Haber Detayı
26 Eylül 2019 - Perşembe 08:37 Bu haber 1124 kez okundu
 
Başkan Özgün Sağır Güven Tazeledi
Mersin Eczacı Odası 2019 Yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu yapıldı. Tek liste ile gidilen seçimde Başkan Özgün Sağır güven tazeledi.
SAĞLIK Haberi
Başkan Özgün Sağır Güven Tazeledi

Başkan Özgün Sağır Güven Tazeledi

 

Mersin Eczacı Odası 2019 Yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu yapıldı.  Tek liste ile gidilen seçimde Başkan Özgün Sağır güven tazeledi.

İlk gün yapılan konuşmalarda açılış konuşmasını Başkan Özgün Sağır yaptı. Davetlilere ve oda üyelerine hoş geldiniz diyen Başkan Özgün Sağır“Genel Kurulumuzun mesleğimize, meslektaşlarımıza, ülkemize, insanımıza yararlı sonuçlar doğurmasını diliyorum. Umarım ki genel kurulumuz mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunlarına çözüm arayışlarını tüm boyutlarıyla tartışmaya, mesleğimizin gelişimine, bizlerin; ülkenin sağlık alanındaki dinamik işleyişe kattığı değeri açığa çıkarmaya hizmet eder.”diyerek başladı.

Sorunlar karşısında susulmaması gerektiğini anlatan Başkan…. Rap şarkısını örnek gösterdi. Başkan “Hepiniz takip etmişsinizdir ya da en azından bir biçimde haberdar olmuş, kulağınıza çalınmıştır. Geçtiğimiz haftalarda genç müzisyenlerin bir araya gelerek yaptıkları rap tarzında bir şarkı sosyal medyada dolaşıma girmesiyle birlikte ülke gündemine oturuverdi. Doğa, iklim, kentleşme, özgürlük, adalet, hukuk, eğitim, çocuğa-kadına-hayvanlara şiddet, intiharlar gibi son 15 yılda Türkiye’nin kanayan yarasına dönen sorunlar çok çarpıcı şekilde 15 dakikaya sığdırılmıştı. Bunlara başka başlıklar da ekleyebiliriz: Yoksulluk, işsizlik, sürekli yükselen enflasyon, ülke kaynaklarının israfı, demokrasinin büyük bir erozyona uğraması, toplumsal kutuplaşma, sayıları 4-5 milyona yaklaşan mülteciler, bütünüyle ticarileşme yolundaki sağlık sistemi, toplumsal ruh sağlığımız… Daha da çoğaltmak mümkün. Peki, bu kangrene dönmüş sorunlar karşısında ne diyordu şarkıda? SUSAMAM!

Peki, biz eczacılar, Türkiye’nin aydın insanları olarak bütün bu olup bitenler karşısında susabilir miyiz? Eğer sağlık, sadece bedence ve ruhça iyilik hali değil “toplumsal yönden de tam bir iyilik hali” ise toplumsal iyiliğin ortadan kalktığı, sağlıksızlığın hüküm sürmeye başladığı bir ortamda susabilir miyiz? Çalışma ve yaşam güvenliğinin sağlanamadığı, iş bulma olasılığının bulunmadığı, gelir dağılım adaletsizliğinin devasa boyutlara ulaştığı, insanların fikirlerini ifade etmekten korkar hale geldiği, demokratik tartışma ve bir arada yaşam kültürünün ortadan kalktığı, birbirine güven unsurunun kaybolmaya yüz tuttuğu, gençlerin geleceklerinden kaygı duyduğu bir toplumun tam iyilik halinde olması olanaksızdır. Mademki bizler kendimizi halkın en yakın sağlık danışmanı olarak tanımlıyoruz; o takdirde toplumun sağlıklı yaşama hakkını kullanması için zorunlu maddi, sosyo-kültürel, siyasal ve ahlâki koşullara dair saptamalar yapmak, uyarılarda bulunmak en önemli görevlerimizden biridir. Bizi başka meslek erbablarından ayıran, odalarımıza akademik ve demokratik birer meslek örgütü olarak hayat veren de budur.

