Yazı Detayı
13 Haziran 2020 - Cumartesi 11:59 Bu yazı 1952 kez okundu
 
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?

Dinsel, simgesel ve demokratik bir anlamı vardır bu eylem pratiğinin…   

Silik devlet zihniyetinin, korku ve ürkekliğe dayalı ‘’eski devlet’’  misyonunun, halkın istemesi halinde rüştünü ispata davet eden bir çağrının adıdır ecdat mirasımız Ayasofya’yı camiye dönüştürme kabiliyeti…

Takıntım,  bir kesimin;  yüzde 98’i müslüman olan bu halkın istediği manevi atmosferini besleyecek bir durum ortaya çıktığında feryadı figan ederek ortalığı ayağa kaldırma işgüzarlığı, birde bu milletin var olan gerçeklerini inkar, tahkir ve tahrik etme gayretkeşliği…

Maalesef her nedense kraldan fazla kralcıların hakim olduğu bu kadim topraklarda kendi dışımızdakilerin zihin kodlarını az çok anlayabiliyoruz. Anlayamadığımız, anlamaya çalıştığımız kendimiz gibi düşündüğümüz içimizde ki dış akıllıların kendi gerçeklerimizi bir türlü anlama veya algılama yetersizliğinin süregelen tezahürü…

Oysa Türkiye’de, bu gün dört bir yanda çan sesleri duyulduğu gibi cemaati olan, olmayan kiliselerin bile açık olduğu malum. Bu hiç kimseyi rahatsız etmiyor.

Yok mu sizce burada bir çelişki…

Ayrıca, Ayasofya’nın  ibadethane olarak tarihine baktığımızda 916 yıl boyunca hristiyan kültüründe bir ‘’ibadethane’’olarak kullanılmış ve İstanbul’un fethinden sonra yaklaşık 500 yıl yine bir ‘’ibadethane/ cami’’ olarak hizmet vermiş.

Bu kutsal mabet haç ile hilalin, halef ve selefine tanıklık etmiş. Fatih Sultan Mehmet Han, sağlığında kurduğu vakfiyeye ‘’cami olarak kullanılmak’’ üzere devredilmesini vasiyet ettiği, Türk-İslam coğrafyasında sembolik bir karşılığı olan bir şaheseri tartışıyoruz.

Elbette tartışacağız. Yapılması gerekeni de 2 Temmuz’da ki Danıştay kararından sonra halkın teveccühü ile  siyaset kurumu yapacak.

Siyaset; halkın duygu, düşünce ve taleplerinin iktidar erki tarafından icraata yansıtılması gereken bir alanı kapsıyorsa ve siyaset halka rağmen değil halk için yapılıyorsa ve halkta da böyle bir talebin toplumsal  karşılığı oluşmuş ve olgunlaşmışsa Ayasofya’yı ibadete açmak için birilerinden izin almaya neden gerek olsun?

Halkın talebine rağmen bunun olamayacağı bana birileri tarafından dayatılıyorsa ben bunu  demokratik bir tavır olarak değil egemenlik hakkımın kullanımına saygısızlık, daha öte devletsel bir yetersizlik veya  devletin konjonktürel çaresizliği olarak algılarım.

Sıyrılalım artık Avrupa veya Batı bize ne der takıntısından…

Bırakalım kendi halkı için demokratik, başka halklar veya inancı paylaşanlar için olabildiğince ırkçı, ikiyüzlü  kendi dışındaki toplumları hep hor ve hakir gören batının, bize ne der kaygısını…

Fatih, 10 bin nüfuslu İstanbul’u fethettiğinde Hristiyan ve tüm farklı inançlara inanç ve ibadet özgürlüğü sağladı, kimsenin inancına ve ibadetine müdahale etmedi. Bizans, Helen kökenli Yunan’lıları hor ve hakir görüp aşağılarken;  Fatih,  fetihten sonra bu özgürlüğü sadece Yunan ve Rum halkına değil İstanbul’da yaşayan tüm insanlığa; inancıyla, yaşam tarzıyla insanca yaşamanın onurunu  bahşetti.

