Yazı Detayı
07 Ocak 2021 - Perşembe 14:03 Bu yazı 2138 kez okundu
 
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

27 Mayıs 1960 darbesi bu milletin sırtına vurulmuş ilk hançer olarak toplumsal hafızada büyük travmalar yaşattı.

Ardından 12 Mart 1971 mıhtırası derken darbe yapmak bu ülkede bir ritüel haline dönüştü.12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 e- muhtırası derken en son 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasını yaşadık.

‘’Müslis tüccar sıkıştıkça eski defterleri karıştırırmış.’’ Bu gün darbe imaları yetmiyormuş gibi üstüne üstlük birde ‘’ ideolojik taasubiyet’’ üzerinden kendi kabullerini dayatmaya, ‘’başörtü ’’  sorunu üzerinden sistematik hayal kırıklıklarımızı yeniden gündeme getirilme çabalarına tanıklık ediyoruz.

Zira muhalif olma adına zihin kodlarımızdaki bu cerihaları bir türlü zihinlerimizden kazıyıp, köreltemedik.

Maalesef ‘’ Çürük tahta çivi tutmuyor.’’ Bu günlerde yine benzer imalarla sosyolojik zemini enfekte etme adına bazı çağrışımların yapıldığına tanıklık ediyoruz.

Sürekli muhalefette kalmanın etkisi olsa gerek bu ruh hali bir beklenti eşiğinde olanların histeri düzeyine öyle bir tavan yaptırdı ki bu beklenti sadece apoletli siyaseti değil, artık apoletsiz askerlerinde bir darbeden umutla iktidar rüyalarına yatmasına, fırsat buldukça zaman zaman darbe çığırtkanlığı yapmasının psikiyatri sarmalına neden olmaya başladı.

Bu kesimlerin bir vokal şeklinde darbe imalarını dillendirmeleri belli şeyleri gerçekmiş gibi ortalığa saçarak umutsuz bir umudu kovalamaları 27 mayıs 1960 ihtilaline döşenen taşları ‘’Menderes seçim açıklasaydı darbe olmazdı’’ demek seçimi açıklamadığı için darbe müstahak hale dönüştü anlamı çıkar ki bu sürekli çaresizliğin ‘’ majör depresyona’’ evrilen ruh halinin belirtileri desek yanılmış olmayız.

Oysa darbeler tarihine bakarsak bunun domino etkisiyle bir süreçler bütünü olduğunu görürüz. 

Darbeler sürecine baktığımız zaman şu planlamaların adım adım uygulandığını görürsünüz.

- Öncelikle, iktidarların hukuki ve siyasi meşruiyeti tartışmalı hale getirilir; bu durum altlık olarak parti ve hükmi şahsiyeti sorgulanır, ardından siyasal güdümlemelerle siyasi krizlerin varlığı öne sürülerek iktidarın bunun üstesinden gelemediği lanse edilir.

İkinci aşama,   bu tezlerle sokak gösterileri ve sokak eylemleri ile sosyolojinin fay hatları harekete geçirilir. Toplumsal düzenin yerini kaosa bıraktığı izlenimi uyandırılmaya çalışılır.

Üçüncü aşama,  psikolojik harekât ve karalama kampanyalarıyla siyasal gücün sosyolojik  gücü kırılmaya, bir yerlerden finansal krizler pompalanarak toplumda infial oluşturulmaya   çalışılır.

Dördüncü aşama,  sosyal medya kışkırtmaları ile  insanların yaşam alanlarına dokunan  sabote eylemlerle iktidar aciz bırakılmaya çalışılarak  toplumsal infialler uyandırılmaya çalışılır. Dolayısıyla iktidarın otoritesi yıpratılarak demokratik  sistem çökertilmek istenir.

Son aşama, 1980 öncesinde olduğu gibi siyasal cinayetler ve terör eylemleri belli yerlerden azdırılarak toplum tahrik edilir milli güvenliğin ve kamu gücünün kaybolduğu algısı  pompalanır.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de darbe sürecine giden yol bu ve benzeri taşlarla döşenmiş, darbeler bu şekilde hayata geçirilmeye çalışılmıştır.

