Yazı Detayı
03 Temmuz 2020 - Cuma 10:15 Bu yazı 2980 kez okundu
 
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU

Bazı insanlara şaşıyorum. Fırsat bulup entelektüel bulduğunuz birisi ile ‘’ demokratik değerler’’ üzerine biraz söyleşi yaptığınızda kendisini dünyaya indirilmiş demokrasi havarisi sanırsınız.

Çokluktan, çoğulculuktan, haktan hukuktan bahsederler, bir zaman sonra kendileriyle ilgili kendilerinin pozisyonunu ilgilendiren sıkıntıya sokacak aslında demokratik teamüllerle ilgili bir uygulama yaşadıklarında o cana şifa ruha gıda sözlerin sahibi insanı hiç tanıyamazsınız.

Elinde demokrasi değneği ile demokrasi havarisi gördüğünüz muhteremi, o an elindeki değneği sizi yere indirmek için kullandığını, demokrasi maskesinin düştüğünü görürsünüz.

Bunlar genelde batı değerleri üzerinden yürürler, batıyı öve öve bitiremezler. İki sözcüğünün birinde ABD, Avrupa kavramı vardır ama ideolojileri doğu menşeilidir. Çünkü entelektüel gardırobunu ispat etmek için batı, demokrasi gibi kavramlara çok ihtiyaç duyarlar.

Aslında söylemek istediğim şu:  Türkiye’de artık bazı vesayet sistemi kalıntılarının tahakküm  düzeninin demokratikleştirilmesi gerekiyor.

Siyasal partiler dahil bir çok meslek örgütlerinin; Alman Sosyolog Robert Michels tarafından ortaya atılan ‘’ Oligarşinin Tunç Yasası ‘’ na göre bir işleyiş düzeni sergilediğini görüyoruz.

Bu sosyolojik kavram, örgütlü yapılarda yönetimi ele geçiren bir zümrenin zaman içinde döşediği köşe taşlarıyla saltanatını kolay kolay kaybetmediği göstermelik bir demokratik yapıyı tanımlar.

Bu oligarşik düzeni bu gün barolarda da geçerleyebiliriz.

Baroların son bir haftadır yürüyüşlerinde attıkları sloganlara bakıyoruz, bilindik klişe kavramlar : ‘’ Savunma hakkı engellenemez!’’

27 maddelik bu kanun metnine, bir göz attığınızda ortada savunma hakkıyla ilgili bir düzenleme olmadığı gibi avukatların özlük haklarına halel getirecek zorlamaya mahal bir durumun olmadığını görürsünüz. 

Kopartılan gürültünün nedeni kısaca elde ettikleri bu ‘’baro saltanatının’’ yeniden sorgulanıyor olmasında geliyor.

Birçok meslek örgütlerinden özellikle barolardan da doğal olarak demokratik bir tavır beklersiniz. Misal çoğulcu düşünmelerini, çoğulculuğu öncelemelerini çokluğa değer atfetmelerini kısaca bu gibi demokratik değerlerin içini doldurmalarını hukuku savunanlar olarak sahiplenmelerini beklersiniz.

Dedim ya işin aslı, istisnalar dışında hiçbir zaman öyle olmuyor. 

Bana göre barolar eğer bir şeyler yapacaksa önce bir meslek örgütü olarak temsil ettikleri avukatların hak ve hukuklarını korumakla ilgili bir tahakküm varsa bunu önceleyip, buna karşı bir tavır geliştirmeleri gerekir. Yoksa samimiyetleri sınamaya tabi olur.

Ayrıca barolar mesleki bir örgütlenme olduğu için siyasetle içli dışlı olamazlar, siyasete müdahale edemezler, siyasetçiye istikamet çizemezler. Sonuçta onlarda bir kamu görevi ifa ettikleri gibi  onlarda bir nevi kamu görevlisi pozisyonundalar.

Peki, öylemi derseniz, öyle olmadığını görürsünüz. Barolar başta TTB, TMMOB gibi meslek örgütlerinin; sosyo-politik tarihsel sürecine baktığınızda ihtiyaç olduğu zamanlarda demokratik haklar linç edilirken mesela özellikle 28 Şubat sürecinde hukuk fakültesinden atılan başörtülü geleceğin avukat adayları kız çocuklarının, mesleğini icra etmeye çalışan başörtülü avukat hanımların sesli çığlıklarına sessiz kaldıklarını hatırlayın!