Fatih, İstanbul’u kılıçla fethettiği için o zamanın şer’i hukukuna göre ‘’ kılıç hakkı’’ olarak o beldenin en büyük mabetini camiye çevirme hakkını elde etmiş oldu. Dolayısıyla kılıç hakkı hukuksal bir hak olarak karşımıza çıkıyor. Bunu inkâr edersek şer’i hukuk kuralları çerçevesinde elde edilen tüm kazanımları yok saymamız gerekir.

Yunanistan, Avrupa şöyle demiş, böyle demiş… Bırakalım artık bu iki yüzlü devletlerin feveranlarını…

Bırakalım artık bu ezikliği…

İspanya, bir İslam eseri olan Endülüs Emevi Devleti zamanında yapılan Kurtuba camisini, Cordoba Katedrali’ne çevirirken gıkı çıkmayanlar, Ayasofya müzeden hem de Fatih’in vasiyeti olarak tekrar Camiye dönüştürmek arzusu gündeme geldiğinde ‘’ söyleyene değil, söyletene bak’’ misali ortalığı ayağa kaldırıyor.

Yunanistan camilerinizin kapısına kilit vurmuş,  Avrupa minaresiz camilerde  rahatsızlık veriyor diye ezan okunmasına izin vermiyor, sen burada Ayasofya ibadete açılıyor diye hop yatıp, hop kalkıp lakırtı edebiyatı yapıyorsun!

Kimse bunu rovanşist bir tavır olarak görmesin!

Sadece hakkımız olanı inşa ve ifşa etmede belli kesimde hala nedense bir eziklik olduğu gibi birileri adına hala anonsörlük yapmaya çalışan emanet akıllıları görüyoruz.

İçimizdeki kanıksanmış çaresizliğimize,  1853’te Rus Çar’ı Nikola’nın ‘’ hasta adam’’ tanımlamasıyla dayatılan  korku ve kaygıya dayalı  ezikliğimize bir set çekelim artık...

Birde Fatih Sultan Mehmet Han, yayınlanan vasiyetinde:

“Kim bu Ayasofya’yı camiye çeviren vasiyetimi değiştirir, camilikten çıkarırsa, en büyük haramı işlemiş ve günah kazanmış olur. Bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın laneti üzerine olsun” ifadesinin yer aldığı söylenir.

Sentetik içtenlikten uzak, samimiyetle Fatih Sultan Mehmet Han’ı ecdat olarak içselleştirebilenlerin bu vasiyetin içeriğini bir daha düşünmesi gerekir.

ABD, devlet gücüyle Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ederken buna ses çıkartmayanların durumu  bu gün Ayasofya’nın cami olarak kullanım statüsü değişiyor diye ortalığı ayağa kaldırmaları adil bir yaklaşım olmadığı gibi olsa olsa bu bir kunduzluk refleksi olabilir.

Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti  Devleti, ‘’artık bağımsız ve egemen bir devlettir! ‘’

Halkında bu yönde bir karşılık görürse zamanı geldiğinde gerekeni yapar ve kimseden de talimat almaz!

 

 
Etiketler: AYASOFYA,, NEDEN, CAMİYE, DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
517 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
2258 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1047 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
1823 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2062 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
1982 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
1464 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
1879 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
1260 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
1107 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
1137 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
1685 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
2323 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2075 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
2285 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2538 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
2229 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
2404 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
2493 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
2380 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
2815 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
2649 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
2336 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
3968 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
1722 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
1690 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
1864 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
1956 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
1982 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2004 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
2065 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
2214 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2123 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
2348 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
2255 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
2416 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
2414 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
2599 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
2573 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
2676 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
2778 Okunma.
Haber Yazılımı