Yazı Detayı
22 Şubat 2020 - Cumartesi 16:27 Bu yazı 1810 kez okundu
 
Cahil Cesareti
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

                                        Cahil Cesareti

Bazı insanların kapasite-konum ilişkisinde konuşlandıkları alan bulundukları yer, beni hep şaşırtmıştır.

Dolayısıyla hep cevap aradığım ‘’ bu insan bu kapasiteyle nasıl buralarda olabilir’’ sorularıma cevap bulması açısından önemli gördüğüm bu konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu yazımda bir teoriden bahsedeceğim. Cevap aradığım belkide sizinde cevap aradığınız sorularınızla ilgili. Teorinin literatürdeki terimsel karşılığı ‘’Dunning–Kruger etkisi’’ ya da ‘’Dunning–Kruger sendromu…’’

İki  bilim adamı  Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine ve 2000 yılında Nobel ödülü almalarına neden olan teori özetle, “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan özgüvenini artırır” ifadesinden yola çıkıyor.

Bu teoriye göre bilgisizlik ve niteliksizlik cehaleti doğururken,cehalette  cesareti doğuruyor.

Sizde rastlamışsınızdır, ben çok rastladım.

Mesela, işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan '’yetersiz' bir kişi’’  kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Rahatsızlık duymadığı gibi aksine bu yetersizliği,  her şeyin kendi hakkı olduğuna buna layık olduğunu düşündürür!

Dolayısıyla bu cahillikten gelen haddini bilememe mesleki kariyer konum ilişkisin de  müthiş bir itici güç oluşturur.

'’Eksiler'’ kariyer açısından '’artıya'’ dönüşür. Sonuçta, bu tip ‘'kifayetsiz muhterisler'’ her zaman ve her yerde siyasetinden bürokrasisine magazinel sanat camiasına kadar daha hızlı yükselirler.

Bu tip insanların diğer bir özelliği de; hapsoldukları durumu bir türlü  fark edememeleridir. Cahilliklerini nitelik olarak abartma eğiliminde oldukları gibi gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler. 
Bu tip insanların nitelikleri, eğitimle, bilgiyle  artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, zaman içerisinde niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar, ‘’cesaret paniği’’ yaşarlar, her şeye daha temkinli yaklaşırlar.

Bunlar böyleyken gerçekten bilgili ve yetenekli kısaca nitelikli insanlar ise çalışma hayatında '’fazla alçakgönüllü'’ davranarak öne çıkmazlar,yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmadıkları gibi kıymetlerinin bilinmesini beklerler.Tabii beklerken de kırılırlar, incinirler, dolayısıyla kendilerini daha da geriye çekerler.

Bir süre sonra üstleri tarafından da '’ihtiras eksikliği'’ ile suçlanırlar.

Bu insanlar maalesef nitelikli oldukları halde hep geri planda kalacaklar, yüksek görevlere kendi kendilerine talip olmayacaklar, yeteneklerinin başkaları tarafından görülmesini isteyeceklerdir. Sonuçta da aslında yapabileceklerinin çok gerisinde kalacaklardır.

Bana göre cehalet, kronikleşmiş olan bilgi ve donanım olarak kendi kendini değerlendirememe veya kendi kendini değerlendirme  yeteneksizliğine bağlanabilir.

Mesela televizyon veya sanat dünyasına bir bakın veya siyaset ve bürokratik mecraya. Devleti yönetenlerin veya yönetmeye namzet olanların durumlarına.

İçinizden hep düşünürsünüz bu adam ya da kadın bu mevkilere nasıl geldi diye. Bu kafayla bu donanımla veya bu kapasiteyle nasıl bu pozisyonda olabilir diye hayıflanmışsınızdır.

Hatta kendi çevrenizde bile büyük ve vazgeçilmez gibi görünen statü ve mevki gibi konuşlandığı alana toz konduramadığınız bazı insanları tanıdıkça bulunduğu konum ile donanım perspektiflerinin hiçte uyumlu olmadığı halde nasıl olurda bu  iki durumun birbirinin çekim gücü hayretle izlemişsinizdir.

Sonuç olarak bu teoriye göre  -gerçeklerde böyle- bilgi ve donanım, toplum sosyolojisinde bir kazanç gibi görünse de önemli bir yerlerde konuşlanmak için olmazsa olmaz kural değildir.

Hatta niteliksizlik, gerçeğin farkına varamamak bir dezavantaj olmadığı gibi bazı görevlere gelmede ‘’ cahil cesareti’’ ile bir potansiyel oluşturabilme özelliğine de sahiptir.

Bunun sosyal çevrenizi, sosyal medyayı, yazılı ve görsel basını birazcık gözlemlemeniz yeterli…

 

 

 

 
Etiketler: Cahil, Cesareti,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
200 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
1572 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
1255 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
1413 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
1522 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
1394 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
1710 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
1386 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
2998 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
755 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
747 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
892 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
997 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
1010 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
1046 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
1102 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
1232 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
1168 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
1360 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
1310 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
1449 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
1461 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
1629 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
1596 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
1713 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
1787 Okunma.
Haber Yazılımı