Bu gün ortalığa çıkıp bağıranların ‘’zihin selefleri’’ o gün ortaya çıkıp bu mağdur insanların haklarını savunsaydı bu gün bu protestolar halk nezdinde daha meşru daha makul olarak kabul görürdü.

Ayrıca ülkede 130 bin avukat olduğu düşünüldüğünde meslek mensuplarının ancak yüzde 15-20’sinin oyunu alıp, yüzde 80-85’e hükmetmeyi,  tepede paşalar gibi mutlu bir azınlık olarak bütün avukatlar adına ahkâm kesme ayrıcalığını kim elinin tersiyle itmek ister?

Mesele avukat haklarına halel getirici düzenlemeyle ilgili değil; mesele ‘’tamamen politik, tamamen ideolojik!’’

27 maddelik metne şöyle bir göz attım, tamamen baronun iç işleyişi ile ilgili sistemi kendi içinde disipline eden metinlerden oluşuyor. Tekrar söylüyorum ortada savunma hakkı ile ilgili bir düzenleme yok!

Burada kopartılan gürültünün asıl nedeni,’’ baro üye sayısı 5 binin üzerinde olan illerde 2 bin koşulunu sağlamak şartıyla ikinci bir baro kurulabilme imkânı getirilmesi.’’

Bunu sağlayan iller ise, İstanbul, Ankara ve İzmir… Yani bu üç il, TBB seçimlerinde 78 il’e hükmediyor. Bu düzenlemeyle 5 binin üzerinde üye sayısına sahip bu illere çoklu sistemle temsil hakkı getiriliyor. 

Bugün parlamento barolarda azınlığın çoğunluğa tahakkümünü engellemek için bir çaba harcıyor. Köhneleşmiş bir demokratik yapıyı yeniden güncelleyerek demokrasinin önünü açıyor. Tek seslilik yerine barolarda çok sesliliği sağlamaya çalışıyor.

Eskimiş vesayet düzeni bir bir yıkılıyor. Belli zümrelerin yarım asırdır sürdürdüğü tahakküm yeniden sorgulanıyor. Tek bir zihniyetin ete kemiğe büründürdüğü monolitik yapı yeniden aktüel edilmeye çalışılıyor.

Artık eski devlet eski köhnemiş düzen yok. Birileri inkar etse de bu ülke demokratikleşme yolunda çok büyük mesafeler  aldı.

Zamanı geldi, geç bile kalındı. Sadece barolar değil, diğer meslek örgütleri de sorgulanmalı...

Artık bu ihtiyaçtan öte birer zorunluluk…

 

 
Etiketler: BAROLARIN, DEMOKRASİ, PARADOKSU,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Nisan 2021
ANNE KÖSTEBEK VE BEYAZ PORTAKAL ÇİÇEĞİ…
488 Okunma.
03 Nisan 2021
SIRADIŞI BİR BAŞKAN BİYOGROFİSİ: ‘’ HALUK BOZDOĞAN’’
1204 Okunma.
26 Mart 2021
EKOLOJİK REKABET VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
1178 Okunma.
16 Mart 2021
TEŞEKKÜRLER BAŞKAN ATSIZ AFŞIN YILMAZ!
1148 Okunma.
13 Mart 2021
DOĞAYI KATLETMEYİN!
469 Okunma.
06 Mart 2021
ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…
1401 Okunma.
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
1045 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
1067 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
1100 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
522 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1389 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1509 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
2033 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2522 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
2057 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
2103 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
2037 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2342 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
2102 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1893 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2357 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3235 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
2060 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2694 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2825 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2932 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3429 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1880 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4563 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2602 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3191 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2844 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2236 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2357 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1952 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1859 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3500 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2186 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3223 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
3133 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
3157 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2680 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
3086 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2490 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2296 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2349 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2862 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3458 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3292 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3451 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3717 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3384 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3630 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3639 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3575 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
4099 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3801 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3484 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5246 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2919 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2847 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3358 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
3128 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
3158 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
3181 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3240 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3424 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3279 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3522 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3410 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3581 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3569 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3746 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3721 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3821 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3933 Okunma.
Haber Yazılımı