Haber Detayı
04 Temmuz 2019 - Perşembe 08:15 Bu haber 4395 kez okundu
 
Pedal Çeviren öğretmenlerin durağı Mersin oldu
Türk Eğitim-Sen Mersin-1 Nolu Şube Başkanlığı’na da uğrayan bisiklet sürücüsü öğretmenleri Türk Eğitim-Sen Mersin-1 Nolu Şube Başkanı Metin Ercan, sendika üyeleri ve basın mensupları karşıladı….
YAŞAM Haberi
Pedal Çeviren öğretmenlerin durağı Mersin oldu

Pedal Çeviren öğretmenlerin durağı Mersin oldu

 

Hem Şehitlere saygı hemde öğretmenlere yapılan şiddete dikkat çekmek için pedal çevirdiler.

Antalya’dan çıkan dört öğretmen bisiklet ile yola çıkarak yol üzerindeki Türk Eğitim-Sen temsilciliklerine de uğradılar…

Türk Eğitim-Sen Mersin-1 Nolu Şube Başkanlığı’na da uğrayan bisiklet sürücüsü öğretmenleri Türk Eğitim-Sen Mersin-1 Nolu Şube Başkanı Metin Ercan, sendika üyeleri ve basın mensupları karşıladı….

“Öğretmene sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır!” diyen Türk Eğitim-Sen Mersin-1 Nolu Şube Başkanı Metin Ercan, yaptığı konuşma ile şiddete maruz kalan veşehit olan öğretmenlerin isimlerini anarak tedbirlerin alınmasını ve şiddetin ermesi için “Artık Yeter” dediler. Başkan Ercan, “ Antalya’dan sendikamız üyesi 4 öğretmen arkadaşımız Şehitlerimize saygı ve öğretmenlere yönelik şiddete dikkati çekmek amacıyla Antalya’dan yola çıkarak bu sıcak havada çok büyük fedakârlık yaparak sesimize ses olmak için yollara düşmüşler ve Mersinimize ulaşmışlardır. Yarın itibarı ile de Adana’ya ulaşarak yapmış oldukları bu anlamlı mücadeleyi bitireceklerdir.

Biz de buradan sesleniyoruz;

Biz öğretmeniz, Ülkemizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Türk Gençliği bize emanet.

1993 yılında öğretmen olarak Tunceli’ye tayini çıktığında çevresindekilerin tüm ısrarlara rağmen vatan görevi nereye gitsek yapacağız diyen Şehit Öğretmen Buminhan Temizkan’ın kararlılığı ve cesareti bize emanet,

Öğretmenliğinin ilk karne tatili günü şehit edilen müzik öğretmeni Aybike Yalçın’ın söylenmemiş türküleri bize emanet,

“Ben öyle bir çocuk yetiştirdiğim için çok gururluyum, Allaha hamd ediyorum. Onu vatanımıza bağışladım, Vatanım sağ olsun, Devletimiz var olsun, Benim de bayrağımızda bir damla kanım oldu. Allah böyle diledi, böyle de oldu” diyen Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz’ın babasının inanmışlık derecesi ve iman ışığı bize emanet.

Emanetlere sahip çıkmak için her bir ferdimiz gerektiğinde emperyalizme karşı Mustafa Kemal Atatürk,  bölücü terör örgütlerine karşı Buminhan Temizkan, Aybike Yalçın, Necmettin Yılmaz ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu olacaktır

Son yıllarda üzülerek şahit oluyoruz ki, öğretmene şiddet vakaları artık sıradanlaşmış üçüncü sayfa haberleri arasına girmiş durumdadır. Neredeyse gün geçmiyor ki, öğrenci ya da veli tarafından sözlü ya da fiziki şiddete maruz kalan bir öğretmen haberiyle karşılaşmayalım.

Öğretmenlerimizin motivasyonuna, itibarına, sıhhatine ve hatta canına kast eden şiddet vakaları, artık eğitim hayatımızın en hayati problemlerinden birisi haline gelmiştir.