Bu doğrultuda sağlıklı bir Türkiye için Eczacı Odası olarak tarafımız bellidir: Ulusal birlik, barış içerisinde bir arada yaşama, insan haklarına dayalı laik-demokratik-sosyal-hukuk devleti. Bunun herhangi bir siyasal yapıya tarafgir olmakla da hiçbir alâkası yoktur. Meslek örgütleri herhangi bir siyasal yapıya taraf olmaz, olamaz. Ancak mesleğimizi sağlıklı olarak icra edebilmenin önkoşulu, insanlığın yüzyıllar içerisinde var ettiği evrensel ilkeleri özümsemiş bir ülkede yaşamaktır. Söz konusu ilkeler aynı zamanda 100 yıl önce Büyük Atatürk önderliğinde harcı karılan bağımsız cumhuriyetimizin de temelleridir.”Dedi.

Eczacıların sorunlarına da değinen Başkan Özgün Sağır sorunlar karşısında susmayacaklarını söyledi. Başkan Sağır; “Bizler eczane ekonomilerinde yıllardır yaşanan daralmalara, gelir düzeyimizin düşmesine, kamunun üzerimize yüklediği finansal ve bürokratik yükler dolayısıyla ilaç ve sağlık danışmanlığı işlevimizi yeterince yerine getiremeyişimize, kamu-kurum-hastane eczacılarımızın özlük hakları başta olmak üzere iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşadığı sıkıntılara, geleceğimiz demek olan gençlerimizin gittikçe büyüyen istihdam sorunlarına, mesleğimizin değersizleştirilmesi girişimlerine karşı bugüne kadar SUSMADIK, bundan sonra da SUSMAYACAĞIZ!”Dedi.

İlaç sektöründeki sorunlar, göçmenlerin sorunları, Eczacılık fakültelerinin sayılarının artması gibi sorunları da sıralayan Başkan…… “Türkiye’de eczacılık fakültelerinin sayısı sürekli ve yukarıya doğru büyük bir hızla artmaktadır. Türkiye’de fakültelerin plansız bir biçimde açılması, öğretim üyesi ve altyapı konusunda ciddi eksiklikleri de beraberinde getirmektedir. Bu konuda zaman zaman Sağlık Bakanlığı ile birlikte yapılan çalışmalar ise maalesef sonuç vermemiş, fakülte sayısı 2000 yılında 8’iken, 2019’de 51’e yükselmiştir. 2019 yılında eczacılık fakülteleri kontenjanları ise 3524 olarak belirlenmiştir. Bir önceki yıla baktığımızda ise eczacılık fakülteleri kontenjanları 3366 olarak gerçekleşmiştir. Bu sorunun istihdam ile ilgili kısmına hepimiz hakimiz ancak mesleğimize yansıyan bir diğer olumsuz yönü ise, nitelik. 2018 yılında 500 tam puan üzerinden, 305 puan alan veya başka bir değişle sınav başarı sıralamasında 148.000’inci olan kişi eczacılık fakültesine girebiliyor. Burada gerek istihdam gerekse nitelik yönünden yapılması gereken elzem işler var;

Yeni eczacılık fakültelerinin açılmaması

Mevcut fakülteler içinde akredite olmayanların öğrenci alımını durdurması

Öğrenci alan fakültelerin kontenjanlarının düşürülmesi

Üniversite sınavında eczacılık fakülteleri için başarı sırası sınırlaması getirilmesi.

Her geçen gün artan ve değişen sorunlarla birlikte dünyamız küçülüyor ve merkezileşiyor. Bölünerek, başkalaştırıp/ötekileştirerek veya sadece kendini düşünerek yaşamaya devam etmek, kendi elimizle sonumuzu hazırlamaktır. Böyle bir ortamda ayakta kalabilmek, kendini geliştirmek ve gelecekte var olabilmek için bir arada durmaktan başka çaremiz yok. Örgüt ve örgütlülük bilincini en iyi bilen bir mesleğin mensupları olarak, biz eczacılar, bunu daha da geliştirecek ve güçlendirecek bilince sahip olduğumuza inanıyoruz.

Bu anlamda konuşmamı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözüyle bitirmek istiyorum

 “Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.”Dedi.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Başkan, Özgün, Sağır, Güven, Tazeledi,
Yorumlar
Haber Yazılımı