Son zamanlarda ilk dört aşama güdümleme anket şirketleriyle siyasi desteğin yüzde 35’lere düştüğü zannı ile iktidarı meşruiyet sorunu tartışması içine çekme çabası bir dizayn kurgusu formüle edilmeye çalışılmaktadır.

Mesela, dolar manipülasyonları ekonomik çöküntü ve toplumsal infial görüntüsü verme çabası bu kaos zeminini oluşturma gayretidir.

Aslında bir süredir görünen husus, AK Parti ve Erdoğan’dan rahatsız olan küresel güçlerin Türkiye’de dönemsel olarak kullandığı ve birbiriyle rekabet eden piyonlarını harekete geçirme çabaları, sosyolojinin fay hatlarını kurcalama girişimleri bunun içindir.

Bu odakların iktidar ve sistem değişikliği arzusu hararetli bir şekilde kendisini hissettirmektedir.

Genel seçimlerden sonuç olma ve seçimleri bekleme tahammülü kalmayan bazı ‘’politikacıların’’;  bazı yapıları tahrik ederken bir şekilde iktidarı devirmek istemektedirler.

Bu günlerde iktidara dönük manipülasyon çabaları iktidarın zafiyet yaşadığı, meşruiyetini yitirdiği zannını oluşturma çabası bunun işaretidir.

İnsanımızın feraseti ve demokratik teamüllere olan inancı darbe mekanizmasının attığı adımları hemen deşifre edilme yeteneği kazanması ve anında etkisizleştirilme refleksi en büyük kazanımımız olması yönüyle önemli bir durumdur.

Misal, Hitler’in sağ kolu ve propaganda bakanı Joseph Goebbels’in,   ‘’Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır. Olmazsa, siz yalana devam edin”  sözü sürekli hale gelen yalanın propaganda olarak kitleleri nasıl harekete geçirdiği düşünüldüğünde bazı siyasal merkezlerin ve yan kuruluşlarının  ‘’iktidara aşerme’’ çabaları ile yalana sarılması amaca giden her yol mübahtır anlayışı üzerinden düşünülmesi gerekir.

Bu gün iktidar umudunu artık terk eden kesimlerin bu gün tek çıkar yol olarak artık yalanı ve   kaosu körükleyerek  toplumsal zemini  enfekte gayreti, manidardır.

Oysa illegal iktidar iklimine sırılsıklam aşık bu militarist aklın;  tarih yetimi olmayan bu milletin genetiğini, toplumsal ritüellerini bir kavrayabilse, bu millet için siyaset üstü davranıp kollektif akılla devleti ve milleti için çalıştığı görüntüsünü bir verebilse, terörle bu toplumun temelini dinamitleme gayreti olan iç işgal heveslisi iç uzantılara uzak olduğu hissini bir yansıtabilse, amalarla fakatlarla düşünmeden 27 Mayıs ve ardılları darbe ve darbe teşebbüslerini açık yüreklilikle bir lanetleyebilse toplum bunu görürken kendi içinde bulundukları iktidarı elde edememe sürekli umutsuzluk ve çaresizlik halinin tedavi edilebilir hale everilebileceğini  kendileride görecektir.

 

 

 
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ÇÜRÜK, TAHTA, ÇİVİ, TUTMAZ!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
707 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
1665 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
1733 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
1664 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
1965 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
1722 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1520 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
1983 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
2797 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
1700 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2324 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2450 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2543 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3020 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1512 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4140 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2240 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
2825 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2464 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
1877 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
1892 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1585 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1488 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3088 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1828 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2613 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2862 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2769 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2770 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2281 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2710 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2076 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
1921 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
1961 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2491 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3099 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2878 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3075 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3325 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3018 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3230 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3273 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3180 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3655 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3430 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3112 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
4786 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2533 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2476 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
2858 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2746 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2773 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2808 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
2860 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3021 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2908 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3139 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3033 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3200 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3202 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3384 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3351 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3449 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3559 Okunma.
Haber Yazılımı