Dostluk,  öyle asil bir bir kavramdır ki içini doldurmak  yürek ister, bedel ister ama her şeyden önce emek ister!

Eğer bir bedel ödemişseniz emek vermişseniz hazanda bahar, sağanakta saçak altı olmuşsanız işte o zaman belki dostlar sofrasında dostluktan dosta veya dostluğa dair bir şeyler konuşabiliriz.

Bazen, ‘’Dost’’ kavramının manasını anlamadan her önümüzden geçene veya önünden geçtiklerimize dost veya dostum diyebiliyoruz. Bu durum dostluk kavramını olağanlaştırarak sıradanlaştırmakta, sıradanlaştırarak sığlaştırmakta manada derinlik kazanımlarını ortadan kaldırarak maalesef, ‘’Mana deformasyonuna’’ kapı aralamaktadır.

Tek başına zaten duayen bir manayı kapsayan bu olağanüstü kavramı, manasını büyütsün diye bazı  eklemlemelerle işte, ‘’Bu gerçek dost, bu gerçek dostluk’’ diyerek dostluk kavramını yücelttiğimizi zannediyoruz. Oysa bana göre gerçek dost, gerçek dostluk yoktur sadece, ‘’Dostluk’’ vardır.

Şunu söylemeye çalışıyorum. Dostluğun önüne başka başka sıfatlar koyarak onu yüceltemezsiniz, ona bir değer yükleyemezsiniz!

Örneğin, gerçek dost diye başlarsak söze, ardından, ‘’Bu zararsız dost, bu akılsız dost, bu sahte dost’’ diye diye,  ‘’Dostluğun tek başına kapsadığı’’ o devasa alanı yıpratır, yok ederiz. Dostun hiç zararsızı, akılsızı, sahtesi olur mu?

Dost diyorsan birine;  beynini, bedenini ve ruhunu zaman içinde tüm bunlardan rafine etmiş saflaştırmışsındır, arınmışsındır zaten… 

Ha birde dost denince aklıma, ‘’Kardelen çiçekleri’’ gelir. Kardelenler zor çiçeklerdir. Elde etmek, sahip olmak çaba ve emek ister. Bunun için dostluğu birazda, ‘’Kışın nazlı çiçeği kardelene’’ benzetirim ben.

Nazlı ve bir o kadarda temkinli olan bu çiçeği elde etmenin zorluğu, üşüme korkusuyla yeryüzüne çıkmak için kardan sonra doğacak güneşi beklemesinden gelir…

Dostlukta işte biraz böyledir. Biraz beklemek, biraz zaman, biraz sabır ister. Ama her şeyden önce dedim ya emek ister, emek!

Benim dostumda dostluğumda bunun içindir ki kıymetlidir. Ben herkese dost, her önüme gelene dostum diyemem. Herkese dostum dersem belki dostun adını kirletir, belki dostluğun adını lekelerim diye korkarım.

Maalesef istemeden de olsa günlük hayatımızda bazen dostluğu veya arkadaşlığı birbirine karıştırabiliyoruz.

Hatta bazen yaşadığımız anlık bir hayal kırıklığı ile bazen dost bildiklerimize sitem ediyor, bazen dost gördüklerimizi yerden yere vurabiliyoruz. Oysa yerden yere vurduğumuz, sitem sağnağımız dostumuz, dostluğumuz değildi zaten. Bu aslında sert bir fırtınada her an başka başka yerlere savrulmayı bekleyen kuru yaprak misali sıradan bir arkadaşlık ilişkisiydi...

Oysa dostluklar öyle midir?

Dostluklarda canınız acısa da acısını hissetmezsiniz, bir acı yaşasanız da yaşadığınız acıyı hissettirmezsiniz…

Arkadaşlıklar geçici ve kırılgandır yerine göre menfaat ilişkisini barındırır…

Dostluklar ise her zaman karışıksız ve katıksız bir fedakârlık ilişkisini…

Arkadaşlıklar onlarca hatta yüzlerce ilişkilerle ilgiliyken, dostuklar sadece üç beş  ilişkiyle ilgilidir.

Eğer bu tanımlamaları dolduracak bir dost, bir dostluk edinmişseniz onu sakın bırakmayın!

Ufak tefek yol kazalarını büyütüp, çıkmaz ve tenha sokaklarda yaşayabileceğiniz büyük kazalarda size hava yastığı olabilecek dostlukları bir meçhule terketmeyin!

Bazen dostu veya dostluğu;  kan bağınız olsada ilişkilerinizi yeterince derinleştiremediğiniz sığ kalmaya terk edilmiş kardeşlikten daha yakın olabileceğini de gözlemleyebilirsiniz.

Hatta bazen kardeşten veya kardeşlikten hissetmediğiniz fedakarlığı, bir dokunuşu, bir teselliyi  bir dosttan bir dostluktan elde edebilirsiniz.

Sözün özü; Tuttuğunuz el doğruysa sizin için her mevsim bahardır. Yok eğer yanlış eli tutmuşsanız her baharınız hazan, her yazınız kıştır! Hem de karakış…

Dost veya dostluk bunun için önemlidir, bunun için kıymetlidir.

Böyle dostluklar dostlar başına…

 

 
Etiketler: DOSTLUK,, , EMEK, İSTER!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
743 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
889 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
922 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
348 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1217 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1329 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
1855 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2345 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1867 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1926 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1851 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2163 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1916 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1707 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2181 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3036 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1885 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2518 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2646 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2740 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1700 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4362 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2422 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3009 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2658 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2060 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2116 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1772 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1678 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3293 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2013 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2798 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3046 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2952 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2968 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2489 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2903 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2293 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2113 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2148 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2685 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3281 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3090 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3270 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3531 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3207 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3433 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3463 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3376 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3885 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3616 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3302 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5028 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2729 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2664 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3096 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2947 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2972 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2987 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3048 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3233 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3091 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3337 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3223 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3397 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3383 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3572 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3544 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3641 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3749 Okunma.
Haber Yazılımı