Öğretmene uygulanan şiddet olayları vuku bulduğunda, sorumluluk makamlarını işgal edenlerin de kınama mesajlarını tabii ki olumlu buluyoruz. Ancak, yetki sahibi olanların, sadece kınamakla yetinmesini bir zafiyet olarak gördüğümüzü ve kendilerinden daha somut adımlar atmalarını da beklediğimizin bilinmesini istiyoruz.


Artık yeter!

Öğretmene ve kamu çalışanlarına yönelik şiddet hadiseleri üzerine ciddi idari ve hukuki tedbirler ivedilikle alınmalıdır. Şiddet vakaları konusunda önleyici ve caydırıcı tedbirleri hayata geçirecek mevzuat düzenlemeleri zaman kaybedilmeksizin hayata geçirilmelidir. Psikolojik danışmanlık hizmetlerinin etkin hale getirilmesi, disiplin yönetmeliklerinin yetersizliklerinin giderilmesi, okullarda güvenlik önlemlerinin alınması vs. gibi düzenlemelerin yanı sıra hepsinden öncelikli olarak öğretmenlerin itibarının artırılmasına yönelik tedbirlerin alınması kaçınılmazdır. Bu konuyla ilgili sendika genel merkezimiz bir yasa tasarısı hazırlamış ve meclise sunmuştur.
Artık sabırlar tükendi!
Özelde öğretmene, genelde kamu çalışanlarına yönelik şiddet vakalarını önleyebilmek için bahsi geçen mevzuat düzenlemeleri için hemen, hiç vakit geçirmeden, derhal harekete geçilmelidir.
Buradan ilan ediyoruz; şiddet konusunda gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmaz ise, bundan sonra yaşanabilecek şiddet vakalarının sorumlularından birisi olarak bu tedbirleri almayan makamları göreceğiz!

Şu hususun da dikkatlerden kaçırılmamasını özellikle belirtiyoruz: Biz öğretmenler, öğrencilerimiz için varız. En büyük sevinç ve gurur kaynağımız, öğrencilerimizin başarı ve mutluluğudur. Unutmayalım; öğretmen sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.

ŞİDDETE HAYIR!
ÖĞRETMENE SAHİP ÇIKMAK GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR!

Son yıllarda üzülerek şahit oluyoruz ki, öğretmene şiddet vakaları artık sıradanlaşmış üçüncü sayfa haberleri arasına girmiş durumdadır. Neredeyse gün geçmiyor ki, öğrenci ya da veli tarafından sözlü ya da fiziki şiddete maruz kalan bir öğretmen haberiyle karşılaşmayalım.
Öğretmenlerimizin motivasyonuna, itibarına, sıhhatine ve hatta canına kast eden şiddet vakaları, artık eğitim hayatımızın en hayati problemlerinden birisi haline gelmiştir.
Bu üzücü olayların sonuncusu da önceki günlerde Güney Orta Okulumuzda yaşanmış Elif ve Fatih Öğretmenlerimiz veli ve veli yakınları tarafından insan onurunu ayaklar altına alacak şekilde darp edilmişlerdir.
Şiddeti nefretle kınıyor, reddediyoruz. Öğretmene şiddet konusunda bütün eğitim çalışanlarının yek vücut şekilde dimdik ayakta olduğunu tüm Türkiye kamuoyuna ilan ediyoruz.
Öğretmene uygulanan şiddet olayları vuku bulduğunda, sorumluluk makamlarını işgal edenlerin de kınama mesajlarını tabii ki olumlu buluyoruz. Ancak, yetki sahibi olanların, sadece kınamakla yetinmesini bir zafiyet olarak gördüğümüzü ve kendilerinden daha somut adımlar atmalarını da beklediğimizin bilinmesini istiyoruz.
Artık yeter!
Öğretmene ve kamu çalışanlarına yönelik şiddet hadiseleri üzerine ciddi idari ve hukuki tedbirler ivedilikle alınmalıdır. Şiddet vakaları konusunda önleyici ve caydırıcı tedbirleri hayata geçirecek mevzuat düzenlemeleri zaman kaybedilmeksizin hayata geçirilmelidir. Psikolojik danışmanlık hizmetlerinin etkin hale getirilmesi, disiplin yönetmeliklerinin yetersizliklerinin giderilmesi, okullarda güvenlik önlemlerinin alınması vs. gibi düzenlemelerin yanı sıra hepsinden öncelikli olarak öğretmenlerin itibarının artırılmasına yönelik tedbirlerin alınması kaçınılmazdır.
Artık sabırlar tükendi!
Özelde öğretmene, genelde kamu çalışanlarına yönelik şiddet vakalarını önleyebilmek için bahsi geçen mevzuat düzenlemeleri için hemen, hiç vakit geçirmeden, derhal harekete geçilmelidir.
Buradan ilan ediyoruz; şiddet konusunda gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmaz ise, bundan sonra yaşanabilecek şiddet vakalarının sorumlularından birisi olarak bu tedbirleri almayan makamları göreceğiz!
Şu hususun da dikkatlerden kaçırılmamasını özellikle belirtiyoruz: Biz öğretmenler, öğrencilerimiz için varız. En büyük sevinç ve gurur kaynağımız, öğrencilerimizin başarı ve mutluluğudur. Bu Okulumuzdaki gibi münferit hadiseler üzerinden öğrencilerimize karşı duyduğumuz sevgi ve sahiplenme hissiyatımızdan kimse şüphe etmesin.
Buradan ailelere de çağrıda bulunuyoruz: Çocuklarınız, çocuklarımızdır. Onları daha güzel bir geleceğe hazırlamak için en az sizler kadar istekli olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Takdir edersiniz ki, eğitim, okul, aile ve çevre ile bütün olarak yürütülen bir süreçtir. Sizden tek arzumuz; öğrencilerimizle aramızda oluşturduğumuz sevgi ve saygıya dayalı beraberliğimize katkı sağlamanızdır. Şiddete maruz kalmış meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyor, öğretmene şiddeti lanetlediğimizi kararlılıkla ifade ediyor ve bir daha benzeri hadiselerle kamuoyuna gündemine gelmemeyi diliyoruz.
Unutmayalım; öğretmen sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.

                23 Haziran 2018 Genel seçimleri öncesi hem Sayın Cumhurbaşkanı hem de siyasi partilerin sayın Genel Başkanları 4 meslek gurubuna 3600 ek gösterge vereceklerini beyan etmişler ama seçimden sonra unutulmuş, daha sonra yerel seçimler öncesi Sayın Cumhurbaşkanı hükümetin 2. Yüzgünlük eylem planında öğretmenlere 3600 ek göstergenin verileceğini açıklamış ama bu sözde durulmamıştır. 3600 Ek gösterge verilirse emekliliğe gelmiş ama ekonomik şartların zorluğundan emekliye ayrılamayan arkadaşlarımız emekli olurlar ve onların yerine de yıllardır atama bekleyen genç kardeşlerimiz atanarak onların da sıkıntıları çözülmüş olur.

                Devlet büyüklerimize buradan seslenerek verdikleri sözde durmalarını ve 3600 Ek göstergenin bir an evvel bütün kamu çalışanlarına verilmesini talep ediyoruz.

                Sesimize ses olmak için Antalya’dan yola çıkarak kutlu mücadelemize katkı sunan fedakar arkadaşlarımız Levent Erdoğdu’ya, Dinçer Kahraman’a, Can Yenice’ye, Emrah Güngör’e, Antalya-1 Nolu Şube Başkanımız Sayın Oğuz Öztürk’e ve Türk Eğitim-Sen’in bütün gönül erlerine teşekkür ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.”

Kaynak: Editör:
Etiketler: Pedal, Çeviren, öğretmenlerin, durağı, Mersin, oldu,
Yorumlar
Haber Yazılımı